Reklamı Kapat

Perdenin arkası - 2

Sıranın bize gelmesini mi bekliyoruz? Zalimlere yardım edene Allah zalimleri musallat ediyor. “Mehmetçiğin bir damla kanı, dünyanın servetinden değerlidir.” Uygulanagelen yanlış politikalar bizi yalnızlaştırıp, ahtapotun AB/ABD/Evangelizm’in/Siyonizm’in himayesine(!) götürmüyor mu? Ortaklarımız bize düşmanlıklarını açıktan göstermediler mi? Kitabımız bize düşmanlarımızı bildirmiyor mu?

Ülkemiz/bölgemiz/dünyamız bu kadar karanlık da, ümitsiz miyiz? Olamayız... Rabbimizin zulme rızası olmadığına, kemale erince -biz Müslümanlara rağmen- zulmü sonlandıracağına inanıyoruz. Siyonizm belasının/fitnesinin sonlanacağını hem Kur’an-ı Kerim hem de “muhbir-i sadık” son Peygamberimiz (s.a.v.) müjdeliyor. Şüphesiz ki Allah ve Resulü doğru/hak söyler...

Bir dönem “âlemlere üstün” kılındıktan sonra azgınlaşmaları nedeniyle sonradan “zillet ve azaba” (Bakara/47, Ali İmran/112), Allah-u Teala’nın peygamberlerin lanetine (Maide/78, Nisa/52) muhatap olan ve ahir zamanda da helak edeceği vaat ve müjdeleri bizi umutlandırıyor, sevindiriyor (İsra, Araf/167). Sadık habercimiz de aynı mahiyette müjdeliyor ve “melhame-i kübra”/Yahudilerle savaşı (onların helakini, Müslümanların zaferini, Hz. Mehdi’nin zuhurunu Hz. İsa’nın (A.S.) nüzulünü, yeniden kıyametten önceki “40 yıllık(?) yeniden asrısaadeti/adaleti” müjdelemiyor mu? Hak batıl savaşında “işittik, isyan ettik” diyerek fesada koşanlar değil, “işittik itaat ettik” diyen müminler kazanacak. “Gidin Rabbinizle siz savaşın” (Maide/24) diyenler değil, Allah yolunda her şeyiyle cihat edenler kazanacaklardır.

Beytullah, Mescid-i Aksa, Ayasofya tutsak ve mahzun değil mi? Allah yolunda zulme karşı cihat farz değil mi? Kenara çekilerek “gemimizin batışını” seyredebilir miyiz? Gemimizin rotası doğru mu, iki yüzyıldır? Nereye gidiyor? “Bana ne?”, “Ne olursa olsun, nereye giderse gitsin” düşüncesi bize yakışır mı?

Savaşların, ihtilallerin, devrimlerin, darbelerin tüm ifsad hareketlerinin arkasında olabilmek, tüm ideolojileri üretmek, ayrıştırıp, çatıştırmak, sömürmek, karşıt ve düşman olarak gördüğü tüm değerleri, kimlikleri ifsad etmek, bitki, hayvan ve insan genleriyle oynamak ayrı bir yetenek olsa gerek... “Herkes şakilesine uygun ameller işliyor.”

Yüzyıldan beri ülkemizde ırkçı emperyalizm/Siyonizm gerçek etkin siyasi güçtür, iktidardır. Siyasi partiler her ne kadar iktidar mücadeleleri yapsalar da gerçek değişmiyor. Karşıt görüşleri üreten, konumlandıran, çatıştıran, önemli değişiklikleri, kararları gerçekleştiren görünen yasal iktidarları da etkileyen, yönlendiren, yönetebilen muktedir güç; illegal örgütlenmeleri de üretebilen, çatıştırabilen, konumlandırabilen evrensel çapta büyük imkânlara sahip ideoloji Siyonizm’dir. Seçtirebiliyor da, darbeler de yaptırabiliyor... Maddi ve manevi gelişmemizi önleyebiliyor, kurumları, yetkilileri etkileyerek.

Şeytan da insanın ezeli düşmanı olarak nasıl bizi olumsuz yönlerde etkileyebiliyor, bize hep yanlışlar yaptırabiliyorsa İslam’ın/Müslümanların en büyük düşmanı Siyonizm de bunun gibi sürekli fesatta/ bozgunculuktadır. Mağduriyet, ıslahatçı görüntüsüyle en büyük bozgunculukları yapabiliyor. Bu insanlık virüsünü merhum Hocamız ne güzel deşifre etmiş, tanıtmış, uyarılarını da yapmıştı. Kendilerini seçkin/efendi, tüm insanları/ötekilerini köle sayan bu sapkın ideoloji yeryüzünü kasıp kavurmaktadır. Her fitnenin arkasındadır... Süren çatışmaların, sorunların arkasında da o var. Biz PKK ile IŞİD ile FETÖ sözleriyle birbirimizle mücadele ederken, bunları üreten ve yöneten Siyonizm perde arkasından gülerek hedefine doğru yürüyor... Dün İttihat ve Terakki elbisesiyle bugün başka elbiselerle dolaşıyor. Dolaşabiliyor... Düşmanı tanınmadan onunla mücadele nasıl olur? Ekranın/perdenin arkasını görenler, aralayanlar, arayanlar cihat edenler çoğaldıkça bu tiyatro bitecek. Perdeler inecek. Siyonizm dünya sahnesinden çekilecek. Zulüm son bulacaktır inşallah. Hak gelecek yeniden, batıl da yok olacak. Hakkı ve batılı ayırabilecek furkan dileklerimizle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?