Reklamı Kapat

“Türk Futbolu İçin Uyanma Zamanı!”

Fenerbahçe, Türkiye Kupası rövanş maçına “Türk Futbolu İçin Uyanma Zamanı” pankartıyla çıktı.

Diğer bir tarafta Kulüpler Birliği toplandı. Çıkan sonuç; “Biz bu hakemleri istemiyoruz” oldu.

VAR hakemi, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in talimatıyla konuşma kayıtlarına bakılarak ceza aldı. Maçın hakemi için “1-2 hafta dinlendirilmesine” kararı uygulandı.

Semih Özsoy PFDK’ya sevk edildi. Fakat Ersun Yanal açıklamalarından dolayı sevk edilmedi! Haliyle bu kez de Galatasaray cephesi Fatih Terim için sezon başında verilen 4 maçlık cezayı gündeme taşıdı.

A. Gücü Teknik Direktörü Mustafa Reşit Akçay, Trabzonspor’un şampiyonluğu için temennilerini dile getirdi. Trabzon’un şampiyonluğu kazanmaya yakın senenin bu sene olduğunu ifade etti. Akhisar’dan yardımcısı Hüseyin Çimşir’in de başarılı olmasını istediğini söyledi. Akçay, daha sonra yaptığı açıklamada temennilerinin yanlış anlaşıldığını belirtti.

Bakanlar ve bürokratlara yani siyasilere bakıyoruz maçtan sonra şampiyonluk demeçleri veriyor.

Tüm bu yazdığım gündem oluşturan konuları irdelediğimizde herkesin adalet ve dürüst yönetim istediklerini görüyoruz.

Fenerbahçe bu nedenle o pankartla çıktı. Yine ceza o pankart için gelecek. Kulüpler Birliği hakemleri istemiyoruz diyebilir. Eğer siz MHK olarak adaletli ve dürüst yönetim gösteremez iseniz, onlar da bu hakemleri istemez. PFDK keza öyle. Bir teknik adama ceza verip, diğerine veremezseniz o camia sizden hesap sorar. Bu sefer de adalet isteyen büyük kulübümüz adaletsizliğin girdabına atılmış olur.

Hani Mustafa Hocayı tanımasam bilinçli verilmiş bir demeç olarak kabul edeceğim. Fakat Fenerbahçe ve Trabzonspor ile maçları olan bir teknik adam, hatta üst düzey bir teknik adam bu tip tuzak sorulara cevap vermemelidir. Hüseyin Çimşir ile birlikte çalışmış olmanın verdiği samimiyetle onun başarılı olmasını istemeniz gayet doğaldır. Fakat bu şu günlerde söylenecek sözler olmamalıdır. A.Gücü zaten kümede kalma mücadelesi veriyor. Her iki maça da galibiyet için çıkacaktır. Sizin de elinizden gelen her çabayı sarf edeceğinizi biliyorum. A. Gücü yenilir, yener her şey olabilir. Fakat Fenerbahçe’den puan alıp, Trabzonspor’a yenilir iseniz bu durumu kimseye inandıramazsınız. Çok sevdiğiniz Hüseyin kardeşime de zarar vermiş olursunuz. Çünkü Türkiye henüz böyle demeçlere hazır değildir. Eldeki verilere baktığımızda da tam manasıyla hazır olacağına da inancım yoktur.

Teknik adamlar gibi siyasette üst düzey makamlar da maç sonrası açıklamalarına dikkat etmelidir. Hele hele şu günlerde mesaisini harcayacağı önem arz eden konuların çokluğu ve yoğunluğu ortada iken, o maç senin, bu şampiyona benim kameraların karşısına geçip konuşmanın ya da boy boy fotoğraf çektirip sosyal medyada yayınlamanın kime ne yararı olabilir?

Çözüm adresi kulüplerdir ve TFF’dir. Türk futbolu iyi sinyaller vermiyor. Kulüpler doğru yönetilmiyor. Maçlardan hemen sonra uzatılan mikrofon konuşmalarına kimse dikkat etmiyor. TFF de dikkat etmiyor. Kimini PFDK’ya sevk ederken kimilerini es geçiyor.

Türk futbolu için milat 14 Nisan tarihi idi. Tüm büyük takımların hatta bazı önemli kulüplerin başkanları Sporda Şiddet Yasası TBMM alt komisyonlarında gelip konuşmalar yapmış ve daha sonra bu yasanın çıkması için olumlu görüş belirtmiş ve imza da atmışlardı. Şike, teşvik, şiddet, kötü tezahürat ve Türk futbolunun standardını yükseltecek bazı uygulamalar artık yasalaşmıştı. 14 Nisan milattı hadi onu kaçırdık.

Gelin yeni bir milat belirleyin. Bu miladı belirlerken şu eski tartışmaları, eski defterleri unutun derim. Bu miladı da 4 büyük kulüp önderliğinde belirleyin. Spor ve özellikle futbolu siyasi ve siyasetten temizleyin. Her alanda olduğu gibi büyük takımlar bu konuda da öncülük yapmalıdır. TFF, seçimleri ve yönetim kurullarına bakıldığında tamamen siyasileştirilmiştir. Spordan özellikle futboldan siyasi algı oluşturmak, oradan bir takım artı avantajlar beklemek hiçbir yarar getirmez. Tuttuğunuz, gönül verdiğiniz ve sempati duyduğunuz takımlarınıza daha çok zarar vermiş olursunuz. Kimse sizin iyi niyetli, samimi olduğunuzu düşünmez, düşünmek istemez.

Bu durumu spor adamları için de söyleyebiliriz. Mustafa Akçay örneğinde olduğu gibi.

Bizim spor kültürümüz olmadığı gibi sporu izleme kültürümüz de yoktur. Bu kültür tam oluşmadığı için her konuşulanın, her olayın altında bir ima, bir art niyet arıyoruz. Bizi yani bu bir oyun, bir keyif diye izleyenleri de paranoyak yaptılar.

Maçları idare edenler aleni bir şekilde eyyamcılık yapıp, hatalı işlere imza atınca iyi niyet aranmıyor.

Bakın tekrarlıyorum. 4 büyük kulübün başkanı otursun birbirleriyle yüzleşsinler. Konuşsunlar ve geçmişe sünger çekip bir tarih belirlesinler. Ortak bir sözleşme yapsınlar. Her spor branşında faaliyet veriyorlar. Bir spor akdi hazırlasınlar. Ve ortak deklare etsinler.

Şu asla unutulmamalıdır. İnsanların partileri, ideolojileri, dinleri, dilleri, ırkları, renkleri ayrı olabilir. Fakat bir yerde buluşurlar o da aynı takımın taraftarlığında buluşurlar.

Rahmetli Kemal Ilıcak şöyle derdi; “Siyasiler miting alanına para vererek insanları toplar. Bir maça ise 50 bin kişi para vererek girer.”

Spor ve özellikle futbol bu yüzden dikkat edilmesi gerekilen bir kulvardır. Kimsenin spor keyfini kaçıracak işlere imza atmayın derim. Sonuç iyi yere gitmez. Çünkü örnekleri çoktur.

Yol yakınken bir şeyler yapılmalı. Aksi takdirde futbol ile başlayan hâl ve gidişat spora da sıçrar.

1938 yılında kapatılıp Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü adı altında devlete bağlanan Türk Spor Kurumu’nu ancak 4 büyük kulüp yeniden gündeme getirir. Bırakalım siyasiler sporu sadece keyifli bir şekilde izlesinler. Biz medya da birlerine şirin görünmek için fitili ateşleyen taraf olmayalım. Bırakalım sporu ve özellikle futbolu kendi sahipleri yönetsinler.

Ateş futbola düştü. Yangını söndürmek gerekir. Pankarta ceza verirken içeriğini de okuyalım! Her kulüp birbirleriyle karşılıklı medya üzerinden atışacağına net bir çözüm sunsunlar. Felaket geliyorum diyor.

Ya da siz bilirsiniz. Bekleyelim görelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?