Gönül Dili

Sevgi ve merhametin kapısı  gönül. Aşk ve bağlanmanın kapısı. Dost ve içtenliğin çıkış yolu. Güzelliklere ulaştıran, götüren, yola koyan hâl dili.

Ehli dil olmanın güzelliğine, erdemine varmanın sonsuz güzelliğinden şiirler, romanlar, öyküler doğar da onlarla insanlık soluklanır. Tersi de var ama o bizi ilgilendirmez.

Aklın soğuk dili insanı katılaştırır, sertleştirir, söz geçirilmez bir nesneye dönüştürür. İfademde “nesne” derken somut bir şeye işaret etmek için. Yoksa katı ve sert olan insana duvar olur. Ötesine geçilemeyen, aşılamayan ve putlaşan nesne gibi.

İnsan, insana olan nefrete bulanınca aklı başından gider, gönlün kapıları ve yolu kapanır.

Nefret insanlarda sınır bırakmaz. İnsanın insana ulaşım kapılarını kapatır, set çeker. Öyle ki kendi gibi olmayanı, düşünmeyeni cehenneme göndermek için çırpınır. Onu kurtarmak için değil birlikte yaşamaya, gönlünün kapısını aralamayı hiç mi hiç düşünmez. İşin kolayına kaçar. Sanki kendisini kurtarmış cennetini garanti etmiş gibi başkalarını cehenneme tıkıştırmaya çabalar.

Kendi medeniyet bilincinin farkında olmayanlar, başkalarının kendisine önerdiği yolu tercih ederler. İnsanlara rahmet meleği olmak yerine zebani meleği olmayı tercih ederler.

Birbirine düşman kesilmenin yolları ve çeşitleri o kadar da çok ki. Nereden bakarsak bakalım insana varacak bütün yollar tıkalı.

Ehli dil olmak zor bir durum.

Kendimize bakmadan başkaları üzerinde bir sonuca varmak ne kadar doğru. Kendimiz ne kadar samimiyiz, ne kadar dürüstüz? Kendimizi insanlık içinde nasıl bir konumdayız, neyin parçasıyız, nerelere savruluyoruz?

Yüzyıllarca şu medeniyet toprakları üzerinde yaşamış, komşuluk yapmış, birbirini anlamış ve dinlemiş insanların soyundan gelmiyoruz gibi. Bir şeye evrilmişiz, başka bir insan olmuşuz.

Kişinin ya da karşısındakinin nefretine nefret ile karşılık vermek işin kolayı. Kişinin gönlünün kapısını aralamayı aklından geçirmemek doğrudan sert bir şekilde karşılık vermek işin kolayı. Karşısındakini suçlamanın bir anlamı yok çünkü birbirimize aynayız. Muhatabımız olan insana insan olarak yaklaşılsa belki ilk anda karşılık alınamayabilir. İticilikte ayrı ruh hâline sahip olununca benzer tepkiyle karşılaşılabilir. Güzelliğin ve iyiliğin tohumu bir serpilirse karşılığı mutlaka bulunur. Sözün güzeli gönle dokunur. Gönül bu, bir zaman sonra içselleşir.

Kendine inanan ve güvenen hiçbir zaman kaybetmez. Kendinden emin olan başkasının eminliğine gönül kapısı aralar. İlahi irade insana bu kapıları zaten aralıyor. Zıtlar birbiriyle bir biçimde buluşuyor. 

Ehli dil olanlar gönle dokunmayı bilirler. Çünkü dilleri, gönülleri ve kalpleri bir.

Peygamber sevgisi naatlarda, kasidelerde, ilahilerde, mevlitlerde asıl özünü yansıtır.

Karşı cinsler birbirilerine gönül düşürünce, ne soyları, ne ırkları, ne konumları kalır. Bütün perdeler yırtılır aradan kalkar, duvarlar devrilir ve gönül gönle kavuşur.

Sevgili Efendimizin yoldaşı, sırdaşı, ikinin ikisi olan Hz. Ebubekir Efendimizi sık örnek veririm. Onun bir duası var ki bütün olumsuz perdeleri ortadan kaldırır. “Allah’ım cehennemde bedenimi o kadar büyüt o kadar büyüt ki, benden başka kimse oraya girmesin ve yanmasın” duasını önemserim. Bunun sahih olup olmaması o kadar da önemli değildir. Biliyoruz ki inancının bir yansıması. Bunu kendimize bir dua olarak bellesek de karanlığımız değil aydınlığımızı yaysak ne kaybımız olur? Ama biliyoruz ki kazancımız sonsuz olur.

Gönül dilimizi yitireli ne çok yitiğimiz olmuş. Ne çok duvarlar örülmüş, ne çok çıkmazlar oluşmuş. Kendimizi unutur olmuşuz.

Tebliğ ancak gönül kapısından içeri varınca karşılık bulur. Hal dilidir bu, gönül dilidir bu, aşk dilidir bu. Ey ehli dil kapıdayım denilince hiçbir güç onu orada engelleyeme, kapı kendiliğinden aralanır. Yeter ki bir hamle ve bir dokunuş olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Çin'in bulduğu ve Türkiye'de de uygulanacak olan koronavirüs aşını yaptırır mısınız?