Reklamı Kapat

Amerika, yaradaki kurşun

Amerika bölgemizdeki varlığı, yaranın içindeki kurşun gibi.

Hem de durduk yerde büyüyen domdom kurşunu.

Amerika bu bölgeden çıkmadan veya çıkarılmadan hiçbir tedavi mümkün değil. Bölgemizdeki birçok ülke bunu anlamış ve dillendirmeye, hatta harekete geçmeye başlamıştır. Son günlerdeki Irak’ın  başına gelenler, İran’ın adamlarının alçakça öldürülmesi, ibret vericidir. Sabotaj, tehdit, şantaj ve cinayetlerin en alçakçaları artık açıktan yapılıyor.

– Bombalarım ha!

– Yakarım ha!

– Öldürürüm ha!

– Biz burada üs kurmak için şu kadar para harcadık, bunları ödetiriz ha!

– Ekonominizi çökertirim ha!

Hani Irak halkını kurtarmaya gelmişlerdi?

Hani Irak’ta demokrasiyi yerleştireceklerdi?

Hani Irak’ı terörden arındıracaklardı?

Milli Görüş camiasının dışındaki dünya buna inandırılmıştı.

Hatırlar mısınız, Bush döneminde bizdeki iktidarın da desteği ile Irak’ı işgal etmişlerdi. Yakmışlar, yıkmışlar, tecavüz etmişler, katliam yapmışlar, yemişler, içmişler ve çalmışlardı. Obama döneminde ise askerlerini artık Irak’tan çekeceklerini açıklamışlardı da, bizim iktidar yetkilileri karşı çıkmıştı. Hatta bizzat dönemin Başbakanı Erdoğan özet olarak şöyle diyordu:

“Sayın Oba-ma’yı da arayıp söyledim. ABD’nin Irak’tan çıkmaması lazım. Demokrasiyi pekiştirip, rejimi kurmadan ve Irak’ta barışı sağlamadan çıkma kararı erkendir.”

Amerika’ya rağmen Amerikancı bir tavırdı bu. Bu tavırdan dolayı şok olmuştuk. Bu tavrı akla, mantığa ve dinimize sığdıramamıştık. Ciğerimiz yanmıştı.

1 Mart 2003 tezkeresinde de ciğerimiz yanmıştı. Bu tezkere kabul edilirse Amerikan askeri güçleri Irak’a yerleşecekleri gibi, bizim Güney ve Güneydoğu bölgemize de yerleşeceklerdi. Şu kadar bin silahlı ve teçhizatlı asker yığıp, sonunda da buradan çıkmamak için melanetler yaparlar diye, hop oturup hop kalkıyorduk. Bunun için başta Erbakan Hocamız olmak üzere, seferber olmuş ve 100 AKP milletvekilini “ikna” ederek tezkerenin kabul edilmemesini sağlamıştık. Şimdi Irak’taki küstah tavırlarına bakıyoruz da haklı çıkmanın buruk acısını yüreklerimizde hissediyoruz.

Bu günlerde, yaralarında domdom kurşunu bulunan bölge ülkeleri Irak, İran ve Suriye feryada başladılar. Amerika’yı bölgeden çıkarmanın telaşına düştüler. Hem konuşuyor hem de bu yönde icraat yapmanın telaşı ile çaba sarf ediyorlar. Ama bölgede bir tek Türkiye bu konuda hiç yaralı değilmiş gibi, ABD ile beraber hareket etme söylemlerini dillendiriyor. Trump’un ne kadar güvenilir bir şahsiyet, ABD’nin dost ve stratejik müttefik olduğunu, daha beraber çok işler yapılacağını her fırsatta dillendiriyor da, bunların bölgemizden çıkarılması için feryat eden devletlere en ufak bir destek vermiyorlar. Elbette “Bana ne Amerika’dan” demelerini beklemiyoruz. En basit bir cümle kurarak, dolaylı yoldan ima bile olsa bu konuyu asla dillendirmiyorlar, politika geliştirmiyorlar.

Acaba Amerika’nın hala bölgede barışı ve demokrasiyi tesis edeceğini mi umut edip bekliyorlar? Sahi bizimkiler hala Amerika’nın bölgede bulunmasını, çıkmamasını mı istiyorlar acaba? Irak’ı ve İran’ı tehdit edip yakan yıkan öldüren Amerika, bizimkileri de az mı tehdit etmişti? Ekonomimizi çökertmekten tutun, ambargo uygulama tehditlerine kadar. Döviz krizine sokmaktan tutun Cumhurbaşkanımızın ve çevresinin malvarlıklarını ifşa etme şantajına kadar.

Zamanı gelmedi mi, Amerika’sız bir Ortadoğu için çalışmanın?

Zamanı gelmedi mi, önce bölge ülkelerinin, sonra da mazlumların tümünün birleştirilmesi yönünde adım atmanın? Türkiye hala Amerika’ya rağmen Amerikancı olabilir mi?

Yaradaki domdom kurşununun kangrene sebep olmasını ve  uzuvlarımızın kesilmesini mi bekliyoruz?

YARADA KURŞUN

Amerika yarada kurşun sanki,

Zehirliyor, çürütüyor, utanmaz;

Kangren olmamız yakın inan ki,

Çıkarmadan bu yara otanmaz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?