Reklamı Kapat

Bakan Kasapoğlu’na  açık mektup

(Çuvaldızı kendimize)

Bu yazıyı haftalar öncesi yazmayı planlıyordum. Malum 2020 yılı olimpiyat yılıdır. Sporun en tepesindeki isim olarak olimpiyat sporcu kotaları bir bir artarken, takım branşında yeni kotalar alınırken, ister özeleştiri, ister eleştiri ve isterseniz uyarı niteliğinde analizler deyin bizim de tecrübelerimizi ekleyip bir katkımız olsun istedik.

Daha sonra hadi Süper Lig’in ilk yarısı bitsin, arada yazarız diye düşündüm. Sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yaklaşık 5 günlük bir Spor Çalıştayı organize edeceği haberini alınca, çalıştayı takip edelim, ondan sonra yazıyı yazalım kararı verdik.

Yıllarca, Spor Bakanlığı’na bağlı Spor Toto Teşkilatı’nda üst düzey önemli görevlerde çalıştım. Türk futbolu, Türk sporu adına önemli işlere “başarılı” bir şekilde imzalar attık. Gönül rahatlığı ile de emekliliğimi verdim. Türkiye Motosiklet Federasyonu’nda yönetim Kurulu üyesi, asbaşkan ve geçici de olsa genel sekreterlik görevlerinde bulundum. Burada da önemli çalışmalar yaparak atıl bir federasyonu işlevsel hale getiren ekibin içinde yer aldım.

Bu süre zarfında şimdiki Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ile Spor Toto başkanı iken çalışma fırsatımız oldu. Birlikte yaptığımız fikir alışverişleri sonrasında Türkiye’nin neredeyse tüm il, ilçe ve köylerine giderek (özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türk sporunun bir fotoğrafını çekip, yerinde incelemeler yaparak bunlarla ilgili önemli raporlar hazırladım.

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Dünya Yazarlar Birliği (AIPS) üyesiyim. 1988 yılında adımını attığım Milliyet Gazetesi ile başlayan gazetecilik hayatım Millî Gazete’de köşe yazısı yazarak ve internet gazetesi AirwayPost.com Ankara temsilcisi olarak devam ediyor.

Millî Gazete’de 1999 yılında “Trakya’nın Neden Birinci Lig’de Bir Takımı Yok” başlıklı araştırmayla TSYD’den ödül aldım. Yine Millî Gazete’de çıkan İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu Genel Direktörü Yalçın Aksoy ile yaptığım “Avrasya Maratonu Olimpiyatlar İçin Önemli bir Adımdır” başlıklı söyleşi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Teşvik Ödülleri’nde Röportaj dalında ödül aldım.

Bunları niye yazdım? 32 yıllık tecrübelerimin nereden kaynaklandığı bilinsin istedim.

Bu yüzden kendisini yakinen tanıdığım Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Kasapoğlu’na Türk futbolu, Türk sporu ve çalıştayı hakkındaki izlenim ve önerilerimi madde madde belirtmek isterim.

Tabii bir gazeteci olarak çuvaldızı (!) kendimize batırarak başlamak isterim. “İğneyi önce kendine, çuvaldızı sonra başkasına batır” derler fakat biz çuvaldızı tercih edelim.

• Türk spor medyası bu yapısı ile bir hedefe varamaz. Dürüst, ilkeli, ahlaklı, sorgulayan, halk için, halkın yararına olan konuları gündeme taşıyan, bağımsız, yürekli bir spor medyası ile Türk sporu ve futbolu masaya yatırılır, tartışılmaya açılır. Spor medyası bu yapısını kendi içinde düzeltmelidir. Dış etkenler asla karışmamalıdır. İşadamı, holding başkanı ve siyaset adamlarının medya patronu olduğu ülkede ileriye dönük adımlar atılamaz. Bu hayalcilik olur.

• Türk Sporu ve Federasyonları Çalıştayı daha doğru olurdu. Türk futbolunu bu çalıştaya dahil etmek ve başkanları bir araya getirmek cesaret işidir. Sayın Bakanım, Türk futbolunun içinde bulunduğu havuzun suyu kirlidir.  Suyu temizlemeden bu havuza girmeyin derim. TFF’nin seçim sistemi değişmelidir. Tek liste ile seçim olmaz. 100 yılı aşkın bir geçmişi olan ve şimdiye kadar da yanlış bir sistem ile yönetilmiş bir mekanizmadır. Devletin kurum ve kuruluşlarında üst düzey isimler bu mekanizmanın içinde yer almamalıdır.

• Sayın Bakan, Türk futboluna hakemlik yapın, müdahil olmayın. Fakat bu çalıştay ile bir parça da olsa içine girdiniz. İnisiyatif kullanıp gereğini yapacaksanız devam edin derim. Aksi takdirde spor, özellikle futbol siyaseti daima yıpratmıştır.

• Türk futbolunun sorunları “ezberci eğitim sistemi” devam ettiği sürece analitik bir perspektif açısı ile çözülemez. Önce eğitim sistemi değişmelidir. Hem futbolu hem sporu analitik düşünce yapısı tartışmak popülist bir fikir olarak kalır.

•Türk sporuna gelince… Türk sporunun daha iyi seviyelere gelmesini istiyor ve elde edilen başarıların istikrarlı bir şekilde sürmesini bekliyor isek bazı radikal kararlar almak gerekir. Öncelikle kendi bakanlığınızdan ba şlayın derim. Olimpik olmayan spor branşlarının özerkliklerini geri alın. Federasyonları kendi bünyenizde toplayın ve seçimleri iptal edin. Olimpiyatlardan sonra federasyonlar seçim yapacak. Olimpik sporlar özerk olarak devam ederken, olmayan federasyonların seçimlerini şimdiden iptal edin. Başkanlara gerek duyulmayan federasyonlardır. Genel sekreterler bile bu federasyonları yönetebilir. Ferdi spor niteliğinde olan branşlarda millilik ve milli takım olabilir mi? İnceleyin. Federasyonları e-imza veya dijital olarak izlemeniz sadece işin prosedüre uygunluğu için geçerlidir. Bir malın fiyatını reel olarak bilemedikten sonra belgeleri inceleyip onay vermek Spor Bakanlığı’nın sorumluluğunu artırır o kadar! Bir büyük kulübün başkanı aynı zamanda federasyon başkanı olabilir mi? Kendiniz bir sorgulayın bakanım. Ya da kamuda üst düzey bir görevi olan federasyon başkanı olabilir mi? Veya kamu ihalelerine katılan biri federasyon başkanı olabilir mi? Bence olmamalıdır. Milletvekili bir uçakla yolcu taşıyan markaya gidip Türk sporcuları için bilet veya diğer sponsorluk konuşmaları yapabilir mi? Federasyonların geçmişlerinde olan geleceklerine ışık tutan birtakım oluşumları dikkatlice incelediniz mi?

Özetle Sayın Bakan, bu tip maddeleri ve örnekleri çoğaltabiliriz. Bu çalıştaydan veya ifade ettiğiniz gibi bundan sonra yapılacak çalıştaylardan ülkeye yararlı bir sonuçlar almak istiyor iseniz üstünlük kullanmalısınız. Alınan kararları büyük bir titizlikle inceleyip sonlandırmalısınız. İyi niyetle bu çalıştayı organize ettiğinizi, temiz bir yürekle heyecan duyduğunuzu çok iyi biliyorum. Fakat sizin bu iyi niyetinizi suiistimal edenler olacaktır. Daha detaylı isterseniz yardımcı olmak isterim

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?