Erbakan Hoca gibi bir cevher “unvana düştü, bulunmuyor”

Yıl 2011, Şubat ayının 27’si... Tam 9 yıl oldu Milli Görüş’ün dünya çapında lideri aramızdan ayrılalı. Evet, bedenen ayrıldı. Ama ruhen ve manen hâlâ aramızda. Hiç unutmadık, unutamadık. Zaten kendini unutturmuyor ki... Ortaya koyduğu vizyon, taşıdığı misyon ve geleceğe dair ışık tutan sözleri hiç ama hiç gündemden düşmüyor. İlim, irfan ve maneviyat o kadar makes bulmuştu ki kendisinde, geleceğe sanki ayna tutarcasına görüp konuşuyordu. Ne yazık ki muhalifler ve kendi içindeki gafiller ancak vefatından sonra anlayabildi. Bu hususta itiraf edenler, yazılarıyla, sözleriyle kendilerini deşifre ettiler. Bunlardan en çarpıcı olanlardan biri merhum gazeteci Mehmet Ali Birand’dır. Gizli saklı değil, televizyonda kendi haber programında üzerine basa basa, “Hiçbirimizin yatacak yeri yok. Allah bizi affetsin” dedi. Yani bir insanın kıymetinin anlaşılması, bilinmesi için illa ölmesi mi lazım? Evet, Erzurumlu Emrah dizelerinde sanki işlemiş:

“Geçti bu devranın devri bozuldu

Gülistan bezminin gülleri soldu

Çay taşları yakut bahasın buldu

Cevherler ummana düştü bulunmaz.

Emrahi bu remzim keşfine delil

İstersen evvelce sen kendini bil

Meşhurdur söylenir dillerde ey dil

Sağ iken bir şahsın kadri bilinmez.”

Evet, şairin dediği gibi bugünlerde yaşanan tam olarak bu. “Çay taşları yakut bahasın buldu” demesinin manası, yani iş ehlinde değil. Yanlış doğrudan önde gidiyor. Haksızlar her zaman haklı çıkıyor. Haklı ve mazlum ise maalesef susturulmuş. İşine gelen rahmetli Hocayı anıyor. Hatta gölgesine sığınıyor. Ama söylediklerinden ve icraatlarından hiç ibret alan yok. Merhum Prof. Dr. Erbakan Hocamız gibi cevherler artık ünvana düştü, bulunmuyor. Şayet iktidar mensupları “önce ahlak ve maneviyat” anlayışıyla denk bütçe, havuz sistemi, D-8’ler ve şahsiyetli dış politika prensiplerini hayata geçirme gayretinde olsalardı, ülkemiz ekonomide ve dış politikada bu sıkıntıları yaşıyor olmazdı. Bu da ancak basiretli, liyakatli, Milli Görüş şuuruyla olabilir. Her zaman karşı tarafta hata arar da kendi hatanızı görmezseniz, bu da şuursuzluğun daniskası olur. Hele de yapılan gaflar milletin milli ve manevi duygularıyla oynamak. Oy uğruna bunlar ne denli doğru şeyler? Toplum içinde o kadar ayrımcılık yaptılar ki, bir gaziler, şehitler kalmıştı. Onlar arasında bile ayrımcılık yapıldığını fark edebiliyorsunuz. El insaf! İktidarda kalma uğruna bu kadar mı savrulur, evrilir bir insan?

Şimdi bugünlerde Erbakan Hocamızın vefatının yıldönümü münasebetiyle methiyelerle, yaldızlı sözlerle, duygusal ifadeler sıkça yer bulacak. Bize göre artık nutuk atma devri geride kalmalı. Hocamızın ülke siyasetine getirdiği prensipler her siyasetçinin örnek aldığı bir rehber olmalı. Ve ülke yönetimini bu anlayışla dizayn etmeli, Hocaya bol bol rahmet okumalı. Ülkemizin, İslam âleminin ve hatta insanlığın kurtuluşu buna bağlıdır. Bu vesileyle Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. Makamı âli olsun, vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?