Reklamı Kapat

Düşenin Halinden Düşen Anlar

Madde bağımlılarının eğitim ve tedavileri ile ilgilenen bir arkadaşım, daha evvel madde kullanıp bırakanların kendileriyle aynı kaderi yaşayanlara verdikleri desteğin önemini anlattı. Daha evvel madde kullanan ve tedavi ile hayata tutunan fertler madde bağımlılığından kurtulmak için tedavi gören kişilere tecrübelerini aktarıyor ve onların cesaretlerini güçlendirerek destek sağlıyorlar. Bu yöntem bana Nasrettin hocanın, “Bana eşekten düşeni getirin” sözünü hatırlattı. Acı da neşe de hayatın içinde hep var. O nedenle acılarımızın rengi aynı olan kişileri kendimize daha yakın hissederiz.

Acı insanın hep kaçtığı ancak bir türlü kurtulamadığı bir şey. Sevmeyiz acıyı çünkü ucunda ölüm, hastalık, yoksulluk ve ayrılık vardır. Özünde talip olduğumuz şey huzur ve mutluluktur ancak beklenmedik zamanlarda huzurumuzu alıp götürür acı. Acının sebebi,  kendi ihmalkârlığımız, hatalarımız, yanlış tercihlerimiz de olabilir, bizden kaynaklanmayan bir durum da olabilir. Kaynağı ya da nedeni ne olursa olsun acıyı sabır ve teslimiyetle savabilmeliyiz. Acıyı kitap gibi okumalı, acıdan çıkarılacak derslere odaklanmalı ve aynı hataya düşmemek için adımlarımızı daha dikkatli atmalıyız. Acıya maruz kalan kişilere el uzatmayı ise bir sorumluluk olarak görmeli ve bundan kaçınmamalıyız.

Madde bağımlılığından kurtulup hayata tutunan gençler kendileriyle aynı kaderi paylaşan kaderdaşları ile bir araya gelip onlara tecrübelerini aktararak destek sağlıyorlar. Peki, bu yöntem farklı noktalarda da kullanılamaz mı? Mesela ağır depresyon tedavisi görüp hayata tutunan bir kişi aynı rahatsızlıkla başa çıkmaya çalışan birine destek olamaz mı? Amansız hastalığa yakalanmış bir kişi deneyimlerini paylaşarak diğerlerine katkı sağlayamaz mı? Yoksullukla mücadele eden ve düze çıkan bir kişi kaderdaşlarına yol gösteremez mi? Değerli birer eser mesabesinde olan tecrübelerimizi hayatın her alanında paylaşarak insanlara katkı sağlayabiliriz. Peki, neden yapmıyoruz bunu? Yapamıyoruz çünkü almak kolay gelirken vermek zor geliyor nefsimize. İnsanların bizi anlamalarını, fedakârlık yapmalarını, değerli olduğumuzu hissettirmelerini, düştüğümüzde elimizden tutmalarını bekliyoruz. Ama biz düşene el uzatmıyoruz, fedakârlık yapmıyoruz, çocuklarımıza dahi değerli olduklarını hissettiremiyoruz. Resulullah, “Kim bir kişinin sıkıntısını giderirse kıyamet günü Allah da onun sıkıntılarını giderir” buyurur. Ancak bizler acıya maruz kalan kişilerden uzaklaşmayı tercih ediyor ve almaya değil vermeye odaklı yaşıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?