Reklamı Kapat

Peygamber Efendimiz'in bir sünnetini teferruat sayanların akıbetinden korkulur

Resulü Mücteba Efendimiz buyuruyor, "İyilik, insanlar arasında sona erer ama Allah ile insan arasındaki iyilik hiç sona ermez. O'nun rızası için iş yapan insanlara Allah yüz çevirmez." Allah'ın emirlerine uyup O'nun rızasını kazanmak için hareket ederseniz, yaptıklarınız hiçbir zaman zayi edilmez. "Hayvanların verdikleri zararlara karşı buna tazminat gerekmez" diye buyurmuş Peygamber Efendimiz. Bir hayvanın başında sahibi olsa ve o hayvan cana ve mala zarar verse hayvan sahibinden hesap sorulmaz. Tabii sahibinin kusuru varsa orası farklı. Mesela hayvan kuduzdur, başka birisinin malına zarar vermiştir ve kuduz hayvanın sahibi bunu bildiği halde müdahale etmiyorsa o zaman farklı. Kuyu için de bu geçerlidir. Örneğin, adamın birisi arsasına su çıkarmak için kuyu açmış ve bu kuyuya da başkası gelip düşmüş. O arsanın ve kuyunun sahibi mesul değildir. Biliyorsunuz ki dinimizde kısas vardır. Birisi bilerek adam öldürdüğü zaman aynı şekilde o da cezalandırılır fakat ortada bir kasıt yoksa o zaman suçu işleyen kişinin niyetine bakılır. Dinimizde durum böyle. Bir arazide maden bulunmuş ve orada tüm önlemler alındığı halde bir kaza olmuş ve birisi ölmüş. Bu durumda da maden sahibine hesap sorulmaz, ondan bir şey talep edilmez çünkü maden sahibi gereken önlemleri almış ama yine de kaza olmuştur. "Kimsesiz bir arazide bir adam hazine bulmuşsa bulunan değerli hazinenin beşte biri devletindir, geri kalan bulanındır" diye buyuruyor Peygamber Efendimiz. Bütün hadis kitaplarında durum böyledir.

ACVE HURMASI CENNETTENDİR

Medine hurması cennettendir. Peygamber Efendimiz böyle buyurmuş. Medine'nin suyu, hurması ve havası şifadır. Medineliler ve Mekkeliler de birbirinden farklıdır. Mekkeli insanın mizacı biraz serttir fakat Medineli insan yumuşak başlıdır, Peygamber Efendimiz'e komşudur, Peygamber Efendimiz'in duasını almıştır. Medine'nin hurması da diğerlerinden daha iyidir. Bir de acve hurması vardır, sadece Medine'de yetişen. Peygamber Efendimiz onu kendi elleriyle dikmiştir ve acve hurması cennettendir. Cennet meyvelerinin yerini hiçbir şey tutmaz. İşte acve hurması da böyledir. Peygamberimiz acve hurmasının zehirlenmiş bir insanı bile iyileştireceğini söylüyor.

GÖZ HASTALIKLARI İÇİN MANTAR ÇOK ŞİFALIDIR

İsrail Oğulları çok şımarık bir millettir. Kur'an'da bahsedilen birçok peygamber onların arasından gelmiş olmasına rağmen azgınlıkları hep devam etmiştir. İşte bu İsrail Oğulları, çölde oldukları bir vakit çok acıkmışlar ve Allah da onlara gökten mantar yağdırmış. Kur'an-ı Kerim'de de bundan bahsedilir. Peygamber Efendimiz mantar suyunun şifalı olduğunu söylemiştir. Özellikle de göz hastalıkları için mantar çok şifalıdır. Ama mantarın da yenilip içilebilenine dikkat etmemiz lazım. Zehirli mantarları kastetmiyorum. 

HER SÜNNETTE BİR HAYIR VARDIR

Peygamber Efendimiz, hayatımızın her safhasıyla ilgili bize bilgi veriyor, nasıl hareket etmemiz gerektiğini söylüyor. ‘Çok teferruatlı şeyler bunlar’ demeyiniz. Resulullah Efendimiz'in sünnetleri için hiçbir zaman teferruat demeyin. Peygamber Efendimiz'in bir sünnetini teferruat sayanların akıbetinden korkulur. Peygamber Efendimiz konuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor: “Benim bir sünnetimi hafife alıp, teferruat diyen, Allah’ı ve Resulü'ne teferruat demiştir.” Bu yüzden Peygamberimizin her sünnetinde bir hikmet vardır. Basit görülen bir şey seni yüceltir, dünyada seni mutlu eder. Asla Peygamber Efendimiz'in sünnetini terk etmememiz gerekir. Bu yüzden de çok dikkatli olmamız gerek ve O’nun hadis-i şeriflerini ve sünnetlilerini iyice anlamamız gerekir.

“VAAT ETMEK BORÇTUR”

Peygamber Efendimiz, “Birisine bir şey vaat ettin mi borçlanırsın” diye buyuruyor. Borcu ödemek zorundasın, yapamayacaksan vaat etme ve bol keseden atma. Vaat etmek Müslümanlar arasında yakınlaşmaya sebep olur ama yapamayacağın bir şeyi de söylememen gerekir. Vaat ettiğin şeyi yerine getirmeden ölürsen borçlu ölmüş olursun. “Vaat etti sonra vaat ettiğinden caydı. Yazıklar olsun ona. Yazıklar olsun o adama ki vaat etti, sonra da o vaadinden döndü” diye buyuruyor Peygamber Efendimiz. Bakın hadiste iki defa vurgulanmış. Allah iyi görelim diye iki göz vermiş, iyi duyalım diye iki kulak vermiş, ağzımızı iyi kontrol edelim diye dudak vermiş ama bir tane dil vermiş. Dil o kadar önemli, iyi bakacaksın, iyi dinleyeceksin, iyi kontrol edeceksin ve bir defa konuşacaksın. Öyle rastgele konuşan adamların dili başına hep bela olur. O yüzden vaat ederken, yapamayacağın şeyleri asla söylemeyeceksin. Kur'an-ı Kerim’de de var. “Ahdinizi yerine getiriniz” diye buyruluyor Yüce Kitabımızda. İşte vaat ettiğin şeyi yerine getirmezsen Allah’ın emrini çiğnemiş olursun ve sürekli boynunda bir borçla gezersin. Bir adam Peygamber Efendimiz'e gelip, “Ya Resulallah ben açım, susuzum” demiş. Peygamber Efendimiz de yanında bir şey olmadığını söyleyince adam, “Vaat et ya Resulallah” demiş. Resulullah Efendimiz de, “Vaat etmek borçtur. Şu an yanımda bir şey yok, yarın da ne olacağımı bilemem” diye buyurmuş. İşte rastgele konuşmayacaksınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?