Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir

Kudüs tarihi süreç içerisinde birçok işgale maruz kalmış, sürgünlere tanıklık etmiştir. Her üç dinin de kutsal kabul ettiği Kudüs modern dönemlerde ise yoğun katliamların yaşandığı bir mekân olmuştur. 1947 tarihinde Filistin topraklarının İngilizler tarafından Yahudi ve Arap olmak üzere ikiye bölünmesi ve Kudüs’ün doğu kısmının Filistinlilere Batı kısmının Yahudilere bırakılması haklı olarak Müslümanlarda büyük rahatsızlık uyandırmıştır. Filistin halkı bu kararı kabul etmemiş, bu durum Araplarla Yahudiler arasında çatışmaya neden oluşmuştur. Arap-İsrail savaşlarının sonucunda büyük kayıplar verilmiş ve ne yazık ki İsrail Araplara ait olan toprakların büyük bir kısmını ele geçirerek bölgeye bir çıbanbaşı olarak yerleşmiştir.

1967 savaşından sonra İsrail güçleri tapınak tepesi yakınına ulaşmış ve bölgeyi hâkimiyet altına alabilmek için yerli halk üzerinde yoğun baskılar uygulamaya başlamıştır. Bu dönem İsrail belediye çalışmalarını Filistinlilere bırakılan Doğu kesime doğru kaydırmaya ve alanı genişletmeye başlamıştır.

1980 tarihinde Knesset tarafından alınan bir kararla Kudüs başkent ilan edilmiştir. Bu kararla birlikte kutsal mekânların koruma altına alınacağı, farklı dinlerin mensuplarının ise kendi kutsal kabul edilen mekânlara girme hürriyetlerinin tanınacağı kararına varılmıştır. Yahudiler Kudüs’ün hâkimiyetini tamamıyla ele geçirmek için sahip oldukları iç ve dış imkânları seferber etmiş ve Filistin halkı üzerindeki baskı ve şiddeti arttırmaya başlamışlardır.

Kudüs üç semavi dinin kutsal kabul ettiği bir mekandır. Yahudilere göre yaradılışın başlangıç noktası, tek kıbleleri ve kurtarıcılarının ineceğine inanılan yerdir. O nedenle öteden beri bu zihniyetin hedefinde olmuştur Kudüs. Kudüs’e sahip olabilmek için asırlar önce yazılan senaryolar aşama aşama hayata geçirilmeye çalışılmış ve bunun için binlerce masum insan katledilmiştir.

Kudüs Müslümanların ilk kıblesidir, miraç hadisesinin yaşandığı mekân olması hasebiyle de ayrıca öneme haizdir. Bilindiği üzere Resulullah yoğun baskı ve dayatmalara maruz kaldığı bir dönemde Taif’e gitmiş ve burada kendisine saldırıda bulunulmuştu. Taif’ten Mekke’ye dönmüştü fakat burada baskılar devam etmekteydi. Resulullah bu ağır şartlarda görevini ifa ederken Rabbim onu bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yürütmüş ve diğer peygamberlerin yaşadıkları zorlukları hatırlatıp ona güç vermişti.

Kudüs bir asırdır esaret altında. Eğer Müslümanlar bir gün enerjilerini birleştirip Ömer’ce, Selahaddin’ce bir duruş sergiler ve Kudüs’ü esaretten kurtarırlarsa, kendileri de özgürleşecek ve bölge adaletin hâkim olduğu bir beldeye dönüşecektir. Eğer Kudüs esaretten kurtulursa birbirlerini tekfir eden ümmet bir araya gelip güç birliği oluşturabilecek ve Filistin’de her zerresi şehit kanı kokan o topraklarda çocuklar uçurtmalarını özgürce uçurabileceklerdir.

Kanuni döneminde El Halil kapısının üzerine, “Allah’tan başka ilah yoktur, İbrahim O’nun dostudur” yazılmış ve Müslümanlar Kudüs’e hâkim oldukları dönemlerde bu şiarla hareket edip bütün halkları kucaklayarak onlara adaletle muamele etmişlerdir. Yahudiler ise Kudüs’ü kuşatır kuşatmaz kendilerinden olmayanları katledip bölgede taş üstünde taş bırakmadılar.

Bugün Kudüs, dolayısıyla Müslümanlar tarihin en karanlık günlerini yaşıyor. Epey zamandır kuşatma altında olan Kudüs, Yahudilerin kirli emellerine alet ediliyor. Birbirlerini ötekileştiren, dışlayan, öteleyen Müslümanlar ise bu kutsal beldeyi özgürlüğüne kavuşturacak bir güç sergileyemiyorlar. Müslümanlar bilmelidirler ki, Kudüs’ü bu esaretten kurtarmadan gerçek hürriyetlerine ulaşamazlar. Bu bir gerçek!

 BİR SÖZ

Yüreğimizin yarısı Mekke’dir,

geri kalanı da Medine’dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır.

(Nuri Pakdil)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?