Reklamı Kapat

Dinliyi de dinsizi de dinlendiricidir

En fazla gördüğümüz renk hangisidir?

Düşünün. Her gün gördüklerimize dikkatle bakamıyoruz.

Bakıp gördüklerimiz üzerinde fazla düşünmüyoruz.

Sağlığımız üzerinde hiç düşünmediğimiz gibi.

Sağlığımıza ne zaman dikkat ediyoruz?

Bir yerlerimizden gıcırtılar gelmeye başlayınca o sese kulak vermeye ve onu dindirmeye çalışıyoruz.

Dünyamızda sağlık, hastalıktan çok çok fazladır.

Kırk yıl ağzımızdaki dişlere dikkat çekmeyiz.

Temizliğini, bakımını, “Sünnettir” diye yaptığınızı biliyorum.

Kastettiğim o değil.

Otuz yıl, kırk yıl hiç diş sızısı çekmeden yaşarken sızısızlığın değerini bilmiyoruz.

Sızısızlığın değerini diş sızlamaya, gece vakti dişçi bulmaya çalışırken daha iyi anlıyoruz.

Savaşlar, hastalıklar, mikroplar,  sızılar gibidir.

Sulhun/barışın, sağlığın, faydalı gıdaların bize kazandırdığı ortamın hakkını veremediğimizden ve onların şükrünü eda edemediğimizden başımıza bu belalar geliyor.

Rabbimiz buyurur:

“Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size neden azap etsin? Allah şükrü kabul edendir, bilendir” (Nisa süresi ayet 4/147).

“Yine hatırlayın ki, Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Eğer şükrederseniz ben de size (nimetimi) artıracağım. Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz azabım şiddetlidir” (İbrahim süresi ayet 14/7).

En fazla gördüğümüz renk mavidir. Çünkü deniz mavi, gök mavidir. Yeryüzünün dörtte biri deniz de mavidir. Dinlendiricidir.

Dinliyi de dinsizi de dinlendiricidir.

Tabiatı yaratan Rabbimizdir.

Kur’an-ı Kerim’i indiren de Rabbimizdir.

Tabiat kanunlarına müdahale ettiğimiz oranda dengeyi bozuyoruz, bin bir türlü hastalılarla boğuşmak zorunda kaldık.

Rabbimizin Kur’an’daki kanunlarına değil de Batılıların veya doğuluların değerlerine değer vermeye başlayınca dünyanın her tarafında insanların savaş canavarlarının seslerini duymaya başladı.

Denizlerin mavisi, ormanların yeşili yerine gökyüzünden patlayıcıların, parçalayıcıların yeryüzüne savrulan ateş rengidir.

Mutlu ağızlardan yayılan gönüller okşayan kadife yumuşaklığında, gül kokulu nağmeler yerine savaş uçaklarının yürek parçalayan sesleri ve evi, yurdu harabeye dönen annelerin, babaların, çocukların feryadı duyulmaya başladı.

Dağlardaki su kaynaklarının gözleri vardır. Kaynağın her tarafından coşarlar ve hemen arkadaşlarıyla kaynakta birleşirler ya işte evlerde ailedeki insan sayısınca yüreklerden sevgi fışkırsa ve ailede sevgi öbeği oluşturduktan sonra dışarı aksa mahallenin hepsinin sevgisi birleşse şehir ırmağı oluştursalar ve ülke sevgi denizine dönüşse.

Minarelerinden, dinin temeli olan Şehadetler inlese yurdumuzun üzerine.

Beş vakit namazda, şehrin veya ülkenin en yetkilisinden en yetkisizine kadar omuz omuza saf tutsalar, Helalinden yenilse içilse,

Doğudan batıya kadar bilim, ticaret ve sanayi işi yapanlar bir zahit gibi ibadetine, bir Ali gibi Hamza cihadına çalışa.

Namazda, tepeden dibe kadar bütün halkla saf tuttukları gibi düşman karşısında da saf tutsalar. Etraflarına filanın veya filanların kıvılcım gibi ışıklarını yaymak yerine, Hazreti Adem’den en son insana kadar herkesi yaratanın kitabından aldığı ışığı yaysalar, ülke içindeki tacizcilerden, tecavüzcülerden, mafyalardan, kiralık katillerden, dönek siyasilerden, hainlerden, hortumculardan adam kayırıcılardan şikâyetimiz olmazdı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?