Reklamı Kapat

Hafızın kabrinde okunan şiirleri de bombala…

Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. Trump, aralarında kültürel alanların da bulunduğu 52 İran sahasını hedef aldıklarını söylediğinde.

Tıpkı Moğollar ya da IŞİD gibi tarihi ve sanat eserlerini vurmakla tehdit ettiğinde, dünya dilini yuttu.

Hepimiz sanat eserlerini korur diye bilirdik Amerika’yı.

Oysa İran, dünya kültürel mirasına en fazla renk katan coğrafyalardan biri.

Zaten sorun bu.

Son olaylarla yine Ali Dayı’nın keçileri gibi bölündük.

Bir taraf İran nefreti kusarken, karşı taraf aşırı kutsadı.

Bunun bir arasını bulamadılar.

Fakat asıl mesele.

Aydınımız, halkımız, gezicilerimiz Avrupa’yı suyolu ederken yanı başımızdaki muazzam kültür havzası İran’a seyahatler kısıntılı.

Medya öyle bir İran karalaması yaptı ki, oradaki devasa kültür varlıklarından bilinçli olarak uzak bırakıldık.

Oysa tarihimiz, sanatımız, medeniyetimiz, kültürümüzün ortak kodları orada durmakta.

Medlerden Perslere, Sasanilerden Gaznelilere, Selçuklulardan Timurlulara, Karakoyunlu, Akkoyunlu anılara değin çok sesli bir coğrafya.

UNESCO, İran’ın kültürel varlıklarını vurma tehditleri savuran Trump’ı uyardı, imzalanan sözleşmelerle kültürel ve doğal mirasa zarar vermeme sorumluluğunu üstlendin dedi.

Uyarmasa demek ki insanlığın ortak değerleri olan eski eserleri, anıtları, kütüphaneleri darma dağın edecek.

Bokova’nın, kültür varlıklarına yönelik saldırılar aynı “etnik temizlik” gibi “kültürel temizlik”tir, ifadesi bir kez daha anımsandı.

Düşmanının gözünü oyduğun yetmedi, onun kültürünü de öldür, yok et.

Daha 90’larda Bosna’da nazlı Mostar Köprüsü’nü havaya uçurmuşlardı.

IŞİD camilere, türbelere bile saldırmıştı.

ABD’li Senatör Murphy, “Sivilleri ve kültürel sahaları hedef almak teröristlerin yaptığı bir şeydir. Bu savaş suçu işlemektir” derken, kendi teröristini açıklıyor.

Yok, dünya geri gidiyor, eski çağlardan onca eser miras bırakan insanlıktan daha merhametsiz nesiller dünyayı havaya uçuracak.

Etnik temizlik yetmedi, kültürel temizlik.

Suriye’nin Palmira antik kentinde büyük hasara neden olan IŞİD’le eşitlenmekte Trump.

Irak işgali sonrası Bağdat Ulusal Müzesi’nin yağmalanması da ABD’nin günahlarından biriydi.

IŞİD, ‘putperestlik’ dediği tapınakları, sarayları, heykelleri, türbeleri bombalarla patlatırken, medeniyetlerin tarih tezlerini de yok etti.

Trump da nefret ettiği İslam medeniyetini şeytandan bilip, bitirmeye çalışıyor.

Romalılar, Tunus’ta yer alan Kartaca’yı yıktı, Ortodoks İstanbul, 1204’te Latinlerin yağmasını yaşadı.

Şimdi de Persepolis’ten, Isfahan’a yeni bir tehdit.

Kum’un altın kubbelerini, gümüş minarelerini, mermer revaklarını, mozaik mukarnaslarını da bombala gitsin.

Hani gelip bizim Nemrut’u, Efes’i, Göbeklitepe’yi, Bergama’yı, Kapadokya’yı bombalaması gibi korkunç bir katliam düşü görmekte Trump.

Isfahan, mavi şehir.

Ulu Camii’nin Selçuklu anılarını, zarif revaklarını, lacivertten turkuaza, denizlerin bulutların mavisine sıralanan göksel ritmi de bombala.

Meşhed’i, Tebriz’i, Urumiye’yi, Yezd’i de sıra dayağına çek.

Gülistan Sarayı’nın simetrisindeki sırrı, Nakş-ı Cihan Meydanını, Ali Gapu Sarayı’nı, Nasr-Al Mülk Camii’nin gökkuşağı vitraylarını, Şah Çerağ Türbesi’ni, Kerim Han Kalesi’ni, Kapalı Çarşı’yı,12 İmam Türbesi’ni de.

Şiraz’ın İrem Bahçelerini, Farsça şarkıları, Hafız’ın kabrinde okunan zarif şiirlerini de bombala.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?