Reklamı Kapat

Bugün Günlerden Filistin…

Trump’ın 28 Ocak’ta yanında Netenyahu olduğu halde açıkladığı, tek taraflı plan Filistin’in tarih sahnesinden silinmesi hedefinden başka bir anlam taşımıyor. Bugüne kadar hukuk tanımazlığı ile Filistin toprakları üzerindeki işgalini adım adım genişleterek filli durum oluşturan İsrail için bu sözde çözüm, her türlü gayrimeşru girişimini meşru hale getirmekten başka bir şey değil. 70 yılı aşan zaman diliminde, uluslararası hukuku hiçe sayarak hareket eden İsrail, şimdi de Trump’ın yeniden seçilme zaafından istifade etmenin yollarını arıyor. Arap Baharı sürecinin İslam ülkelerinin kendi aralarındaki sorunların daha da derinleştirilmesi için laboratuara dönüştürüldüğü bir ortamda, bütün bu karışıklıklardan kendisine pay çıkaran hep İsrail oldu, olmaya da devam ediyor. Bölge ülkelerinin kendi iç meselelerine yoğunlaşmaları, bu coğrafyada İsrail’in hareket alanını genişlettikçe genişletti. Hatta daha da ileri söylenebilecek söz belki de şudur; iş öyle bir noktaya geldi ki, kimi bölge ülkeleri İsrail ile yakınlaşmayı bu süreçte özel bir strateji haline bile dönüştürdüler. Bütün bu oluşan hava İsrail tarafından altın tepside sunulan fırsatlar olarak değerlendirildi ve sonuna kadar kullanıldı. Aslında Arap Baharı, Büyük Ortadoğu Projesi’nin arazi temizliği anlamını taşıyordu. Ana hedef, İsrail’in etrafında güvenli orduya sahip bir tane ülke bırakmamak idi. Şimdi bütün gelişmeleri masaya yatırdığımızda tam da bu sürecin içinde olduğumuzu görebiliyoruz. Büyük Ortadoğu Projesi’nin Büyük İsrail’e dönüştürülme çabasının ete kemiğe bürünmüş hali olan bu Yüzyılın Anlaşması da doğal olarak bütün İslam dünyasında tepkiyle karşılandı. Aslında sadece İslam dünyasında değil, Amerika’nın içinde dahi Trump’a karşı önemli bir tepki oluştu. Çünkü Filistin konusu üzerinde tiyatro gösterisi gibi seremonilerle tasarrufta bulunulabilecek bir sorun değildir. Dünyanın en önemli sorunu desek yanlış da olmaz. İnsanlığın kalbi mesabesindeki bir bölgenin adı bir asra yaklaşan bir zaman diliminde hâlâ kan ve gözyaşıyla birlikte anılıyor. Çevre ülkelerde milyonlarca mülteci yaşıyor. Filistin toprakları içinde de baskının, zulmün her türlü boyutlarıyla yaşamak zorunda kalan Filistinliler nasıl olacak da temel hak ve özgürlüklerine kavuşabilecekler. Nasıl olacak da bağımsız bir devlet olarak yollarına devam edebilecekler, kanaatimizce bizim bugün asıl odaklanmamız gereken nokta budur.

İşte bütün bu çerçeve içerisinde Trump tarafından ilan edilen bu sözde çözüm tabi ki Türkiye’de de tepkiyle karşılandı. Bu tepkinin en net şekli ise bugün Yenikapı Meydanı’nda hayat bulacak. Saadet Partisi’nin öncülük ettiği, onlarca önemli sivil toplum kuruluşunun da imzalarını koyarak özellikle desteklediği, diğer siyasi parti lider ve temsilcilerinin de davet edildiği, katılacağı bu miting bütün toplumun Filistin meselesine, Kudüs’e siyaset üstü bakışını da ortaya koyması açısından önemli bir duruş olacak.

Bu mitingden bütün dünyaya verilecek net mesaj ise, Yüzyılın Anlaşması diye ilan edilen bu yol haritasının ölü doğmuş bir plan olduğunu ilan etmesi olacaktır. Filistin’in, Kudüs’ün Müslümanlar için al-ver mantığı ile pazarlık konusu yapılamayacağı, başta bu planın fikir babalarına sonra da bütün dünyaya bu mitingle duyurulacaktır.

Evet, bugün günlerden Filistin. Bugün günlerden Kudüs. Bugün Türkiye, Yenikapı Meydanı’ndan Kudüs gibi ortak değerlerimiz söz konusu olduğunda, farklılıklarımızı bir kenara bırakmasını biliriz mesajını şüpheye yer bırakmayacak şekilde dost, düşman herkese gösterecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?