Reklamı Kapat

Tezler konusunda teklifim

Abdullah bin Mübarek, İmam Ebu Hanife’nin öğrencilerindendir.

Hadiste, fıkıhta, takvada, örnek kabul edilen bu zattan, Ahmet bin Hanbel de hadis rivayet etmiştir.

“Kitab’üz-Zühd” isimli eserinde rivayet ettiği Merfu, Mevkuf ve Maktu Hadisler, kendisinden sonra gelen birçok âlime kaynak olmuş ve o türden eserlerin öncüsü olmuştur.

Buna rağmen bu sevdiğim, saydığım, rahmet okuduğum zat-ı muhterem hakkında bile doktora tezleri yapılmasına karşıyım.

O muhterem zat, ekmeğini kazanmak için açtığı ticarethanede ve evinde bir sene ilim hareketlerini canlandırırken bir seneliğine de tebliğ ve cihat için yollara düşerdi.

Mesela ilahiyatta doktora öğrencisine, “Abdullah bin Mübarek hakkında doktora yapman için, İngiltere’ye veya Mekke’ye iki seneliğine seni gönderiyoruz veya İstanbul’a görevlendiriyoruz” demek yerine, “Kur’an’da zühd yaşamını, Sevgili Peygamberimizin uyguladığı şekilde filan şehirde uygulamalı olarak yaşamanı, yaşatmanı ve sonucun ne olduğunu rapor halinde sunmanı istiyorum” diyerek gönderseniz ne olur.

İngiltere ile 1800-1900 yılları arasındaki ticari münasebetler nasılmış diye verilen doktora tezi yerine “2020-2050 yılları arasında filan ülke ile ticari münasebetler nasıl gelişmelidir” diye verilse nasıl olur?

İbn’ül Cezeri’inin Avrupa teknolojisine etkileri nelerdir, nerelerden Avrupa’ya geçmiştir yerine, “Avrupa’ya hayal edemeyeceği yerden yeni bir teknolojinin ihracı nasıl yapılır” diye tezler istense.

İbn’i Sina’nın hayatı üzerine tez yerine, 2030 yılında tıbbın nelere varmasını ve nasıl varmasını araştıran bir tez verilse iyi olmaz mı?

Edebiyatçılarımız, Fatih’in döktürdüğü toplar üzerine yazılmış nesir ve şiirleri toplama tezleri yerine, bu günkü dostlara güllü nesirler veya şiirler yazmalarını ve düşmanlara gülleli  şiirler veya nesirler yazmalarını tez olarak verseler daha geliştirici olmaz mı?

Yemen’den Viyana’ya kadar olan sınırlarımızı nasıl kaybettik tezleri yerine, İslam adaletini tüm dünyaya nasıl yayarız üzerine tezler isteseler daha faydalı olmaz mı?

Fatih Sultan Mehmet, karadan gemileri yürüttü, Konstantin’i fethetti, beyaz atın üzerinde İstanbul’a girdi ve Ayasofya’yı fethetti hayal dünyamızı hayaletlerde doldurmak yerine, beyaz renkli hayalet uçağa binerek, Beyaz Saray’ın bahçesine inmeyi hayal ediverseler ve yollarını da arasalar.

Gözümüz hep öne bakar.

Otların ve ağaçların faydalı tarafı hep yukarı çıkar.

Geri geri gitmek ancak hayatımızda birkaç defa olabilir.

Her ne iş yapıyorsak öne doğru giderek yapıyoruz.

Geçmiş, iyisiyle kötüsüyle geçmiştir ve dosyası tutulup kapatılmıştır.

Yeni işlerimiz güzel, hayırlı, hikmetli, bereketli, faydalı, ön açıcı, ufuk aydınlatıcı, örnek olucu, ferahlatıcı olduğu gibi arkadan gelenlerin kendisini geçmesine engel olmamasını da sağlamalıdır.

Rabbimiz, Kur’an-i Keriminde:

“Onlar bir ümmetti geçti gitti. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız da sizedir ve siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız” buyurur. (Bakara süresi ayet 2/134).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?