Reklamı Kapat

Sonsuz Tutku

Öncelikle bu yazıyı okuyorum. Hangi yazıyı? Şu an yazmakta olduğumu. Henüz ortaya çıkmakta olanı okumaya devam ediyorum. Okumadan ne anlıyorum. Okumadan bir şey anlamıyorum okuduğumda anlıyorum. Okuduğumu diğer okuduklarımla ve eylemlerimle bağlılaştırdığımda. İnsan okuduklarıyla veya okumadıklarıyla var. İnsan var mı. Var ya da yok. Varda yok yokta var. Karanlıkta lazım olan ışık. Karanlık olmasa ışık lazım olmazdı. Demek ki yokluk olmalı ki varlık olsun. İnsan ihtiyacı neden ihtiyaç duyar. Acıkınca yemek, susayınca su. Denize bakmak bir ihtiyaç mı? Olabilir. Denize bakma tutkusu olanlarda. Denize bakmak karın doyurmaz susuzluğu da gidermez. Öyleyse bir tutku olması lazım. Tutku iki şekilde var olur. Birincisi doğuştan var olandır. Bu çocuk tuhaf denir örneğin büyükleri tarafından. Bahçede gazete kâğıdı bulsa okurdu denir anne baba tarafından. Kimseden okuma konusunda bir öğüt veya tavsiye almamıştır. Bu durumda henüz çocuk olan bir insan tutkuyu kimden alımlamıştır. Tek cevap var doğuştan geliyor. Allah vergisi. Bütün kaynakların kaynağının takdiri. İkincisi çevreden edinilen tutku. Hangi inanç ve kültür ortamındaysa ona göre şekillenen tutku. Bende doğuştan ya, bir de yüzyirmialtı yaşında vefat eden hafız dedemin altı odalı evinin dört odasının ağzına kadar kitapla dolu olması doğuştan gelen tutkuya çevreden edinilen tutkuyu da eklemiştir. Çocukken dedemin evinin kitap dolu odaları başka dünyaya açılan büyülü bir dünya gibi gelirdi. O odalarda bulunmak bile adeta benim karnımı doyururdu. Susuzluğumu giderirdi. Üşüsem ısınırım sıcaksasam serinlerim. Onlarca torun içinden bir iki tanesinin böyle olması doğuştan gelen tutkuyu kanıtlıyor. Başkası tarafından verilemeyecek bir tutku. Başkası tarafından öğretilemeyecek ve öğrenilemeyecek bir var olma durumu. Hangi kitabı okuduğundan kimsenin haberi olmayacağı bir tutku. Sorulursa elbette söylenir ama bugün bunu okudum yarın şunu okuyacağım efendim bir haftada bunu bitireceğim iki haftada şunu getireceğim falan filan olacak ya da olmayacak… Yok böyle bir şey. Tutku ya. Tutku bu ya. Bu tutku ya. Peki neden? Verene isyan gibi bir soru ama değil. Peki neden? Ben çok okudum zengin oldum diyen var mı bu dünyada? Yok. Ben çok okudum dünyanın en yüksek makamındayım diyen var mı, yok. Ben çok okuduğum için yaşadığım ülkenin yönetimini bana teslim ettiler diyen var mı, yok. Tutku ya. Sonu nereye varacak bunun. Bunun bir sonu var mı. Bu tutku ya. Peki neden. Tutku bu. Peki neden?

Okuyan insana bu dünya az geliyordur. Okumak ihtiyaçtır. Okumak ihtiyaç ama marketten zeytin peynir alma ihtiyacı değil. Çok okursam yaygın iletişim aygıtına çıkarım, çık ne olacak. Yaygın iletişim aygıtına çıktın ihtiyacını giderdin ne oldu. Çok bilindim. Çok bilinenlerin hiçbiri kitap okuyarak çok bilinmemiştir. Tersine kitap okumak nedir bilmeyenler çok biliniyor. Eee bilinmek de gidermiyor ihtiyacı. O zaman okumak bir ihtiyaç ya, hiçbir şeyi gidermediğine göre nasıl bir ihtiyaç bu. Efendim okumak ruhun gıdasıdır. Ruh gıda mı alıyor. Örneğin kaç kilogram pirinç alıyor ruh! Kaç ekmekle doyuyor. Ruhun gıdasıymış ruh mide mi de gıda alacak. Okumak ruhun gıdası da ruh kimin nesi. Ruha bak yahu okumak ruhun gıdası! Okumak ruhun toptancı gıdası! Halk günü de oluyordur şimdi o toptancı gıda şarküterinde! Ruhun gıdası olduğuna inananlar televizyon programlarında sürekli iktidar partisini övüyorlar. Demek ki onların gıdalandıkları yer iktidar partisi. Her mecrada iktidar partisini övüyorlar. Oysa kitap okumak ruhun gıdası olmadığı gibi herhangi bir iktidarı övme aracı da değil. Ruhun gıdası mıdası yok. Önce ruh lazım. Ruh olmadan gıda bir işe yaramaz. Okuyan insanlar öncelikle kendi ruhlarını oluşturmuş bu dünyaya o ruhtan bakan insanlardır. Okumak bir tutkudur. O tutkuyla oluşmuş bir ruhu var okuyanların. Ruhlarını kimseye satmazlar. Okuyanların ruhları hiçbir şeyle ölçülemez.

Sonuna geldim bu yazının okuyorum yazı burada bitiyor!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?