Reklamı Kapat

Ekonomi ve gerçekler

Paramız her geçen gün değer kaybederken ve bütün temel ihtiyaç maddelerinde birkaç kat artış yaşanmışken insanların alım gücü her geçen gün düşüyor.

Her sabah bir zam haberi ile uyanıyoruz. Çoğu zaman da kabarık fatura gelince fark ediliyor. Zaten tekelleşmiş medya sus pus.

Geçtiğimiz günlerde Almanya ekonomisi 13.5 milyar Euro fazla verdi. Bunun bizdeki karşılığı 14.5 milyar Euro cari açık.

Bir tarafta üreten, satan bir ülke; diğer tarafta tüketen tükettikçe borçlanan borçlandıkça faize batan bir ülke.

Felaketin ilk perdesi yaşanıyor. Devamında değil borçları, borçların faizini ödeyemez duruma geleceğimiz konuşuluyor. Bereket, rakamları da kimse tam olarak bilmiyor. Çünkü İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamlarla çarşı pazardaki fiyatlar arasında dağlar kadar fark var.  Bunun adı olsa olsa kandırma ekonomisi. Lafı eveleyip gevelemeden söyleyelim ekonomimiz, kırmızı alarm veriyor.

2020 yılı ciddi sorunlara gebe. Hükümetin zam yapmadan ekonomiyi sürdürmesi mümkün görünmüyor. Ve zamlar baş döndürücü hızla devam ediyor. En son gelen doğalgaz zamları sosyal medyada ilk sırada yer aldı. Halk konuyu ilginç mesajlarla hükümete duyurmaya çalışmaya başladı. Tabi duyan olursa.

Hele de ilgili bakanın elektrik ve doğalgaz faturalarının yüksekliğinden şikâyet eden sosyal medya paylaşımları ile ilgili, "Elektriğe zam az bile" şeklindeki açıklaması, ne kadar ilgisiz ve bir o kadar alana yabancı olduklarını gösteriyor.

Ücretli çalışanların hali içler acısıyken ve millet, su, elektrik, doğalgaz, telefon ve vergileri nasıl ödeyeceğini kara kara düşünürken, işverenlerin durumu da en az onlar kadar perişan. Enflasyon rakamları düşük gösterilse de şirketler iflas-konkordato ilan ediyor.

Hâlâ, “Biz gidersek memleket batar” algısı üretiliyor. Aslında enkazın üstünü kapatmak için her türlü manipülasyon yapılıyor.

“Uçağımız havada, yerli otomobilimiz var, elektrikli fayton ürettik, savunma sanayisinde yerli ve milli oranı zirvede, yapıp satıyoruz!”

Ülkenin en büyük sorunlarından birisi olarak savaş ekonomisi gündemde değil. Komşularımızla sıfır sorun politikası komşularımızla her gün dalaş siyasetine dönüştü. 

Peki, borcumuz ne kadar? Cari açık ne durumda? Ödediğimiz faiz ne kadar? Tahvil ihracı ne demek? Hazine adına borçlanma yetkisi verilen yabancı bankalar kim/kimler?

Reel sektör ne halde? Üretimde ne durumdayız?

Kanal İstanbul nasıl finanse edilecek? Oralardaki araziler hangi yabancılara kaptır(ılm)ıyor? Bu başlıklarla ilgili bir açıklama okuyor musunuz?

Kimin umurunda. Aman boş ver, 2020 şahlanış yılı olacak!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?