Reklamı Kapat

Demokrasi çok sesliliktir

Bu ülkede demokrasi yıllarca kutsandı, hürriyet ve özgürlüklerin teminatı olarak sunuldu. Kısacası, demokrasi çok seslilik, fikri olanın onu rahatlıkla söyleyebilmesinin teminatı olarak takdim edildi. Genç beyinler bu söylemlerle yıkandı. Yıkandı ama iş uygulamaya gelince, daha doğrusu iktidar koltuğuna oturunca nedense işler değişti, söylenenler ile eylem farklılaştı. Uzun lafın kısası, bazı istisnalar hariç iktidar sahipleri farklı söylemlere tahammülsüzlük sergilediler. İşin garip tarafı geçmişte, bir takım demokrasi severlerin(!) demokrasi adına farklı düşünce ve inanç sahiplerini dışladılar, hatta yeri geldi hain, yeri geldi gerici ilan ettiler. Yani, demokrasinin tarifi ve anlayışı konumlara göre farklılık gösterdi. Böyle olunca da ülkemizde demokrasi sadece lazım olduğu zaman istenen bir anlayış haline geldi.

İktidar-muhalefet konumuna göre, bir zamanların demokrasi severleri, demokrasinin rafa kaldırılmasında bir sakınca görmediler. Buna karşılık demokrasinin rafa kaldırılmasından yani uygulanmasından zarar gören siyasi partilerde iktidar olduklarında kendileri gibi düşünmeyenleri, her yaptıklarını tasdik etmeyenleri hain olarak nitelendirebildiler ve bu anlayış hâlâ sürüyor. Bu durumun, yani bu iktidar ve muhalefet konumuna göre farklı yorumlamanın sebebi ne olabilir? Bu soruya verilebilecek ilk cevap toplumumuzda demokrasi kendilerine hizmet ettiği ya da iktidarlarını sürdürmede işe yaradığı sürece demokrat, ancak bu tılsım bozulduğunda demokrasinin sınırlandırılmasında sakınca görmeyen anlayışın ülkemizde yaygınlık kazanmış olmasıdır. Elbette bu soruya herkesin farklı cevabı olabilir. Ancak, çok partili bir ülkede iktidar sahiplerinin herkesin kendileri gibi düşünmesi ve konuşmasını isteme noktasına gelmişlerse o ülkede demokrasi söylemlerinde bir samimiyetin olmadığını söylemek mümkündür. Özellikle de, bazı konularda uzun yıllardan beri bazı kesimler kendilerince bir anlayış geliştirmiş ve bu anlayışı topluma değiştirilmesi mümkün olmayan tarifler gibi sunmuş olanların gelinen noktada geçmişte yaptıklarının bedelini ödüyorlar demek yanlış olur mu diye düşünüyorum. Çünkü bu ülkede cumhuriyeti biz kurduk biz koruruz gibi kendilerine bir görev biçmiş olanlar, oluşturdukları düşünce kalıbının dışına çıkanlara az çektirmediler. Bu yaklaşımları sebebiyle de serbest seçimler yoluyla darbe dönemleri dışında tek başlarına iktidar olamadılar. Şimdilerde, bu çevrelerde geliştirilmeye çalışılan her kesime ve inanca saygı yaklaşımı toplumda şüphe ile karşılanıyor. Sonuçta ülkede yıllardan beri iki kutuplu bir bölünmüşlük yaşanıyor.

Ne yazık ki, hâlâ iktidar sahipleri ve destekçileri kendileri gibi düşünmeyenleri her fırsatta hain, cahil gibi sıfatlarla yaftalamayı sürdürüyorlar. İktidar sahipleri gibi düşünmediğiniz takdirde alnınıza hemen bir hain etiketi yapıştırmayı marifet bilenler, bu yaklaşımlarını birde medya yoluyla yüksek sesle dile getirdiklerinde toplumda vatan hainleri ve vatan severler ayrımı yaygınlık kazanıyor. Hâlbuki her fırsatta demokrasi bu topluma çok seslilik, hereksin düşüncesini serbestçe ifade edebilmesi, istediği gibi inanabilmesi olarak aktarıldı. Aktarıldı ama, demokrasi anlayışımız giderek kişiye ya da partilere has bir noktaya çekiliyor. Yani, herkesin demokrasi anlayışı farklı bir ülke olduk. Böyle olunca demokrasi ortak bir hedef olma özelliğini yitiriyor. Bu durum demokrasiyi bazı siyasilerin çıkarları uğruna kullanması olarak da tarif etmek yanlış olmasa gerek. Bu bakımdan, çok sesliliğe tahammül edemeyenler hiç olmazsa, her fırsatta demokrasiden söz etmeseler, methiyeler düzmeseler daha iyi olacak görünüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?