Perdenin arkası -1-

Medya, ekran bize bazen ayna oluyor, bazen de perde... Olması gereken elbette ayna... Ekran bir şeyi olduğu gibi de gösterebiliyor, perde ve büyü, narkoz aracı da olabiliyor. Böylece akı kara, karayı ak; yalanı doğru, doğruyu da yalan algılatabilen bir sihirli, narkoz aracı olabiliyor. (Dört kuvvetten biri.) Böylece hak ve batıl da birbirine karışabiliyor... Bu ise inanılmaz boyutta zararlara neden olabiliyor. Yöntem sinsi, örtülü, gizli olduğundan fark etmek bir sorun haline gelebiliyor. Medya, para, silah, siyaset araçları genelde Siyonizm’in kontrolünde. Uluslararası kurum ve kuruluşlar, ideolojiler de... Biz haram lokmalarla, laik eğitimle nasıl fark edebiliriz bu oyunu?

Merhum Erbakan Hocamız, “Gerçek başka, ekran başka” sözleriyle bizi uyarır, gerçeklerin üstünün örtüldüğünü, neredeyse hiçbir şeyin algılatıldığı/gösterildiği gibi olmadığını ve olayların da resmin de bütününe bakarak değerlendirmemiz gerektiğini vurgulardı. Dünyadaki olayların hiçbirinin gelişigüzel, kendiliğinden oluşan olaylar olmadığını, bir merkezi planlamanın/müfsit odağın olduğunu ve bunun da ırkçı emperyalizm/Siyonizm’in olduğuna dikkatimizi çekerdi. Merhumun bir Siyonizm uzmanı olduğunu hepimiz yaşayarak gördük, anladık. “İşitemeyen”, “göremeyen”, “anlayamayanlar” müstesna...

O, 1990’lı yıllarda 2020’li yılları Allah-u Teala’nın nuruyla/basiret ve ferasetiyle görebilmişti. “Sıra Suriye’ye geldiğinde anlayın ki Türkiye ile İran çatıştırılmak istenecek. Ki Siyonizm’in Arz-ı Mev’ud’u gerçekleşebilsin.”, “Dünya Yahudi devleti”, “Kudüs başkenti olmak üzere kurulacak.”, “Bunun için coğrafyada sınırlar yeniden çizilecek.”, “Belde-i Şam/Ortadoğu BOP ile yeniden şekillenecek, ülkeler bölünüp, yönetimler parçalanacak.”, “Nil’den Fırat’a sınırlar genişletilecek”, “Mescid-i Aksa yıkılacak”, “Süleyman Tapınağı inşa edilecek.” Bu Siyonist projesi yüz yılda tamamlanacaktı.1997’deki tamamlanması hayaline merhum Hocamız çomak soktu. Erteletti. Yeniden büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya, D-8 projeleriyle insanlığın önüne adalet/ıslahat projeleri sundu. Siyonizm ne yazık ki, işbirlikçi/kukla yöneticiler ve güçler eliyle D-8’i erteletti. Hocamız nasıl ki Siyonist projeyi aksattı; onlar da D-8 ‘i aksattılar. Ancak, bize, “Bir gün İslam Birliği mutlaka kurulacaktır” müjdesini vererek göçtü...

Evet, Siyonizm’i tanımadan olup bitenleri sağlıklı tahlil etmek mümkün olmuyor. Siyonizm, hedefine varabilmesi için engel olarak gördüğü Sultan 2. Abdülhamit Han’dan, Osmanlı Devleti’nden, hilafetten, İslam’dan kurtulmayı başarmış, bizi Haim Nahum planlarıyla İslam’dan/kimliğimizden/tarihimizden/ahlakımızdan, İslam âleminden uzaklaştırarak, bölüp parçalayarak, borçlu, zayıf, güçsüz durumda olmamızı yapılan devrimlerle ne yazık ki başarabilmiştir. İşte ülkemizin, bölgemizin ve tüm coğrafyamızın hali ortada. Kan, gözyaşı, işgal, yıkım, tehcir, ırk ve mezhep çatışmaları, kamplaştırılmak, kutuplaştırılmak, nefret söylemleri, yanlış uygulamalar, mağduriyetler, yaygınlaşan/yasalaşan zina/ fuhuş, eşcinsellik, “cinsiyet eşitliği”, İstanbul Sözleşmesi, artan şiddet ve çözülen/yıkılan aileler... Ve zenginliklerimizin yağmalanması, satılması, yabancı üsler, laik/besmelesiz eğitim, dini değerlerin sömürülmesi, dinin pazarlanması, kurumların içlerinin boşaltılması, Ortadoğu’da emperyalistlere yardım ve yataklık, işbirliği politikaları, gereksiz tartışmalar, suni gündemler, FETÖ suçlamaları... Yüzbinlerce mağduriyetler, mazlumiyetler... Geçimsizlikten/işsizlikten intiharlar... Bütün bunlar ancak bir proje olabilir, başarıyla yürütülebilen...

Perde arkasında Arz-ı Mev’ud projesi var. Önündeyse “ kayıkçı kavgaları, horoz dövüşleri “. Tam da istenen bu değil mi? Bakıldığında biz Suriye’deyiz, Libya’dayız... Kendi başımıza mı, kendi kararlarımızla mı? Esad’la görüşmemek, Suriye’de olmak, Suriye üzerinden İran’la savaşmak kimin/kimlerin yararına olur? Tam da Siyonizm’in istediği değil mi? Saddam’ı ikna ederek İran ve Körfez tuzağına itenler, sonra da Irak’ı işgalle parçalayarak Saddam’ın ipini çekmediler mi? Şimdi Irak, Suriye, Libya daha iyi durumda mı? Bahar mı geldi Ortadoğu’ya? Aklımızı başımıza alabilsek, ders alabilsek tarihten, uzağa gitmeye gerek var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?