Reklamı Kapat

Hafter münasebetsizliği!

Libya’da tarafların “ateşkes” konusunda anlaştıkları sanılırken bir de baktık ki taraflardan biri masadan kalkıp gitmiş!

Oysa Rusya’dan “anlaşma olacağı” konusunda olumlu haberler geliyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile arkadaşlarından aldığı bilgiye dayanarak barış yolunda mesafe alındığını düşünüyor ve barışın kalıcı olması için çalışacaklarını söylüyordu.

Ateşkes sağlanacağı yolundaki haberler yandaş kalemleri de coşturmuştu! Bu coşku ile muhalefet edenleri yaylım ateşine tutup bu başarıyı biran önce kutlamaları gerektiğini hatırlatıyorlardı. Tam bu sırada Rusya’dan gelen açıklamanın “pişmiş aşa su katmaktan” farkı yoktu. Çünkü yapılan açıklamada Hafter’in anlaşmayı imzalamadan Rusya’yı terk ettiği ilan ediliyordu.  “Libya sorunu yedi günde şak diye çözüldü” diye muhalefete göndermelerde bulananlar bu açıklama karşısında ne düşündüler acaba?

Herhalde Hafter’e bir güzel saydırmışlardır! “Bu ne münasebetsizlik” diye sitem ederek verip veriştirmiş olmalılar.

Sanırız muhalefete akıl vermeye kalkışanların en büyük sorunu “dereyi görmeden paçayı sıvamaları” olmuştur. Rusya’nın Hafter’i hizaya sokacağını sanıp muhalefete veryansın ettiler ama sonunda Hafter ateşkes anlaşmasını imzalamadan Rusya’yı terk edince kestikleri ahkâmın altında ezilip gittiler.

Uluslararası ilişkilerde ne yapacağı önceden kestirilemeyen insanlar hakkında gelişi güzel ahkâm kesmenin sonucu bu olsa gerek!

Libya’da barışın sağlanmasını isteyenlerin eninde sonunda Hafter’i anlaşmayı imzalamaya zorlayacaklarından hiç şüphemiz yok.

Ama şu aşamada görülen Hafter’in kendisine dikte ettirilen şeylere evet demeye yatkın olmadığı! Libya’da barışın bir an evvel sağlanmasından yana olanlar kadar barışa karşı olanların varlıkları da kabul edilerek buna göre yeni politikalar geliştirmek gerekli!

“Yedi günde bu işler kotarıldı” diye sevinç çığlıkları atmadan önce herkesin ikna edilip edilmediğini kontrol etmenin gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Libya’da barış sağlandı diye sağa sola tavsiyede bulunup akıl vermeye kalkışanların ortaya çıkan yeni durum karşısında onlara bir özür borçlu olduklarını düşünüyoruz.

Dileyecekleri özür onları küçültmeyecek aksine büyütecektir.

Sanırız bundan sonra ahkâm keserken daha insaflı olurlar ve onun bunun ipiyle derin kuyulara inmeye kalkışmazlar.

Dün “yedi günde barış şak diye sağlandı” diyenler bugün “Hafter ateşkesi bozdu” diye ağlaşıyorlar. Herhalde “bu kadar acele etmiş” olmalarına bozuluyorlar ve onun için ağlaşıyorlardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?