İki dergide biri pakdil, biri inan-ı

Altı Ocak Mehmet Akif İnan’ın 20. yılı, 19 Ocak Nuri Pakdil’in ölümünün üçüncü ayı oluyor. Bu arada Erbakan Hoca’nın da Hakk’a yürüyüşünün yine Ocak ayında vuku bulduğunu hatırlatalım. Ama Milli Gazete 48. yılını idrak ediyor. Böylece ölüm ile hayatın birbirini besleyen birer olgu olduğu gerçeğini düşünme imkânı kendini duyuruyor. Her üç öncüyü rahmetle anma vesilesi söz konusu olurken, onların yöneldiği amaç uğrunda sabitkadem olmayı sürdüren Milli Gazete’ye bereket, azim ve başarı dilemek gerekiyor.

Mehmet Akif İnan’ı, dünyamızdan ayrılışının 20. yılında yâd etmek suretiyle vefa örneğini Hece dergisi “Akif İnan Özel Sayısı”yla gösterdi. 640 sayfa hacmindeki dergi dokuz bölümde Akif İnan’ı inceliyor. Rasim Özdenören ve Faruk Uysal’ın sunuş yazılarından sonra, her bir bölüm Akif İnan’ı farklı yönleriyle tanıtıyor. Birinci Bölüm’de Akif İnan’ın özgeçmişi (biyografi) ve anıları yer alıyor. Duran Boz’un “Çorak Toprakta Akan Irmak: Mehmet Akif İnan” yazısı dikkatli bir özgeçmiş örneği verirken, Faruk Uysal’ın Zübeyir Yetik, Abdülkadir Rızvanoğlu’yla söyleşisi ve Yusuf Demirkol, Mahmut Karakaş ve Hüseyin K. Baykuş ile açık oturumu, Akif İnan’ın çocukluğundan başlayan hayatını, kişiliğini, sanatının köklerine dair izlenimleri içtenliğiyle duyumsuyoruz. Bu bölümde Turan Karataş’ın “Mehmet Akif İnan’a Mektup”u içten bir duyarlığı sergiliyor. Ali Mithat İnan ve Ahmet İnan’ın yazıları öznel bir duyarlıkla yüklü olsalar da, Beşir Atalay, Şükrü Karatepe, M. Ragıp Karcı, M. Atilla Maraş vb. yazıları inanç, düşünce ve dünya görüşü bağlamında bir başka duyarlığı çağrıştırmaktadır.

Düşünce Dünyası ve Yazarlığı (Üçüncü Bölüm) ve Şiiri (İkinci Bölüm) çeşitli yönlerden irdeleniyor. Bütün yazıları burada zikretme imkânı yok, ama Hicabi Kırlangıç’ın, Abdullah Harmancı’nın, Hakan Soydaş’ın, Mehmet Kurtoğlu’nun, Mehmet Sarmış, Nuray Alper’in, Necmettin Yürinay’ın, Atasoy Müftüoğlu’nun, Ramazan Kaplan’ın, Yılmaz Daşçıolu’nun, Ali Necip Erdoğan’ın, Yunus Emre Altuntaş’ın irdeleyici yazıları ufuk açıcıdır.

Dördüncü Bölüm’de Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Erdem Bayazıt tarafından gönderilen mektuplar, düşünce, sanat, uygarlık mücadelesinin şartlarına, ortamına, içinde bulunulan imkân ya da imkânsızlıklara birer telmih niteliği de taşımaktadır. Eğitim ve sendikal hayatı Beşinci ve Altıncı Bölümlerde ele alınırken, Yedinci Bölüm “Soruşturma”ları içermektedir. Mehmet Akif İnan hakkında yazılanların derlenmesini Leyla Arsal ve Yusuf Turan Günaydın gerçekleştirmişler ki, bunun meşakkatli bir uğraş olduğu göz önüne alınırsa, verilen emeğin ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşılır. Arsal ve Günaydın’ı tebrik etmek gerekir.

Dokuzuncu Bölüm, Akif İnan’ın daha yakından, içten tanınması, hayatı ve sanatı üzerine yeni duyarlıkların ve değerlendirmelerin yapılabilmesi bakımından zevkli, hüzünlü, özlemli çağrışımların doğması için bir takım ipuçları barındırıyor olabilir.

Hece dergisini, yazılarıyla katkıda bulunanları, vefa ve dostluk örneği ortaya koyduklarından dolayı kutluyorum.

Nuri Pakdil’i yâd eden Yedi İklim’i ayrı ve bir sonraki yazıda ele almak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?