Reklamı Kapat

Orta yolda yürümek

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Ümmet; bir lider etrafında toplanan, insanları hayra çağıran, iyiliği yani İslam’ı itikat ve adil düzen olarak emreden, kötülüğü yani batılı zihniyet ve faizci kapitalist düzen olarak menedip mücadele eden ve sadece Allah’a inanan bir topluluk olmaktır. İnsan için önemli olan, Allah’ın muradıdır. Allah, yeryüzünü imar etsin, insanları Allah’ın bildirdiği hak ve adalet esaslarına göre yönetsin diye Âdem ve neslini halife olarak yaratmıştır. Bu önemli bir sorumluluktur. İnsanın dünya ve ahiret saadetine ulaşabilmesi için, Allah’ın gösterdiği yoldan yürümesi gerekir. Allah’ın insanlara bildirdiği yol, ifrat ve tefrit, yani radikalizm ve liberalizm yolu değildir.  Makbul ve itidal üzere olan orta yol, İslam yoludur. İtikadın, ahlakın, düzenin ve sözün en güzeli İslam’ca olandır. İsraf ve cimrilik kınanmış;  cömertlik ise övülmüştür. Faizci kapitalizm; israf ve cimriliği emreder, İslam’ın adil düzeni ise, cömertliği ve iktisadı emreder. Müslüman itikat ve düzen olarak İslam’da karar kılar ve adil düzene tabi olur. Faize, kumara, haksız kazanca, israfa, cimriliğe, zulme iltifat etmez. Orta yol, vasat ümmet, yani şuurlu topluluk olmayı gerektirir. Bakara 143: “İşte böylece Biz sizi, insanlara şahit ve örnek olmanız için ifrat ve tefritten sakınıp doğru ve normal yolu tutan vasat orta bir ümmet kıldık. Peygamber de sizin üzerinizde bir şahit olsun diye böyle yaptık. Senin üzerinde bulunduğun Kâbe’yi kıble yapmamız, Elçiye uyan sadıkları, topukları üzerinde gerisin geri dönen çıkarcılardan ve Hak yolu terk edenlerden ayırt etmek içindir. Doğrusu bu, Allah’ın hidayete ilettiklerinin dışında kalanlar için büyük ve ağır bir yük gelir. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara şefkatli ve merhametlidir.” Şerrin peşine takılan, haramlardan beslenen faizci kapitalizme rıza gösteren, İslam’ı ahlaka ve ibadete hapseden toplulukları ümmet olarak görmek, Kur’an’a itibar etmemektir. Hak üzere, orta yolda yürüyen bir ümmet olmak; güçlü bir iman, irade, ilim, sabır ve sebat ister. Günümüzde vasat ümmet diyebileceğimiz tek kesim, Milli Görüş topluluğudur. Milli Görüş mensupları, benimsedikleri Hakk’ın hak anlayışı gereği Allah’ın rızasına koşarlar.

TUĞYAN

Hakkı batıla karıştırmak, az bir bedel ile Allah’ın ayetlerini satmak, kitabın bir kısım hükümlerini kabul edip yaşamak, diğer bir kısmını yok sayıp hayatın dışında tutmak tuğyandır, taşkınlık, rüsvaylık ve zillettir. Küfre rıza küfürdür. Küfür, hakikatin üzerini örtmek, adil düzene kör ve sağır kesilmektir. İlmini şer için kullanan, insanları Allah’ın yolundan saptıran; havada uçan bir kimse olsa bile bunlar taşkın zalimdirler. Peygamberimiz “Taşkınlar helâk olmuştur” buyurmuştur. Tarihte bir gezintiye çıktığımızda göreceğimiz şey; taşkınlık yapan, aşırı giden, orta yolda yürümeyi terk eden, adaletten sapan fert ve topluluklar, hem kendilerine,  hem de mensubu bulundukları topluma, millete ve devlete telafisi mümkün olmayan zararlar açmışlardır. Tuğyan; taşkınlık ve azgınlık, Allah’ın sınırlarını aşmaktır. Tuğyan, istikametten ayrılmaktır. İnsan azgın olunca nefsinin oyuncağı olur ve karanlığı ışık zannetmeye başlar. Kur’an, bunları “tuğyanları içinde oynayıp oyalanan gafiller” olarak tanımlar. Bazı insanlar, belli nimetlere kavuştuğu, kendisini sorgulanamaz zannettiği, istediğini yapabilecek bir güç, bilgi ve kabiliyet vehmettiği zaman Allah’ı da unutur, hak hukuk tanımaz, yapmadığı şer iş kalmaz. Tartı ve ölçüde adaletsizlik yapmak tuğyandır. Faizci kapitalist düzeni benimseyip yürütmek, yürüten siyaseti desteklemek de tuğyandır. Malını, makamını ve ilmini kendisi için yeterli görenler, azgınlaşırlar ve adil düzen yerine faizci kapitalist düzene hizmet ederler. İnsanın açık bir düşmanı olan şeytan, kötülüğü çok emreden nefis, insanı azgınlığa ve sapıklığa teşvik eder. Kur’an ise, kötülüğü emreden nefse ve şeytana karşı insanı sürekli olarak uyarır. Bu uyarıya kulak verenler, itikat ve düzen olarak İslam’a bağlanır ve kurtulur. Her çöküşün altında bir azgınlık vardır. Türkiye’nin çöküşü ise, faiz, haksız vergiler, israf, materyalist eğitim, adil olmayan yargı, zina ve bina, ABD ve İsrail stratejik ortaklığına dayanan dış politika ile olmaktadır. Anlı şanlı hocalar, aydınlar, toplum önderleri bu gerçeği niçin görmek istemezler, şaşılır.

TUĞYANA KARŞI MÜCADELE

Tuğyan’ın, Hakk’a karşı başkaldırının temelinde “kibir” ve “benlik” yatar. Uygulama açısından tuğyan, zulüm ve haksızlıktır. Kur’an ile yönetmeyen yöneticinin adil olması mümkün olmaz. AB kıstasları ile ülkeyi yöneten ve topluma zulmeden yöneticileri uyarmak, Hakk’ı korkusuzca söyleyen şuurlu Müslümanlar ve âlimler üzerine yazılmış bir görevdir. Cihadın en üstünü, zalim yöneticiye karşı hak söz söylemektir. Milli Görüş mensupları, Saadet Partisi kadroları, iktidarın yanlış ve haksız uygulamalarına itiraz ediyor, bu yanlışlığı net ifadeler ile dile getiriyor, çözüm yollarını da gösteriyor. Ülkemizde âlim diye bilinen kimseler ya susuyorlar, ya da elde ettikleri kazanımları kaybetmemek için iktidarın temeli yanlış, helak edici icraatlarına destek veriyorlar. Susanların ve iktidara destek veren âlimlerin kızdığı ve itham ettiği taraf Saadet Partisi kadroları ve Milli Görüş mensupları oluyor. Bunlar; zalim Haccac’a direnen, direndiği için şehit edilen Said bin Cübeyr gibi âlimlerin yolundan gitmiyorlar. Adalet mülkün temelidir. Zulüm ve zalim ile mücadele etmek, önemli bir Müslümanlık görevidir. Bu mücadelenin tek adresi ise, Milli Görüş, yani Saadet Partisi’dir. Çünkü Saadet Partisi orta yolun partisidir. Hakk’ı üstün tutar, zulme ve zalime meyletmez. Orta yol Adil Düzen’dir. Saadete ermek, refaha kavuşmak Milli Görüş’le olur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?