Reklamı Kapat

Tefrika değil, ittifak

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bir toplumun, bir ülkenin izzet, onur ve şeref sahibi olması tefrika ile değil, ittifak ile olur. Birlik ve beraberlik çok önemlidir. Birçok insan; birlik olmamız gerekir, bu durum bize yakışmıyor, dağınıklığı gidermemiz gerekir, falan kimse niçin burada değil diyor. Bu taleplere katılmayan olabilir mi! Elbette olamaz, ama arzu edilen ittifakın nerede ve nasıl olacağının da bilinmesi gerekir. Mücerret ittifak talepleri, Allah ve Resulünün üzerinde ittifak edilmesini emrettiği şeyi görmezlikten gelmektir. Allah, kullarından itikat ve şeriat olarak İslam’da ittifak etmelerini emretmektedir. Şeriat; burada hukuk ve düzen anlamındadır. İtikat ve şeriat olarak İslam; beşerin Allah’la, tabiatla ve insanla barışık olmasını istemektedir. Çünkü hayat, bu sulh ve ittifakın üzerine kurulmuştur. Bunun zıddı tefrika ve fesattır. Fesadın kökeninde ise materyalizme ve faizci kapitalizme meyletmek vardır. Bir zamanlar insanlar, itikat ve şeriat olarak İslam’a bağlanmış tek bir ümmet idiler. Allah, peygamberleri müj¬deci ve uyarıcılar olarak gönderdi. Ama insanlar, aralarındaki kıs¬kançlık yüzünden tefrikaya düştüler. Tefrika; şeytanın insanlar arasında ikame ettiği bir fitne düzenidir ki bu düzenle şeytan insanları Allah’tan ve yolu İslam’dan uzaklaştırır. Allah; yarattığı her insana İslam’ın adil düzen yolunu göstermiş ve şükretmek ile nankör olma arasında imtihan için serbest bırakmıştır. İslam’da ittifak halinde olmak şükürdür. İslam’da tefrikaya düşmek ise nankörlüktür. Nankörlük yoluna sapanlar, şeytan onları yoldan çıkardığı halde kendilerini doğru yolda sanırlar. İnsanlar, sadece Allah’a kul olsun¬lar diye yaratılmışken parçalama ve parçalanmanın temsilci¬leri, Allah’a kulluğa ve adil düzene çağıranları bölücülükle suçlarlar. Oysa adil düzene çağrı, bir öze dönüş çağrısıdır. Tefrika, Allah’ın kendisine biçtiği halifelik sorumluluğundan kaçan, böylece şeytanın elinde oyuncak olmuş gafil kimselerin sergilediği zavallı bir tavrıdır.

TEFRİKA

İslâm, üstünlüğü takva ve iman kardeşliğine bağlamıştır. Kur’an; Allah’a, Resule ve müminlere düşmanlık eden inkârcıları dost ve yönetici edinmeyi yasaklıyor. Düşmanlık edenleri dost ve yönetici kabul etmek müminleri ahmaklığa sürükleyecektir. Düşmanca tavırların ve savaşların sürdüğü bir dö¬nemde dahi Müslümanların barıştan ve uzlaşmadan yana olmasını isteyen Kur’an; Müslümanlardan, anlaşmazlıkların düşmanlığa dönüştürülmesini istemez. İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel tavırlarla savuşturmak gerekir. İyilik ittifak, kötülük ise tefrikadır. Ayrı baş çekmek, tefrikedir. Çıkarcılığa meyletmek tefrikadır. AB’yi bir medeniyet tasavvuru olarak İslam Birliği’nin yerine ikame etmek tefrikadır. Faizci kapitalist düzeni adil düzenin yerine koymak tefrikadır. Siyonistler ve Haçlı Batı ile işbirliğini, iman ve İslam kardeşliğine tercih etmek tefrikadır. İman eden ve adil bir düzen isteyen Milli Görüşçülere, bölücü veya hain demek büyük bir tefrikadır. Hakkı batıla karıştırmak, hak kitabın bir kısmına itibar edip, diğer bir kısmını yok saymak, Allah’ın ayetlerini az bir bedelle satmak tefrikadır. Evi terk etmiş Âdemoğullarının eve dönmesi için çağrı yapılırken, evdekilerin birbirini yemesi de tefrikadır. Düşmana bile mert davranmayı, inkârcıların ve münafıkların kötülüğüne karşı bile sabırlı ve ümit var olarak iyi davranmayı öğütleyen bir davanın temsilcile¬ri, kendi aralarında daha şefkatli ve merhametli olmaları gerekir. Sıkıntısız bir dünya olmadığına göre, mesele çıktığında nasıl davranacağını bilen insanlar, ittifak etmeyi ve aralarında kardeşliği ikame etmeyi en iyi gerçekleştirecek kimselerdir.

EY İNSANLAR!

Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Allah Teâlâ’dan sakınmak gerekir. Birbiri¬miz için duada bulunduğunuz Allah’ın koyduğu hak ve adalet ölçülerini gözetmek, akrabalık bağlarını güçlendirmek İslam’da ittifak etmek ile olur. Bu iki şey dünya saadetimiz için gereklidir. İslam’da esas olan, tek bir ilah, tek bir kitap, tek bir peygamber, tek bir din, tek bir ümmet olmaktır. Böyle olmanın önünde gerçekte hiçbir engel yoktur. Tek engel, şehvetlerimiz ve nefsimizin kötü arzularıdır. Nefsimizi terbiye eder, şehvetlerimizi ise meşru yollardan gidermeye çalışırsak bu birlik sağlanır. Türkiye’de birlik için Milli Görüş tek çare, Saadet Partisi ise tek adrestir. Adil Düzen ve İslam Birliği ancak, Milli Görüş ve Saadet Partisi ile kurulabilir. İslam Birliği ve Yeni Bir Saadet Dünyası’nın kurulması için Milli Görüş tarafından, ilk adım olarak D-8 kurulmuştur. Bizim ihtilaflarımızı Batılılar, AB ve ABD çözemez ve de çözmez. D-8 örgütü, İslâm ülkeleri arasında çıkan anlaşmazlıkları kendi kurullarında karara bağlar ve kararı da bağlayıcı olur. İslâm ülkeleri arasında çıkan sorunları çözmek, haklıyı, haksızı ayırt etmek için İslam Adalet Divanı’nın oluşturulması gereklidir. Haklıyı ve haksızı bu adalet divanı ayırt eder. İslam dünyası bunu yapacak imkânlara sahiptir. Yeter ki itikat ve şeriat olarak yeniden İslam’a dönülsün.

ALLAH’IN İPİ

Al-i İmran 103: “Hep birlikte, Allah’ın yeryüzüne uzatmış olduğu Kur’an ve İslam ipine ittifak ederek sımsıkı sarılın. Sakın ha tefrikaya düşmeyin. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle birbirinize kardeşler oldunuz. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken oradan sizi Allah kurtardı. İşte Allah, öğüt alıp doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size böyle açıkça bildiriyor.”Allah, bu ayet ile müminlere Kur’an’a ve İslam’a sarılmalarını, bölünüp ayrılmamalarını emrediyor. Allah’ın ipi olan Kur’an’a sarılıp itibar edenler Milli Görüş’te birleşiyor, Saadet Partisi’nde toplanıyorlar. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?