Reklamı Kapat

Kudüs Nedir?

Birilerinin vaat edildiğini zannettiği, birilerinin kırmızı bir çizgiden ibaret sandığıdır. Bu tipler kırmızıçizgimiz deyince sahip çıktıklarını, kurtardıklarını zannederler. O çizgi bordo olsa kimse yerinde duramazdı, iyi ki kırmızı olmuş dedirtendir. Yine de kırmızıçizginin ne olduğu, nereden nereye kadar çizildiği, kimin çizdiği ve niçin çizdiği bilinmez. Herhalde kırmızı olan bu çizgi çok acayip bir şeydir. Muhtemelen köhne, içi geçmiş, bayatlamış bir kırmızıdır. Bilumum yemeklere tat veren, her yiğidin ihtiyaç duyduğu yahut muhtaç edildiği kuru soğan gibi işlem gördüğünde pembeleşen bir görünüm arz eder. Bu sebepten hiçbir güç, kırmızıçizgi türünden söyleme dökülene kulak asmaz. Üstüne alabildiğine siyaset yürütülendir. Meclis kürsülerinde dahi adı geçer. Adı sadece geçer. Geçer gider. Sadece adı geçer ayrıca; üstüne bir tasarı söz konusu edilemez. Sanatın başat malzemesi olduğu söylenebilir. Resimler, karikatürler çizilir üstüne, grafitiler yazılır. Yıllandıkça değer görmez bu yazılar ve çizgiler. Yağmur yağar, güneş doğar, rüzgâr eser; silinir gider.

Ulusal, bölgesel, küresel ekonominin nesnesi, ticaret anlaşmalarının vazgeçilmezidir. Adının anılması bile gelir getirir. En alt düzey ekonomik ilişkide, baskılı atkılar yapılıp, alınıp satılandır. Bayrak olur, yine satılır. Haritası çizilip adım adım işgal edilişi sergilenir; reklâmlıktır. Posterlere basılır, duvarlara asılır; iki artı bir, üç artı bir, villa, dubleks, tripleks, müstakil evlerin, apartman dairelerinin, büroların ve dahi kimi makam odalarının muhteşem dekoru oluverir.

Birleşmiş Milletler birleşimlerinin soğuk mezesidir. Temsilcilerin birbirine artislenmesi, ardından güzel konuştukları, iyi vurdukları, köşeye sıkıştırdıkları ve köşeden çıkabildikleri, hâsılı süper performans sergiledikleri için birbirlerini tebrik ettikleri konudur. Millet meclislerinin sonunda oturuma ara vermek zorunda hissettiği, nutuksal tarafı yoğun, aşırı vurgulu ama kaygısız kahvehane muhabbetidir. Konuşmanın beyhudeliğinin ve işlevsizliğinin en bilindik örneğidir.

Edebiyatın vazgeçilmezidir. Özellikle insanın romantik tarafına denk düşen duygularının ipinden boşanmışçasına söylem ürettiğidir. Sanki salt söylem için var edilmiş, dilsel kaygılar için yaratılmıştır. Varlığı, durumu, mahiyeti ancak çaresizlikle yanıtlanır. Yüklendiği anlamlar itibariyle sadece hakkında söylenen sözler, söz söyleyen kişiler zenginleşir, değer kazanır. Onun değeri artmaz, eksilmez. İmge değildir, metafor değildir, put değildir. Şiirin imgesine, öykünün kurgusuna, hayatın döngüsüne can verir. Hayali bir sevgili gibidir. Uğruna kavgaların edildiği, oluk oluk kan döküldüğü, can verildiği akla bile gelmeyendir. İnsanın kendini rahat hissettiği herhangi bir anda ve birdenbire de akla gelmez. Hüzünle gelir, acıyla gelir, zulümle gelir, coşkuyla gelir, ihtirasla gelir… Ve akla geldiğinde uzun süre misafir edilmez, geldiği gibi gider.

Adı kullanılarak vakıflar, dernekler, platformlar kurulur. Kurulanlar onun adıyla prim yapar, sükse yapar, ünlü olur, boy boylayıp soy soylar. Bu vakıf, platform ve dernekler, varlıklarına bir zarar ilişmeyeceğine emin oldukça, otoriteden de izin aldıkça sırasında eylem yapar; kişisel bunalım yaşayan insanlar slogan atar, sinirden stresten yana hiçbir şey kalmaz. Daha uyanık ve vicdandan yoksun olanlar icabında adıyla yardım toplar, bankaya yatırır, fena halde repo yapar. Kimileri de tur düzenler, kampanya yapar, kâr elde eder. Beş günlük turistik ziyaret için tura katılanlar, ben gidince her şey halloldu zannedip mutmain bir gönülle evine döner.

Askeri birlikler kurulur adıyla, intikam yemini eden tugaylar… Ettikleri yeminle, attıkları stresle kalırlar. Bu yeminler törenlerle, törenler sene-i devriyesinde toplanmalarla taçlanır. Adına düzenlenen toplantılarda, adıyla düzülen şiirler okunur, bestelenen marşlar söylenir, hamaset yüklenen konuşmalar yapılır. Konferanslar, paneller, seçim mitingleri, sempozyumlar düzenlenir adına. Konuşmaktan bıkılmaz, dinleyenler sıkılmaz, düzenleyen utanmaz, katılanlar usanmaz.

Yeryüzünde adı en çok anılandır. Adı anılan, adıyla iş yapılan, nam salınan, para kazanılan, rant sağlanan, köşe olunandır. Tüm bunlara rağmen, elbette insanlıktan nasibi olanlara kadardır. Ki o nasip, ancak ruhun işgaline karşı ses çıkarabilenlere mahsustur. Topraktan neşet eden elbet toprak olacaktır. İşgale direnen ruh, baki kalacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Adnan - Millet olarak küdüs için birşey yapamıyoruz.Müslüman ülkeleri yöneten liderlerden kınamadan başka birşey yok.İsrail resmen oralarda at oynatıyor,Liderler seyrediyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Şubat 11:42

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?