Reklamı Kapat

Zikriniz fikrinize, fikriniz zikrinize uygun olsun

Birisini dinlerken genellikle konuşanın gözlerine bakarız.

“Gözler yalan söylemez” der ve sözün doğruluğunu test ederiz.

Bazı gözler vardır ki, antrenmanla yalanı doğru, doğruyu yalan gösterir hale getirilebilir. Onun için yalnız gözlere değil, ses titreşimlerine de dikkat edilmeli.

Bazı konuşmacılar vardır ki kelimeler, onun ağzından çıkarken, önce gönül burnunuza o kelimenin güzel kokusu veya pis kokusu gelir.

Aynı kelime, lügat kitabında tarafsız/nötr durumda iken aynı kelimeyi kullanan yazar, siyasi, komutan, çiftçi, sanatkar, mafya dilinden çıktığında karşıdakinde ayrı manalar yankılanabilir.

Herkes, konuştuğu cümlenin içinde karşıdakinin göz ve kulağından onun gönlüne girer. Sesinizin ve yazınızın içinde siz varsınız.

Atalarımız, “Dervişin fikri ne ise zikri de odur” demişler.

Ses ve yazınızda yalnız siz değil o güne kadar okuduğunuz, dinlediğiniz, yazdığınız, çizdiğiniz, gördüğünüz, tattığınız, tuttuğunuz, kokladığınız, yediğiniz ve içtiğiniz de vardır.Onun için yazınız veya konuşmanız için size teşekkür ederken sizin gerinizde görünmeyen binlerce bilgi ve görgü kaynağınız adına teşekkürleri kabul ediniz.

Hani ödül törenlerinde sahnede ödül alan bazıları, “Bu ödülü ekip arkadaşlarım adına alıyorum” derler ya işte bu.

Dünyada yaşayan bütün insanların her hareketinde geçmişte insanlar üzerinde etkisi olan başta Hazreti Adem’den son peygamber Hazreti Muhammed aleyhisselma kadar bütün peygamberler, bilginler, kahramanlar, sanatkarların etkisi vardır. Mısır diktatörlerine ve onları tutan dünya put adamlarına baş kaldıran şehit Profesör merhum Seyyit Kutup, gemiyle Mısır’dan Amerika’ya giderken Cuma günü yolcular ondan Cuma namazı kıldırmasını isterler.

Geminin güvertesinde kılınan Cuma namazından sonra bir hanımefendi Kutup’a yaklaşır ve “Ben dil bilimcisiyim. Siz üç ayrı dilde konuştunuz. Ben Arapça bilmem ama bunların biri Arapça, diğer ikisini bilemedim” der. Seyyit Kutup, “Ben Arapçadan başka dil kullanmadım” deyince,

“Konuşmanızı tekrarlayabilir misiniz?” der.

Benzer bir konuşmayla özetlerken hanımefendi, “Bak şimdi bir başka dile geçtiniz” deyince Seyyid Kutup anlar meseleyi ve ayetle hadis arasındaki farkı, hadisle kendi sözü arasındaki farkı fark ettiğini anlar ve gerçeği kadına anlatır:

“Şu kelam, Allah celle celalühe aittir. Bu Sevgili Peygamberimizin hadisidir. Şunlar da benim sözlerimdir” der.

Zaten teşbihte hata olmasın, Allah kelamı güneş ışığı gibi, Sevgili Peygamberimizin hadisi ay ışığı gibidir.

Bizim sözlerimizin içinde altın tozu gibi parlayanlar, gümüş gibi aydınlatanlar ve o ikisinden ışık alan sözler olursa, bir de bu sözler, gönül dünyamızda iyice iman haline gelmiş ve olgunlaşmışsa o söz yerde kalmaz, gönülden dile, dilden gönle aktarılarak gider.

Ayet ve hadisleri naklederken bizim gönül aynamızın temiz, kirli, berrak veya bulanıklığına göre dışa yansıtırız.

Onun için önce gönlümüzü, kültür kabımızı, çağların içinden akıp gelen inkâr, isyan, ifsat sellerinin tortusundan temizlemek gerekir.

Ne yapalım?

Karanlık odaya kibrit ışığıyla girseniz karanlığın gücü kırılır.

Yüz voltluk elektriği açarsanız, karanlık ışık hızıyla oradan uzaklaşır. Karanlığa sövmekle vakit geçirmek yerine her gün bir ayeti ve manasını gönlünüze ve kültür kabınıza yerleştirip o gün o ayetle amel etseniz, gönül kirlerinden, bulanıklığından zaman içinde kurtulursunuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?