Reklamı Kapat

Tedbir

YORUM: “2020 ince ayar yılı olacak!”

Ülkemizde ekonomi (economy) adına yapılanlar, iktisadi (economics) olmamıştır! Çünkü ekonomi, kurumları düşünür; iktisat insanı düşünür! Ekonomi alınacak vergi oranını planlarken, iktisat insanın gelir artışı için çabalar. Bu açıdan “2020’de çok daha fazla değişim hamlesi göreceğiz” diyen yöneticiler acaba kurumları mı önceleyecek, insanları mı? Yaşanan şu ki; “istikrar” bu ülkede insanlara değil, bankalara yaramıştır. “2019 Yılı Değerlendirmesi”nin son 2 yılın değil, son 17 yılın ortalamalarıyla geçiştirilmesi bu gerçeği örtmemelidir.

GÖRÜYORUM: “Ekonomi tahmin, iktisat tatmin peşinde!”

İktisatçılar, ekonomide alınan kararların kime yaradığının farkındadır. Çünkü “ehem-mühim” sıralamasını yapabilmektedir. İstanbul-İzmir arasını 8 saatten 3,5 saate düşürmekten daha önemlisi; ulaşım maliyetini düşürmektir. Havalimanlarımızın sayısını 56’ya çıkarmaktan daha önemlisi; vatandaşımızı bilet alabilecek gelir eşiğine taşımaktır. Asgari ücreti son 20 yılda 10 kat artırmaktan daha önemlisi; alım gücünü katlamaktır. “Ehem”e, mühim kadar değer vermediğimiz için 2019 sonu merkezi yönetimin brüt borcu 1 trilyon 328 milyar TL olmuştur.

Bugüne kadar yapılan tahminler, beklenen tatmini sağlamadığı için illüzyonun yerini revizyon almalıdır. Mesela “kamu bankalarının birinci fonksiyonu kâr değil” açıklaması bir illüzyon değil de revizyonsa, kamu bankalarının yatırımın finansındaki rolü artmalıdır. Bu rol artmış olsa, İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde 10 basamak yükselen bir ekonomide konkordato sayısı artmayacaktır. Borsa İstanbul’un rekorları illüzyon değilse, büyümeye de yansıyacaktır.

ÖNGÖRÜYORUM: “Dünyanın kışı gelmeden, ülkenin kışını bahara çevirelim!”

Arayışların da küresel boyutlara ulaştığı dünyamızda, “Asya’dan Latin Amerika’ya mevcut yönetimlerden memnun olmayan halkların protestoları ve yayılan derin güvensizlik duygusu” araştırılmalıdır. 2020 yılını şekillendirecek “ABD-İran arasındaki yükselen tansiyon, Kasım ABD seçimleri, ABD-Çin ticaret savaşı” gibi gelişmeler, dünya ekonomisinin kış mevsimine girmekte olduğunu gösteriyor.

Yapılacak işler listesini güncelleyelim çünkü ülke ekonomisindeki kayıplar bir yana, küresel ekonomik riskler de yükseliyor. Kurumlarını ayakta tutmak için “cevaz” arayan ekonomi yerine, insanları ayakta tutacak “tedbir”ler arayan iktisadı önceleyelim. Küresel kışı bahane etmeksizin, kendi kışımızı bahara çevirecek “nitelikler” ve “kurallar” peşinde olalım. Çünkü “tedbir, geçimin yarısıdır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?