Avustralya (3)

26 Aralık 2012 günü saat 11.35 pm’de  indiğimiz Melbourne havaalanında küçük valizimi polis köpeğine koklattılar.

Görevliler, köpekten “temiz” raporunu aldılar ve bana “Buyurun” dediler.

Gümrük kapısı açılınca yolcuları karşılamaya gelenler arasında yaşları on-on beş arası on kadar çocuk bana alkış tuttular.

Çocukların şamata yaptıklarını, kapıdan çıkan herkese bunu yaptıklarını anladım ve ben de onlara iki elimle el salladım.

Çocuklar alkışı biraz daha coşturdular.

Beni karşılamaya gelenler, çocukların alkışını görünce beni tanıdıklarından kuşkulanırlar ama çocuklar, benden sonra çıkana da alkış tutunca, ben, beni karşılamaya gelenlere doğru yürüyünce kuşkuları gider ve selam verip kucaklaşıyoruz.

Arabamıza bindikten sonra kırk dakikada Melbourne şehrinin Meadow semtindeki camiye varıyoruz.

Gece yarısını biraz geçtikten sonra cami evine girdik.

Yetkili Ahmet Bey “Hocam isterseniz burada kalırsınız, isterseniz otele gideriz orada kalırsınız” dedi.

Baktım, cami evinin her şeyi beş yıldızlı otelden daha konforlu.

“Burada kalmak istiyorum” dedim.

Avrupa’nın aksine Avustralya’daki Türkler, açtıkları camilere isim vermiyorlar ve caminin açıldığı mahallenin adıyla anılıyor.

Halbuki Avrupa’daki işçilerimiz, açtıkları camilere genellikle Türkiye’deki camilerin adlarını vermişler.

Ayasofya Camii, Fatih Camii, Mevlana Camii gibi isimler vermişler.

Yine Avustralya’daki işçilerimiz, Avrupa’nın aksine evlerini camilerin yakınında almışlar veya kiralamışlar.

Avrupa’daki hiçbir camide haftanın yedi gününde sabah namazında iki saf adamın namaz kıldığı görülemez.

Ama Meadow Camii’nde her gün sabah namazında iki saf bazen üç saf  cemaatle namaz kıldık.

Değerli görevlilerinden Tayyip Hoca’nın ardında saf tutan cemaat içinde en az yirminin üzerinde cemaat de namaz kıldırabilecek durumdalar.

Avrupa’dakilerin sabah namazına bu kadar devam etmemesinin sebeplerinden en önemlisi evlerin camiye çok uzak olması.

Pazar günleri ve Cuma günleri camiye gelenler en az elli kilometre ileriden gelenlerdirler.

 Yıllar önce buralara gelen çok değerli hocalar çok güzel konuşmalar yapmışlar.

Ayran kabartan hamasi vaazlar vermişler.

“Ne konuştu beeee” dedirtmişler.

Bunu diyene “Anlat ne konuştu?” denildiğinde “Orada olacaktın, ne konuştu beeee” dedirtmişler.

Bazıları da yapabileceklerini söylemiş.

“Okul açın, çocuklarınızı burada eğitin hem dinini öğrensin hem buranın şartlarında lise diploması alsın” demişler.

İşçilerimiz de çok iyi eğitim veren İlim Koleji’ni açmışlar.

İlköğretimden lise diplomasına kadar eğitmişler. Üniversiteleri kazanıp mezun olanlardan bazıları aynı okula öğretmen olmuşlar.

Avustralyalı bayan öğretmenler de sınıflara başörtülü olarak girerek derslerini vermeye devam ediyorlar.

İşçilerimizi yönlendirenler, “Kızlarınıza Türkiye’den İmam-Hatip mezunu damat getirin, oğullarınıza İmam-Hatip mezunu gelin getirin” demişler ve bunu büyük ölçüde başarmışlar.

Sabun köpüğü gibi kabaran biraz sonra solan uzun konuşma yerine,

1- Okul açın,

2- Dini bilgisi olan gelin veya damat getirin

3- Cami etrafında toplanın gibi on iki kelimelik konuşma daha faydalı olmuş.

Okulda öğretmenlik yapan matematik öğretmeni camide namaz kıldırabiliyor, namaz kıldıran imam, okulda edebiyat dersine girebiliyor.

Kalite ve kapasite çok yüksek.

İmam ve öğretmenler, Türkiye’de iken başarılarını kanıtlamış ve hizmet için Avustralya’ya gitmiş genç ve dinamik insanlar.

65 yaşında emekli olmuş, yeşil pasaport nedeniyle gidenlerden değiller.

Onun için verim de çok güzel ve iyi.

Yarın kanguru eti fetvası.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?