Reklamı Kapat

Siz hangi saftasınız?

Çin rejiminin işgali altında varoluş mücadelesi veren Uygurlu kardeşlerimiz, kendilerine uzanacak bir el beklerken, bizler sadece onlar adına dua edebiliyoruz. Ah çaresizlik ne kötü! Doğu Türkistan köylerinden çocukların çığlıkları yükselirken, bizler onları teskin edecek yetkili bir ses, bir el, bir işaret bekliyoruz. Ama nafile!

Bölgede taş üstünde taş bırakmayan Çin rejimi evlere baskın düzenliyor, kadınları, erkekleri, çocukları alıp götürüyor ve toplama kamplarında işkenceye tabi tutuyor. Çocukları anne babalarından koparıp kültürel asimilasyona zorluyor, İslam kimliğini yansıtan her şey yasak kapsamında değerlendiriliyor.

Hatırlayacağınız üzere Doğu Türkistan’da halkı aydınlatan âlim, yazar ve bilge kişiler ağır yaşam koşullarının hakim olduğu zindanlara kapatılarak susturulmaya çalışıldı. Âlimler zindanlarda şehit oldular. Fakat mazlum halk seslerini bir türlü duyuramadı, zira küresel medya kendi hesaplarına uymayan sorunlara karşı son derece duyarsızdı. O yüzden bölgede yaşanan zulme yer vermedi, Uygurluların seslerini duyurmaktan uzak kaldı.

Çin’in Uygurlu kardeşlerimize reva gördüğü baskı ve zulme karşı duyarsız kalan ve elimden ne gelir ki deyip sözü başka yöne çekenler mutlaka vardır. Oysa zulme karşı verilebilecek en hafif tepki kalben buğz etmektir ki, bu her insanın güç yetirebileceği bir şeydir.

İnsanlar ikiye ayrılır. İyiler ve kötüler. Zulmün yanında yer alanlar ve zulme karşı çıkanlar. Şartlar ne olursa olsun Müslüman zulmün karşısında yer almalı, bunu ifadeleri ile, durduğu nokta ile, tutum ve davranışları ile ortaya koymalıdır. Şahsen boksör Beterbiev’in tavrını bu konuda oldukça önemli buluyorum. Alanında son derece başarılı olan ağır sıklet dünya şampiyonu olan ArturBeterbiev, Çinli rakibi MengFenlong ile unvan koruma maçında karşı karşıya geliyor. Fakat ihaleyi Çinli şirket kazanınca maçın Çin’de yapılmasına karar veriliyor. Söz konusu haberi duyan boksör Beterbiev Uygurlu Müslümanlara yapılan zulmü düşünüyor ve Çin’de gerçekleşecek olan maça katılmayı reddediyor. Tek kişilik protestosunda Beterbiev, IBF dünya şampiyonluk unvanını bıraktığını ve Çin’in reklamını yapmayacağını ifade ediyor. Materyalist zihniyetli bir kişi onun bu kararını ahmaklık olarak görebilir ancak değerler açısından bu bir duruştur, bir tavırdır, bir istikamet algısıdır. Zulmü ortadan kaldırmaya güç yetiremeyebiliriz ancak tavrımızla bunun karşısında yer aldığımızı göstermek zorundayız. Bunun için gerektiğinde sahip olduğumuz birçok şeyden vazgeçebilmeli, bedel ödemeyi göze alabilmeliyiz. Eğer adaletin tesisinde küçük bir zerre olabileceksek buna değmez mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?