Reklamı Kapat

NATO ME ya da İslam’ın düşman ilan edilmesi

Trump’ın NATO’nun Ortadoğu’da daha aktif görev alması, bir bakıma olaylara müdahale etmesi isteği anında NATO Genel Sekreteri tarafından kabul gördü. Sanki yıllardan beri böyle bir adım bekleniyormuş, son olaylar bunun için zemin oluşturmuş görüntüsü ortaya çıktı. Olayların geçmişi hatırlandığında, özellikle de Sovyetler Birliği’nin dağılması ardından Varşova Paktı’nın da varlığına son verilmesi ile NATO’nun varlık sebebi ortadan kalktığı için de artık böyle bir örgüte gerek kalmadığı tartışmalarının gündeme gelmesi ile bu eleştiri ve tartışmalara son vermek için NATO’ya yeni bir düşman bulunması üzerinde duruldu ve bu düşman İslam ve İslam Dünyası olarak belirlendi. Bu İslam düşmanlığı ABD başta olmak üzere bazı Batılı ülkeler tarafından sahada kendisini göstermeye başladı. Afganistan başta olmak üzere bu hususta NATO’ya da zaman zaman görevler verildi. Mesela ABD Afganistan’da tek başına görünmek yerine NATO şemsiyesi altında oraya yerleşmeyi tercih etti. Kısacası, NATO yıllardan beri İslam düşmanlarına hizmet ediyordu. Şimdi Trump’ın bu NATO ME çıkışı ile olay resmiyet kazanmış olacak.

Bu noktada NATO’nun Ortadoğu’da daha aktif görev almasının ne anlama geldiği üzerinde durmakta yarar var. Görünen o ki, başta ABD olmak üzere bazı sömürgeci ülkeler bölgemizde açıktan üsler kurup bunları sürekli hale getirmenin bazı sıkıntılara yol açtığını gördüklerinden olacak bölgeden kendileri çekilecek ama yerlerini de boş bırakmayacaklar. Onların yerlerini NATO alacak. Böylece değişen fazla bir şey olmayacak. Belki de ABD ve diğer sömürgeciler bölgede terör örgütlerine destek vererek onları kullanmanın giderek ciddi sıkıntılara yol açtığını gördüklerinden bu işi NATO’ya ihale edecekler. Böylece hem ortada sömürgeciler doğrudan görünmeyecek, problemlere doğrudan uluslararası bir örgüt çözüm (!) buluyor görüntüsü altında netice itibarıyla sömürgeciler sömürülerini sürdürmüş olacaklar. NATO Sovyet yayılmacılığını, bir başka ifadeyle komünizmin demokratik dünyayı tehdit etmesini ve yayılmasını önlemek iddiası ile kurulmuş olan NATO’nun, söz konusu tehlike ortadan kalktığına göre varlığına son vermek en doğru yol olmasına rağmen ABD bir takım terör örgütleri ile uğraşmak, kendi askerlerini tehlikeye atmamak ve ABD’nin imajını zedelememek için NATO’yu görevlendirerek tüm harcama ve varlıklarını tehlikeden korumak yoluna girilmiş olacak.

Trump’ın Ortadoğu’da NATO’nun daha fazla görev üstlenmesi çağrısına NATO Genel Sekreteri’nin sanki uzun zamandan beri böyle bir çağırıyı bekliyormuşçasına anında cevap vermesi işin dikkat çekici bir başka boyutunu oluşturuyor. Dikkat çeken bir başka husus ise NATO’nun ABD’nin bir yan kuruluşu görüntüsü vermesidir. Böyle olunca görünen o ki, NATO bundan sonra eskiye göre daha fazla ABD çıkarlarını koruyucu bir konumda olacaktır. Sonuçta akla genel soru, “Mademki NATO, ABD’nin bir yan kuruluşu gibi görev yapıyor/yapacak o zaman diğer NATO üyesi ülkelerin buna hayır demeleri gerekmez mi? Eğer, demiyor ya da diyemiyorlarsa o zaman bu hali ile NATO’nun devam ettirilmesinin ileride çok daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini görmek gerekiyor.

Son olarak İran’ın Irak’taki ABD hava üssüne yönelik gönderdiği füzelerin böyle bir gelişmeye zemin hazırlamış olması akla geliyor. Bu arada Irak’taki ABD üslerinin vurulmasının ardından İran’dan ilk yapılan açıklamalarda 80 ABD askerinin öldürüldüğü duyurulduğu halde, çok geçmeden yine bir İranlı askeri yetkilinin ABD askerleri hedef alınmadı açıklaması da olayla ilgili kafa karışıklığını daha da artırmış bulunuyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?