Reklamı Kapat

İki dergiden biri Pakdil, biri İnan-ıı

Hece dergisinin Akif İnan’ın 20. Ölüm Yıldönümü Özel Sayısı üzerinde bir önceki yazıda durmuş ve Yedi İklim dergisinin Nuri Pakdil’in üç ay önce vuku bulan ölümünün hemen ardında hazırladığı özel sayısını ayrı bir yazıyı gerektirdiğini belirtmiştik. Nuri Pakdil gibi kendine özgü ve özgün bir sanatçı hakkında kısa süre içinde özel bir sayı hazırlamanın güçlüğünü öncelikle belirtmek gerekir. Üstelik Nuri Pakdil sanatçı kişiliğini eylemli bir kişilik ile sıkıca iç içe ayrılmaz bir biçimde bütünleştirdiği için, bu kişiliklerin oluşturduğu bütünlüğün eklem yerlerini dikkatlice belirlemek şarttır. Dolayısıyla, kişiliğinin bir yönüne yoğunlaşıldığında, diğer yönü sadece ihmal edilmekle kalınmaz, yoğunlaşılan yönü de istenilen düzeyde ve nitelikte betimlenmiş olmayabilir. Gerek Ali Haydar Haksal’ın dergi içeriğini düzenlemesi, gerekse yazılarıyla katkıda bulunan dostların kendiliğinden ortaya çıkan özenleri, Nuri Pakdil’in hem sanatçı, hem de eylemli kişiliğinin bütünlüğünü kavratıcı biçimde gerçekleştirmiştir. En azından bu durumu işaret etmiştir.

Mustafa Aydoğan’ın “Şafak”, Seyfettin Ünlü’nün “Çerağ” şiirleri, Nuri Pakdil’in sanatçı ve eylemli kişilik bütünlüğünün içli bir özeti gibidir. Duran Boz “Nuri Pakdil Kronolojisi”yle Nuri Pakdil’in hayatının süreğinin bilinç oluşumunu ve yöneldiği amacın anlamının belirginliğini ortaya koyuyor. Atasoy Müftüoğlu’nun “Radikal Bir Dönüşüm İçin Radikal Bir Duruş” yazısı olan ile olması gereken ilişkisi çerçevesinde yapılan tesbit, değerlendirme ve irdelemeleriyle uyarıcı bir tavrı işaret eder niteliktedir. Nazif Gürdoğan’ın, Arif Ay’ın, İbrahim Demirci’nin, Ali Ulvi Temel’in, Durali Yılmaz’ın, Alim Kahraman’ın yazıları, bir açıdan Nuri Pakdil’e yöneltilmiş birer içgözlem yankılarının duyarlığıyla dile getirilmesi olarak okunabilirler.

Ali K. Metin “Nuri Pakdil’in Yazısı” başlıklı denemesiyle RolandBarthes’ın izleğinde bir Pakdil okumasının imkanlarını yoklar gibi gözüküyor, ama daha oylumlu bir denemeyi çağrıştırıcı bir tutumun haberini de veriyor (mu) gibi geldi bana. Umarım daha geniş bir çalışmayı gerçekleştirir. Farklı bir açıdan Ali Sali Nuri Pakdil kişiliğinin bütünlüğünü, somut olgular temelinde kurguluyorken, Necip Tosun “Nuri Pakdil’li Günler” ile günlükler penceresinde değerlendirmelerini sergiliyor. Mehmet Sait Çakar’ın “Nuri Pakdil’in Tiyatrolarına Dair Bir İncelemesi”, edebiyatın, dolayısıyla tiyatronun “kanon”u ölçeğinde nesnel bakışın anlamlı bir örneğini veriyor.

Adlarını burada anamadığım diğer yazılar, Nuri Pakdil’i farklı açılarda ele alıp değerlendiriyorlar ve bu bakımdan Yedi İklim’in Nuri Pakdil özel sayısı, edebiyatımızda yeni bir duruşu örneklendirmiş olan bir sanatçının doğru bir şekilde anlaşılmasının kapısını aralamış oluyor. Bundan sonra yapılması gereken, nesnel ölçüler içinde incelemelerde, değerlendirmelerde, karşılaştırmalarda bulunacak yazılar, kitaplar ortaya koymaktır.

Mustafa Aydoğan’ın “Şafak’ şiirinin birkaç mısrasıyla Nuri Pakdil’i hem yad edelim, hem ona rahmet dileyelim: “hızla gelen/ defineler yüklü/ uzun uzun kervanlar karşıladı/ doğmaktan usanmayan gül yüzlü şafakta/ (…) bana sorarsanız ruhu/ istanbul’a baka baka çıkmıştır tanrı katına/ yaşarken ruhunu kemirmişti/ şimdi vücudunu yiyor Ankara/ özlem sürecek mahşere kadar.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?