Reklamı Kapat

Borçla nereye kadar gidilir?

Ülkemizin en büyük sorunlarından birisi yıllardan beri sürekli borçlanılması. Bir bakıma giderleri karşılamayan gelir karşısında devletin iç ve dış borçlanması yıllardan beri sorunu gidermede çare gibi algılandı. Anlık sıkıntıları gidermek için süreli olmamak kaydıyla borçlanma elbette felaket habercisi olmayabilir. Ama alınan borçlar sürekli olarak üretimden çok alt yapıya, bir başka ifadeyle gösterişe harcanıyorsa o zaman gelecekten endişe etmek gerekir. Çünkü borç adı üzerinde zamanı geldiğinde ödenmesi gereken bir paradır. Özellikle alınan borç,  gelir getirici, yani üretimi artırıcı bir yatırıma gitmiyor, cari harcamaları karşılamada kullanılıyorsa, o borcun bitmesi söz konusu olmayacağı gibi sürekli artacaktır. Bu arada gerek iç, gerek dış borçların faiz ödemesi de söz konusu olduğu için aldığınızı harcadığınızda bir gelir de elde edemiyorsanız, borcunuz durduğu yerde artacak, bir süre sonra bırakın anaparayı ödemeyi, faizini ödemek için bile yeni borç bulmak zorunda kalınabilir. Ülkemizin şu anda içinde bulunduğu durum da bunu gösteriyor.

Üzerinde durmak istediğim esas mesele devlet borçlanmasından çok insanımızın sürekli olarak borca batmakta olduğudur. Bu da genellikle ya krediler sebebiyle ya da artık herkesin cebine girmiş bir hatta birkaç kredi kartı harcamaları yoluyla bankalara oluyor. Yani vatandaşın bankalara borcu sürekli artıyor. Buna bir de kredi kartı uygulamasının hayatımıza hiçbir alt yapı olmadan girmiş olması insanların kredi kartı harcamalarını çoğu zaman kendi parasını harcıyormuş gibi davranmaları insanımızın borcunu her gün biraz daha tehlikeli boyutlara ulaştırıyor. Bu tehlikeye zaman zaman yayınlanan raporlarla dikkat çekiliyor.  Ancak, borçlanmanın önlenmesi yayınlanan raporlarla mümkün değil. Bunun için insanımızın gelir seviyesinin yükseltilmesi gerekiyor. Bir aile reisi geliri ile evinin ihtiyaçlarını karşılayamıyor da bunun sonucu olarak kredi kartına yükleniyor ya da bankalardan ihtiyaç kredisi alma yoluna gidiyorsa bunun sonunda bir sosyal patlama söz konusu olabilir.

Elbette kimse böyle bir durumu istemez. Bir de işsizlerin sayısı ve oranı bir türlü düşürülemiyorsa, özellikle de gençler öğrencilik yıllarında eğitim kredisi almışlarsa, bir iş sahibi olamadıkları halde hayata borçlu olarak başlayacaklar demektir. Bu ise daha geleceğe dönük planlarını yapmadan gençlerimizin başı bu borcun ödenememesi sebebiyle sıkışacaktır. Kısacası, ülkemizde giderek borçluların sayısı arttığı gibi, borucunu ödeyemeyenlerin de sayısı artıyor. İcra dosyalarının sayısının 20.6 milyonu aştığı haberleri medyaya yansıyor. Bu rakam aile bazında toplumun büyük bir kesiminin yolu icraya düşecek ya da düşmüş demektir. Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yaptığı açıklamadan bazı hususlara dikkat çekmek istiyorum. Mahmut Arslan ihtiyaç kredisi ve kredi kartı borçları sebebiyle 4 milyon işçi ve memurun hacizlerle karşı karşıya olduğunu belirterek bu soruna çözüm için çalışanlara da işverenler gibi yeniden yapılandırma gibi bir hak tanınmasını istiyor.

Arslan’ın yaptığı açıklamaya göre, vatandaşın bankalara borcu 583.6 milyar lira ile rekor kırıyor. Bu arada batık kredilerin ise 148.5 milyar liraya çıktığına dikkat çekiyor. Aslında vatandaşın durumu aynı zamanda devletin durumuna bir ayna olarak değerlendirilebilir. Çünkü gelinen noktada devlet de alınmış olan kredilerin faizlerini ödeyebilmek için sürekli iç ve dış borçlanmaya gidiyor. Kısacası devlet ve millet olarak borç yiğidin kamçısıdır sözüne uygun hareket ediyoruz. Ancak, bir noktadan sonra borç yiğidin kamçısı olsa da, yediği kamçılar sebebiyle ayakta duramaz hale gelinebilir. Bu bakımdan olaylara doğru teşhis koymak, ona göre çözüm bulmak mecburiyeti var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?