Reklamı Kapat

Mutsuzluk orada ise Sinop burada

TUİK’in açıkladığı son verilere göre bu senenin en mutlu şehri yine Sinop!

Üstelik mutluluk oranı da gayet yüksek: %77,66.

Aradığınız mutluluk pekâlâ Sinop’ta olabilir.

Mutlu olmayan bir insanı durduk yerde “mutluyum” dedirtemezsiniz.

Yeşil ve mavinin bir arada bulunması elbette fevkalade bir tablo; ama yine de bir toplumu mutlu etmeye yetmez.

Başka şeyler de olması gerekiyor.

Mesela kalabalık olmaması gerekir bir şehrin ve trafiği insanı canından bezdirmemeli.

Sinop’ta ne kalabalık ne de trafik var.

Geçtiğimiz aylarda bir arkadaşla Sinop’u gezerken tam olarak şöyle bir şey demişti: “Bana yetecek kadar bir kalabalık var burada. Ne az ne fazla. Ayaklarım yerden kesilecek gibi. Taksi tutmamamıza gerek yok, nasıl olsa ben uçarım!”

Bu arkadaşın İstanbul’dan geldiğini hatırlatalım.

Tam şimdilerde müze haline getirilen Sinop Cezaevi’nin karşısındaki eski garajların oradan sur kalıntıları arasından denizi seyrediyoruz. Arkadaş bir yandan yaz günü püfür püfür esen rüzgâra kollarını uzatırken bir yandan da bana söyleniyordu: “Ben sana çıkıp biraz hava alalım dedim. Sen bizi oksijen sağanağına teslim ettin.”

Haklıydı arkadaş, Sinop’ta oksijen oranı aradığınızdan her zaman biraz fazladır.

Gök kubbe altında kendinizi bir oksijen çadırı içerisinde hissetmeniz bile mümkün.

İyi de deniz uçsuz bucaksız bir düşünce gibi her an gözünüzün önünde iken bir noktada ona karşı duyarsızlaşmaz mı insan?

Haklısınız böyle bir endişe taşıyorsanız elbette.

Şehrin caddelerinde gece gündüz saat kaç olursa olsun gezmelisiniz.

Kimsenin sizi rahatsız etmemesi gerek.

Adi ve de adli olayların olmaması ne kadına ne erkeğe şiddetten bahsedilmemesi de şarttır.

Halkına sorarsanız Sinop’un mutlu şehir olmasının sebepleri arasında bunlar da var.

Hele Âşıklar Caddesi’ne bir gidip kendiniz gezin görün, hiçbir insanın karartısının olmadığını göreceksiniz.

Sinop’un mutlulukla birlikte anılması şehirleşmeyle ilgili olması gerekene dair bir şeyler söylüyor şüphesiz.

Koşullar oluşturulduğunda Edirne’den Ardahan’a kadar tüm Türkiye’nin bütün şehirlerinin mutluluk beldesine dönüşmemesi için bir sebep yoktur.

Çok yakında büyük şehirlerde evlenen çiftlerin gelin arabalarının direksiyonu Sinop’a doğru kırdığını görürseniz şaşırmayız.

Gelin arabasının önüne “evleniyoruz” levhasını asıp Sinop’a gidinceye kadar sabredip, “Mutluyuz” levhasını da arabanın arkasına burada takmaları daha uygun olacaktır. Geçim sıkıntınız mı var? Sinop’a gidin gelin, hiçbir şeyiniz kalmayacaktır.

Gelin kaynana kavgası mı, eşler arası geçimsizlik mi, para ile bir türlü aradığınız mutluluğu bulamadınız mı?

Şöhret afetine duçar oldunuz ve fena halde bunaldığınızı mı hissediyorsunuz Sinop’a sadece gidişli bilet alın.

Ne demiş Sinoplu Diyojen Makedonyalı Büyük İskender’in “dile benden ne dilersen!” teklifine karşı? “Güneşimin önünden çekil, gölge etme başka ihsan istemez!”

Sinoplular herhalde mutluluğun formülünü Diyojen’den kapmış gibiler. Devlet değil tabiat!

Sinopluların da yöneticilerden istediği güneşlerinin önünü kapamamaları ve tabii bir de kanaat denilen şeyden kendilerini mahrum edecek sahte mutluluklara bulaştırılmamak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?