Reklamı Kapat

Muhasebe

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Hakkı üstün tutan Milli Görüş mensupları; Kur’an’ın mefhumlarına doğru manaları yükleyen, net ve kapsayıcı tanımlarla düşünüp aynı eylemleri ortaya koyabilen insanlar topluluğudur. Milli Görüş mensubu olmak, İslam’ca düşünüp yaşamak demektir. İslam’ca düşünmek, Kur’an’ın mefhumları ile olur. Batı’nın mefhumlarını kullanarak İslam’ca düşünmek ve hüküm inşa etmek bizi hakka götürmez. Batı’nın kullandığı mefhumlar ile ancak zulüm medeniyeti kurulabilir ve sömürü ve yozlaşma olur. Saadet medeniyeti ise ancak Kur’an’ın mefhumları ile kurulabilir ve o zaman adalet ve refah olur. Eğer biz Kur’an’ın mefhumları ile “yeni bir saadet medeniyeti” kuracaksak, bu mefhumların anlamlarını ve tanımlarını bize ait sözlüklerden öğrenmemiz gerekir. Mefhumları mücerret, anlamsız ve tanımsız olarak kullanmak; eylem birliğini ortadan kaldırır, kuru tartışmalar ile vakit kaybına sebep olur. Vakit israfı ise en az ekmek israfı kadar haramdır.

KUR’AN NİZAMI

Cihat; “Kur’an nizamını kurmak ve yürütmek için bütün gücümüzle, hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde, çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır” şeklinde tanımlanır. Bu tanıma, Milli Görüş eğitiminden geçen herkes aşınadır. Burada “Kur’an nizamı” ile kast edilen “adil düzen”dir. Birilerinin “Kur’an nizamı”nı cezalandırmaktan ibaret sayması bizi bağlamaz. Biz ilim olarak “Kur’an nizamı”nı ele alır, değerlendirir ve tabi oluruz. İlim, doğru okumalar yapmayı gerektirir. Doğru okumalar yapmadan mefhumlar hakkında fikir beyan etmek kafa karışıklığına ve fikir anarşisine neden olur. Kur’an nizamı dört alanı tanzim eder. Bunlar; 1. Din ve ahlak, 2. İlim, 3. Ekonomi, 4. Siyaset, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarıdır. Kur’an nizamı; ferdin ve toplumun hayatını, devletin işleyişini düzene koyarken adalet, liyakat, emanet, iktisat, refah, ahlak ve maneviyat esaslarını gözetir. Kur’an’sız adil düzen, İslam’sız saadet olmaz.

KADIN

Allah insanı kadınlar ve erkekler olarak yaratmıştır. Kadın erkeğin saadeti, erkek de kadının selametidir. Kadın, kadın olarak, erkek de erkek olarak insandır. Erkeklere farz olan şeyler, kadınlara da farz, erkeklere yasak olan şeyler kadınlara da yasaktır. İnsanları hayra çağırma, iyiliği emir, kötülükten menetme görevi, hem erkeklere ve hem de kadınlara verilmiş bir görevdir. Peygamberimizin erkeklerden ayrı olarak kadınlardan da “biat” alması önemlidir. Erkeğin kadınlaşması, kadının erkekleşmesi Allah’ın takdirine isyandır. Kadın erkek, erkek de kadın olamaz. Erkek, kocadır ve babadır. Kadın, eştir ve anadır. Kadınlar erkekler için, erkekler de kadınlar için diğerinin eksiğini tamamlayan, ayıplarını örten elbise gibidir. Allah yanında fazilet ve üstünlüğün ölçüsü cinsiyette değil takvadadır. Adil bir düzenin, yeni bir saadet dünyasının kurulması mücadelesinde kadının ve erkeğin örtüşen ve ayrışan görevleri vardır. Kur’an; örtüşen ve ayrışan görevleri en mükemmel bir şekilde tanzim etmiştir. Burada tartışmaya mahal bir konu yoktur. Mesela tesettür erkeğe de, kadına da farzdır. Ancak erkeğin tesettürü ile kadının tesettürü arasında farklılıklar vardır. Kadın ve erkeğin birlikte oluşturdukları kurumun adı ailedir. Kadın ve erkeğin aile kurumu içindeki sorumluluklarında da farklılıklar vardır. Taş ocağında çalışmak erkeğin, ev ocağında çalışmak kadının işidir. Önemli olan, kulluk şuuru ile örtüşen ve ayrışan sorumlulukların yerine getiriliyor olmasıdır. Mümin 40: “...Erkek olsun, kadın olsun, kim mümin olarak güzel ve yararlı işler yaparsa, onlar cennete girecektir...” Kadının ve erkeğin ayrı cinsler olarak yaratılması nesil emniyeti içindir. Nikâh, bir yerde kadın ile erkek arasında yapılan nesil edinme sözleşmesidir. Allah, insanı kadının rahminde yaratıyor. Kadınlar, bu ilahi lütfun kıymetini bilmeli, gereğini yaparak şükrünü eda etmelidir.

YÖNETMEK

Erkek ailenin, kadın ise evin yöneticisidir. Bu konuda Peygamberimizin şu hadisi önemlidir: “Hepiniz yöneticisiniz; hepiniz yönettiğinizden sorumlusunuz. Devlet başkanı bir yöneticidir ve yönettiğinden sorumludur. Erkek, ailesinin yöneticidir ve aile fertlerinin yönetimi ve geçiminden sorumludur. Kadın, kocasının evinin yöneticisidir ve evin yönetiminden sorumludur…” Kadın ve erkeğin ödevlerini yerine getirirken uyacakları iman, ahlak ve hukuk esasları net ve anlaşılır olarak Kur’an’da bildirilmiştir. Bu konuda Kur’an’ın düzene koymadığı bir şey yoktur. Her konuda olduğu gibi kadın konusunda da İslam’ın amir hükümleri gözetilirse, çözülemeyecek hiçbir konu kalmaz. Yeter ki Allah’ın çizdiği sınırlara riayet edilsin. Batı zihniyetinin kadın için tanımladığı rollere itibar edilmesi, buna göre hareket edilmesi halinde biz hem insanlığımızı, hem de Müslümanlığımızı kaybederiz. Bu iş bana göreler ve Kur’an’a ve sünnete dayanmayan kabuller ile çözülemez. Ahzab 36: “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkeğe ve mümin bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”

Öyle ise yapmamız gereken şey, İslam’ın bütünlüğü içinde kadın konusunu okuyup anlamak, olduğu gibi kabullenip hayata ikame etmektir. Bu iş konuşma işi değil, ilim ve fıkıh işidir.

İSTİŞARE

İstişare; bir iş konusunda, uzmanlar ve işi yapacak ehil kimseler ile enine boyuna konuyu müzakere etmek, sıktıkça sıkılmış bulutlardan rahmet yağmurlarının yağdığı gibi, fikir bulutları arasından rahmete vesile olacak kararı intaç etmektir. Verilmiş bir kararı ilan etmeden önce,  uzmanlara ve yürütücülere kabul ettirmek için açılmış bir müzakere asla istişare olamaz. Bu dikta olur. İstişare, istismar edilecek bir konu da olmamalıdır. İstişare; Milli Görüş camiasının, Saadet Partisi’nin en güçlü kurumsal eylemidir. Biz, gücümüzü bu kurumsal eylemden alırız. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?