Reklamı Kapat

Birine “dua” diğerine “beddua” oluyor

Zemherinin karı, boranı ve fırtınası bugünlerde dinmek bilmiyor. Allah sonunu hayır eylesin. Siyasette de bu böyle. “Bunun yanı sıra Ortadoğu’daki yaşanan sıcak gelişmeler, fırtına ötesi kasırga mahiyetinde olan olayların oluşturduğu sisli ve puslu hava ne zaman dağılacak?” sorusu tam bir muamma. Dünyanın hemen her tarafında ama özellikle de Ortadoğu’da Müslüman kanına doymayan vampirler, sudan sebeplerle Müslüman kanı akıtmaya adeta ant içiyorlar. İranlı General Kasım Süleymani’yi Trump’ın hunharca katletmesi, vahşetin geldiği noktayı ve bunun da devam edeceğini karşılıklı tehditlerle ortaya koyuyor. Vicdan muhasebesi yaparak pişmanlık duymayan insanlığın yüz karası sözüm ona Batılı bazı devlet adamları da buna ne yazık ki çanak tutuyor. Evet, onlar kendilerine yakışanı yapıyor da İslam ümmeti ne yapıyor? İslam Birliği, kardeşliği ve ümmet olma şuuru olmazsa daha beklenebilir? Bırakın İslam Birliği, beraberliği, kardeşliğini; Kasım Süleymani’ye “şehit” deme konusunu bile tartışır hale getirdiler. Öyle garip bir durum ki, Saadet Partisi Lideri mesajında Kasım Süleymani’ye “şehit” dedi diye sosyal medya hesaplarında trollerin saldırısına uğrarken, Sayın Erdoğan’ın aynı zata, “Şehit Süleymani’nin yokluğu deriden üzüyor” cümlesine hiçbir tepki yok. Bu nasıl bir basiretsizlik ve şuur altı zihniyeti? Birisine yanlış derken, aynı cümleyi kuran diğerine neredeyse övgüler yağıyor. Bu çifte standart, tutum ve durum, Müslüman toplumunda olabilecek bir şey değildir.

Evet, “fırtına dinmiyor” dedik ya, bir de Libya hadisesi çıktı başımıza. Libya’ya asker gönderme tezkeresi, iktidar ve muhalefeti bir kez daha karşı karşıya getirdi. Ve iktidarın dediği oldu. Tezkere çıktı, askerimiz, Mehmetçiğimiz Libya’da. Şimdi dua etmek istiyoruz ama nasıl ederiz, bilemiyoruz. Mehmetçik’e dua etmek, bir başka taraftakilere beddua olacak. İnsan iki arada bir derede kalıyor. Anlıyoruz, şimdi merakta kaldınız ama mesele şu: Mehmetçik’e dua edeceğim, muzaffer olsun, muvaffak olsun ama askerin kazandığı zaferi, iktidar iç politika malzemesi yaparak kullanacak ve bu da, mevcut iktidarın devamı anlamına gelecek. İktidarın devamı demekse asgari ücretliye, emekliye, EYT’liye, KYK’lıya ve işsize beddua demek. Kusura bakmayın garibanlar, siz 17 yıldır bu kara yazıya, makûs talihe zaten alışkınsınız. Biz, Mehmetçik’e dua edelim de, Irak’ta ve Suriye’de olduğu gibi bir bataklığa düşülmeden muvaffak olsun.

Bütün bunların yanı sıra gündeme konu olan gelişmelerden biri de Milli İstihbarat Teşkilatımızın hizmet binasının açılışı idi. İster istemez insanın aklına geliyor. Bu törende Sayın Erdoğan konuşurken hatırladık. 15 Temmuz sonrası “istihbaratta zafiyet var” derken Erdoğan, başkanının değiştirilmesi hususunda, “Dere geçilirken at değiştirilmez” demiş idi. Açılışta yapmış olduğu konuşmalara baktığımızda, anlaşıldı ki dere henüz geçilmemiş. Ne zaman geçileceğini de Allah bilir.

Her ne kadar gündem yoğun ve fırtınalı olsa da, insanın içinde yanan ateşi söndüremiyor maalesef ve bazı acıları unutturamıyor. 20 yaşındaki üniversite öğrencisi bir gencin parasızlık ve işsizlikten bunalarak intihar etmesi, milletin içine kor gibi düşen ateşlerden biridir. Bu olay gençliğin geldiği noktayı, açık seçik gözler önüne sermektedir. Gençliğin yarınlara yani geleceğe ne yazık ki umudu yok. “Maneviyatçı gençlik yetiştireceğiz” söylemi de karşılıksız ve anlamsız olduğu için artık kimse de söz edemiyor. İmam Hatiplerin ve öğrenci sayısının arttığını iddia eden bazı çevreler hiç endişe etmesin. Bugünkü İmam Hatip gençliğimiz sizden daha laik, sizden daha çağdaş. Maneviyatın kıyısından şöyle bir geçmişler. Elbette laik iktidarın laik gençliği olur. Allah ülkemize ve tüm İslam âlemine huzur ihsan etsin, vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?