Reklamı Kapat

Müminler kardeştir

Aziz Müslümanlar!

Yaşadığımız çağda ne yazık ki, Müslümanlar olarak İslam’ın o satvetli dönemlerinden çok uzaklarda ve birbirimizin kuyusunu kazmakla meşgulüz. İslam yurdu parçalanmış ve Müslümanlar kimsesiz ve savunmasız bırakılmıştır. Müslüman ülkelerinin her birisi gayr-i müslim kâfirlerden kendilerine dost ve hami seçerken, kendi dininden olan kardeşlerine diş bilemekte, düşmanlık etmektedirler. İslam dünyasında ortaya çıkan en basit ihtilaf bile köpürtülmekte ve çatışmalara, savaşlara yol açmaktadır. Hâlbuki Allah Teâlâ Müslümanlar arası çıkabilecek ihtilaflar için şöyle çözüm yolu olarak şu ilahi yasayı göndermiştir:

“Müminler ancak kardeştirler: onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmet olunasınız” (Hucurat, 10).

Aziz Müslümanlar!

Müminler, birbirlerine karşı son derece merhametli, şefkatli ve adaletli olmalıdırlar.  Bu konuda Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor:

"Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." (Buharî, Edeb 27; Müslim, Birr, 66)

Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz burada çok üstün bir teşbihte bulunuyor. Uykusuzluğun sebebi, vücudun her hangi bir uzvunda ortaya çıkan acıdır. Ateşli hastalıklar ise uykusuzluk sebebiyle daha da artar. İşte, Müslümanlar arasında ortaya çıkacak sevgisizlik, merhametsizlik ve şefkatsizdik de tıpkı bunun gibi acı veren ve insanı ateşler içinde yakıp kavuran bir hastalıktır.

Nasıl ki, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan basit bir hastalık, bütün vücudu ıstırap içinde kalmasına ve acı duymasına sebep oluyorsa, yeryüzünün herhangi bir yerindeki müminin acı ve ıstırabı da mümin kalbi rahatsız etmesi gerekir.

Bu gün İsrail’in Filistin’de, Çin’in Doğu Türkistan’da, Hinduların Arakan’da, İran ve Rusya’nın Suriye’de, ABD’nin Irak ve Afganistan’da yaptıkları zulümler müminlerin kalplerini yaralamak zorundadır. Diğer taraftan birçok Müslüman ülkenin başına bela olmuş cebbar yöneticilerin halklarına karşı işlediği suçlar, işgalci yönetimlerin aşağısında kalır yanı yoktur. 

Aziz Müslümanlar!

Bütün bu aleyhte şartlara rağmen bugün bizlerin yüzünü güldüren ve geleceğe ümitle bakmamızı sağlayan inancımız ve kardeşliğimizdir. Bizler bu gün yeryüzünde iki milyar mensubu olan Müslümanlar topluluğuyuz. Bu güç başka hiçbir millet veya devlette yoktur. Zira bizden başka davası olan, inancı için mücadele veren hiçbir din ve ideoloji mensubu kalmamıştır.

Müminlerin, gerek fert ve gerekse cemiyet olarak acılardan, ıstıraplardan ve hastalıklardan kurtulmaları için, İslam'ın sunduğu reçetelere bağlı kalmaları şarttır. Müminlerin birbirleriyle kardeş olmalarının gereği olarak Müslüman toplum ve devlette asıl olan kural sevginin, barışın, yardımlaşmanın ve birliğin olmasıdır. Anlaşmazlık ve çatışma ise arızi bir durum olup, ortaya çıkar çıkmaz kendi aralarında hal yoluna gitmeleri, asla gayr-i müslimleri karıştırmamaları, onları çözümün bir parçası görmemeleri gerekir.

İslam milletinin sisteminde asıl kural bütün Müslümanların yeryüzünde bir tek önderliği olması, bir halifeye biat edilince ikinci halife olarak ortaya çıkanla savaşmanın gerekli olmasıdır. Bu ikinci halife yanındaki savaşçılarla birlikte asıl halifenin yönetimindeki müminler tarafından yoldan çıkmış bir savaş hedefi olarak kabul edilir.

Bu gün de Müslümanların görevi kural dışına çıkan asiler zümresine karşı bir araya gelip, onlara karşı Allah’ın emrine döndürünceye kadar mücadele etmeleridir.

Toplumun düzelmesinde, yardımlaşmasında ve dayanışmasında Allah'ın rahmeti en önemli etkendir. Bu manada Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Onların kalplerini (Allah)  birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı.” (Enfal, 63)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?