Reklamı Kapat

Avustralya (5)

Aborjin gördüm. Hanımı ve iki çocuğuyla Melbourne’a yüz kilometre uzaklıktaki eski altın madeni işleme köyünden çıkıyorlardı.

Ben de, şimdilerde açık hava müzesi yapılan o köyü görmeye gitmiştim.

Beni gezdiren arkadaş, “İşte bunlar Aborjin” dedi.

Elimde fotoğraf makinesi olmasına rağmen makineyi onlara doğrultamadım.

Dikkatlerin üzerlerinde olmasından rahatsızdılar.

Bir de fotoğraf makinesiyle taciz etmek istemedim.

Öğrendiğime göre Hıristiyanlara karşı kindar, Müslümanlara karşı olumlu imişler.

Sebebi, bundan yüz elli yıl önce Avustralya’ya nakliye işleri yapmak için develeriyle gelen Afganlı Müslümanlar, bunlara insan muamelesi yapmışlar.

İngilizler, İngiltere’deki mahkûmları gemilerle getirip adaya boşaltıvermekle başlayan işgali sırasında, sayıları beş yüz bin civarındaki Aborjinleri öldürerek kendilerine yer açmaya çalışan ve sonunda krallığa bağlı bir devlet olan Avustralya’da bugün bile sayıları beş yüz bin civarında imiş.

İngilizlerin ülkeye ithal ettiği bulaşıcı hastalıklar,

Aborjinlerin çocuklarını kaçırmalar,

Aborjin öldürenlere kelle başı ödül vermeler,

Uyuşturucu müptelası yapmalar sonunda, nüfus iki yüz senede hiç artmamış ama İngiliz mahkûmlarının sayısı, sonradan ilticalarla 24 milyon civarına ulaşmış.

Afganlılar, nakliye işiyle uğraşırken yemek esnasında kendilerine kuşkulu gözlerle bakan bu insanları, ekmeklerine ortak etmişler.

İlk defa beyaz insanın sofrasına oturan Aborjinler, Afganlı Müslümanların iyi yaratık olduklarına karar vermişler.

Müslüman olanlar olmuş.

Afganlılar, Müslüman olan Aborjin kadınlarla evlenmişler.

Bugünlerde Müslümanlık, Aborjinler arasında hızla yayılıyormuş.

Amerika’da aşağılanan zencilerden Muhammed Ali Clay’ın, Malcolm X’in Müslüman olması onları çok fazla etkiliyormuş.

Avustralya’nın yaşayan Aborjin kökenli en ünlü boksörü Anthony Mundine’nin Müslüman olması da Müslümanlaşmayı hızlandırmış.

Afganlıların Adelaide’de yaptığı camiyi gördüm.

Cami çok bakımlı.

Nedenini sorduğumda tarihi iki yüz yıllık olan Avustralya’nın en eski binalarından olması nedeniyle devlet koruması altında olduğunu ve bakımının çok iyi yapıldığını söylediler.

Cami ibadete açık. Camide öğle namazı kıldık ve fotoğraflarını çektim.

Şu andaki Dışişleri Bakanı, eski Başbakan Kevin Rudd, Avustralya diline bir deyim yerleştirmiş: “Sorry Speech”.

Başbakanken yaptığı bir konuşmada:

 “Sizi adam yerine koymadık, özür dilerim.

Çocuklarınızı elinizden aldık, özür dilerim.

Yerinizden ettik, özür dilerim.

Eğitimden uzak tuttuk, özür dilerim...” diye devam eden uzun konuşmasının adı “Sorry Speech/Özür konuşması” olarak meşhur olmuş.

Avustralyalı biri, hem yanlış yapıp hem özür dileyene, yeniden yanlış yapıp özür dileyene “Sorry Speech” dermiş.

“Avustralya” denince insanların aklına Aborjin, kanguru, bumerang, koala geldiğinden ülkenin güzellikleri karartılmış.

Dostluğu bana mutluluk veren değerli arkadaşım Ahmet anlattı: “Amerikalı işadamı iş görüşmeleri için Sidney havaalanına inmiş.

Onu karşılayan Avustralyalı işadamıyla havaalanından çıkarken Amerikalı: “Bizim köy otogarları bile sizin havaalanından büyük” demiş.

İşadamının kaliteli arabasına binmişler, Amerikalı “bizim ticari taksiler bile bundan büyük” demiş.

Yol boyunca “Bizim köy yolları sizin otobanlarınızdan büyük” derken büyük bina görmüşler ve burasının da şehrin en büyük marketi AVM’si olduğunu söyleyince Amerikalı, “Bizim köy bakkalları bundan büyük” demiş.

Derken yolun ortasından zıplayarak kanguru geçmiş.

“Bu nedir?” diye sorunca,

Avustralyalı işadamı, “Bu bizim çekirgemiz” deyince Amerikalı susakalmış.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?