Reklamı Kapat

Hak ve bâtıl mücâdelesinin dünü ve bugünü

Müslümanlar son iki buçuk asırdır fetret dönemi yaşamaktadır. Bu fetret döneminde bâtıl hayli mesafe kat etmiş; Siyonist ve Haçlılar geçmişte kendi aralarında kanlı savaşlar yapmalarına rağmen günümüzde ittifak etmiştir. İslâm dini, zaten Yahudilik ve Hıristiyanlığı birbirinden ayırmadan “batıl din” kategorisine koyduğu için onların bu birlikteliği “batılın ittifakı”dır ve buna da şaşmamak gerekir.

Kur’an-ı Kerim “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır…” (Maide, 1), “Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resulü’dür ve Allah’ın emrine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir” (Maide, 55) derken tam da bu noktayı işaret etmektedir.

Siyonistlerin ve Haçlıların Kudüs’ü, Ortadoğu’yu ve bütün İslâm coğrafyasını kan, gözyaşı, kaos ve zulümle tedip etmesi, neş’et edecek yeni dirilişleri engellemeye yönelik ilk hedeftir. İkinci hedefleri ise Batı'da İslâm dinine yönelişleri engellemektir. Zira aslını koruyan ve en dinamik din olan İslâm, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi insan müdahalesiyle tahrif edilmiş, paganlaşmış dinlere göre avantajlıdır. İşte İslâm ülkelerindeki bu görüntü Batı'nın İslâm’a yöneleceklere sunacağı en uygun fotoğraftır.

Batıl ittifak, İslâm âlemindeki iç karışıklıklar ve kargaşa ile Batı'daki suhuleti karşılaştırıp “Her türlü zulüm ve kargaşa İslâm dünyasında. Bu Müslümanlardan bir şey olmaz” görüşünü hafızalara yerleştirerek Müslümanların motivasyonuna darbe vurmakta, bâtıla karşı kompleksli, İslâm’ın dünya hâkimiyetinden ümitsiz bir toplum oluşturmayı hedeflemektedir. Adına medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın kanlı tarihini bilmeyen Müslümanların bir kısmı da bu propagandalardan etkilenmektedir. Bu etkileniş, halk kitlelerinden devlet yöneticilerine kadar uzanmaktadır.

Batıl ittifakın, son asırlarda emperyalist yayılma süreçleri sadece Müslümanları değil, tüm sömürülen ülkeleri etkilemekte, sömürgecilik vasıtasıyla semiren bâtıl ittifakı, maddi refahı medeniyet adıyla pazarlamaktadır. Buna öykünen İslâm dünyasındaki batı taklitçiliği mağlubiyet hatta aşağılık kompleksine dönüşmüştür.

Rahmetli Erbakan Hoca, Siyonizm'e karşı başkaldırmayı göze almış, Siyonist ve Haçlı ittifakının kodlarını hayatı boyunca Müslümanlara atlatmak için mücadele etmişti. Bâtıl ittifakının her türlü argümanına karşı İslâm âleminin atması gereken adımları anlatmıştı. En önemlisi de Batı'nın dayattığı adına medeniyet kavramının içinin boş olduğunu fark etmiş “biz tarihin en şerefli milletiyiz” diyerek Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlara bahşedilen şerefi hayatı boyunca anlatmaya çalışmıştı.

Bugün bâtılın ekonomik, askeri ve teknolojik üstünlüğü ile huzurlu ortamını, İslâm dünyasındaki ekonomik, askeri, teknolojik alanlardaki geri kalmışlık ve kaos ortamıyla mukayese ederek bâtıla öykünenlere bu arizî fetret döneminin son iki buçuk asra has olduğunu, Siyonist ve Haçlıların kanlı tarihini ve buna mukabil İslâm dünyasının yüzyıllarca dünyada adaleti tesis ettiğini anlatmak zorundayız ki bu arizî dönem kitleleri aldatmasın.

Bugün İslâm dünyasındaki kaos ve savaş ortamını örnek gösterenlere İngiltere ve Fransa arasında 1337’de başlayıp 1453’te biten ve tam 116 yıl süren “Yüzyıl Savaşları’nı hatırlatmak gerekir. Yine 1096-1272 yılları arasında Haçlıların, Müslüman ülkelere yaptıkları “Haçlı Seferleri”ndeki vahşet, yağma, zulüm ve barbarlıklarını da görmek gerekir. Siyonist İsrail’in Filistin’deki masumlara uyguladığı asimilasyon ve zulmü; çocukların kollarını taşla kırdıkları görüntüler Siyonistlerin barbarlığını anlatmaya kifâyet eder.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?