Ümit var olmak mümkün mü?

Dünya hızla “dehşet dengesi”ni kovalıyor. 21. yüzyılın daha yirmi yılını gördük ama bu sürede yaşadıklarımız, önümüzdeki süreçle ilgili olumlu beklentileri şimdilik boşa çıkarmış görünüyor. Özellikle kendi bölgemiz açısından değerlendirdiğimizde -ki bu bölge bir anlamda dünyanın merkezidir- gidişatın her geçen gün daha da zorlaştığı artık su götürmez bir gerçek. 10 bin km öteden gelip bu coğrafyada istedikleri gibi at oynatanlar varken, bu toprakların insanları da birbirlerinin etnik kimliklerini veya mezheplerini sanki yeni fark etmiş gibi yapıyorlar. Teşbihte hata olmaz, aynen Bizanslıların melekler dişi mi, erkek mi tartışmasındaki zavallılıklarına duçar olmuş durumdalar.

Geçen gün Irak Türkmenlerinden bir heyetle görüştüm. Olayları aklıselim değerlendirenler için aslında fotoğrafı çok net ortaya koydular. Irak’ın bugünlere nasıl geldiğini anlattılar. Bir sabah Şii camii bombalanıyor, Sünniler yaptı propagandası yapılıyordu. Bir diğer gün ise Sünni camii bombalanıyor, oklar Şiilere çevriliyordu dediler. Iraklıların birbirlerine nasıl düşman edildiğini, bir bakıma kan davalarının altyapısının nasıl oluşturulduğunu vurguladılar.

Biliyor musunuz, İran Şii imiş! Vay canına nasıl da atlamışız biz bunu. Nasıl da göremedik bunca yıldır İran’ın Şii olduğunu değil mi diye sanki İran’ı bugün keşfedenler var. Her söyledikleri -bilmeyerek olduğuna inanmak istiyorum- Amerika’nın doğrudan işine geliyor. Onların İran ile söyledikleri her söz Amerika için PR çalışmasına dönüşüyor. Oysa İran’a da hatalarını anlatacak, gösterecek bir dil ile bu bölge için kurulan tuzakların bozulması mümkün. Zannediyorlar ki İran’dan sonra her şey güllük gülistanlık olacak. Oysa İran’ın ardından hedef tahtasına konulacak ülkenin Türkiye olduğunu göremeyecek kadar ufuksuz, at gözlüklerini takınmış bir görüntü veriyorlar. Ne muhakeme yetenekleri var, ne de dış politikada önleyici tedbir anlayışına sahipler. Popülistler. Tribünlere oynuyorlar. Sağduyu yoksunluklarını aldıkları cılız alkışların örteceğini zannediyorlar. Onlar üzümün sapı, armudun çöpü ile uğraşırlarken bu coğrafya her geçen gün daha da kan kaybetmeye devam ediyor.

Irak’tan, Yemen’den, Libya’dan hele de Suriye’deki yaşanan acı ve katlanılması çok zor tecrübelerden sonra hâlâ mezhepsel farklılıklar üzerinden yorumlar yapılabiliyorsa, bu resmen sorumsuzluk ötesi sorumsuzluktur. Tabi ki her ülke kendisi olmaya devam edecektir. Dış politika duygusal zeminde uzun süre tabi ki yürütülemez. Ancak İslam dünyasının bugün atması gereken ana adım kendi iç sorunlarını bir an önce buzdolabına kaldırmaktır. Tarihin bu zamana kadar çözemediği sorunları, sıkıntıları konuşacak zaman ve zemin şu an için uygun değildir. Çünkü irade İslam ülkelerinin elinde değildir. Önce ortak noktalar öne çıkarılmalıdır. Bu durum hayatın ekonomiden siyasete her alanı için böyledir. Bu bölgenin insanları her şeye rağmen aklıselim sahibidirler. Zararın neresinden dönülse oranın önemli durma noktası olduğunu bilirler.

Etnik kimliği ne olursa olsun veya mezhebi Şii’ymiş, Sünni’ymiş fark etmez kin ve nefretleri gözlerine perde çekmiş olanlar için ise Allah’tan yardım dilemekten başka elden gelen bir şey yoktur. Sen, ben, o, hepimiz en zor ve dayanılması mümkün olmayan anlarda bile ümidi korumak ve doğruları çoğaltmanın yollarını aramalıyız. Ah-vah etmenin para etmeyeceği günler hızla yaklaşırken yanlışta ısrar edenlerin yaptıklarını ise şimdilik sadece gaflet olarak açıklayabiliyoruz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?