Reklamı Kapat

Babam bir gönül insanı idi (Nâm-ı Diğer Kahveci Bayram)

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Efsanevî hayatı var babamın. Tabiî, sade ve cömertti; herkesin gönlünü almaya çalışırdı. Yalanın şakası bile semtine uğramadı. Uysaldı. Hiçbir söze itiraz etmez; öyle mi, der; işin oluruna giderdi. Kimseye yük olmaz; kendi işini kendisi görürdü.

Hayat onu 6 mesleğe itti: Çiftçilik, kahvecilik, bakkallık, kamyonculuk, manifaturacılık, manavlık. Ben kahveciliğinde doğmuşum. Çok kıt hatırlarım o mesleğini. İlk mesleği olduğundan, beldemizde “Kahveci Bayram”dır onun nâmı.

1962’de amcamın teşvikiyle kamyonculuğa başladılar. Eski bir Dodge. 2 gün çalışırsa, 3. gün tamirciye giderdi. Mesleğe ikisi de yabancı. Şoförlükleri yok. Maaşlı şoför buluyorlar. Amcam çiftçilikle uğraştığı için çekiliyor. Kamyonun derdi babamın üzerinde. İki senede iflâs!

O sıralarda dayım pazarlarda manifaturacılığa başladı. İki balya kumaşla… İlk girdiği pazarda yapamayacağını anladı. Babama, “Bunları sat, parasını dilediğin zaman öde” diyerek teslim etti. Babam 2 sene pazarlara gitti; malı dağıttı. Adeta uçan kuşa borçlandı. Dostları yüz çevirdi. Kahveci, “Parayı nereden bulup da ödeyecek” diye çay bile vermiyordu.

O yıllarda ilkokulu bitirdim. Köyünün ve çevrenin son semercisi olan dedem benim yeni açılan İmam Hatip Okulu’na gönderilmemi istedi. Fakat babam parasızdı. Dedem, köylüyü gözeten, misafirleri ağırlayan Mehmet Ağa’nın oğluydu. Köyün hocasını aracı yaptı. İmam Hatip’e gönderilmem kaydıyla, 15 dönümlük arazisini sürüp sürgüleyip babama teslim etmeyi vaat etti. İmam Hatip Okulu’na böyle başladım.

ANNEM FERASETLİYDİ

Babam manavlığa başladı. Dedemin arazisine tütün ekerdik. Annem 3 çocuğunun başında durdu; ailenin geçimine destek oldu. Asîl, İslâmî duyarlılığa sahip, ferasetli, kuru-diri bir hanımdı. Aklına zarar gelir, düşüncesiyle babama sitem etmezdi. Bazen yevmiyeye gider; parasıyla kesme şeker çuvalının dibine çöken toz şekeri alırdı. Şekerli suya bandırılmış ekmek bize dünyanın en lezzetli yemeği olarak görünürdü.

Çok kere yağımız olmazdı. Annem, zerre yağı bulunmayan yemeğe, “Anne, yemek ne kadar yağlı olmuş” deyişimi burnunun direği sızlayarak anlatırdı. Allah garibinin rızkını gönderiyordu.

Dedem 1965-1976 arası 11 sene arazisini bize tahsis etti. Yıllık gelen tütün parasıyla babamın borçlarını 3 senede ödedik. Sonra ev bile yaptık.

Babam Allah’ın verdiği güzellikleri, okulu bitirmemizi, torunlarını gördükçe içlenir; “Dünyada cennete girer gibi olduk” derdi.

1997’de emekli oldu. Dizlerinde kireçlenme başladı. Hep şükretti. İbadetlerini sürdürdü. Son yıllar, her sene soğuk günlerde 3.5 ay kadar Denizli’de yanımızda kalır; diğer aylarda köyünde olurdu. Haftada 2 gün yanına gider; kavanozlar içinde yemeklerini götürürdüm.

11 Aralık’ta soğuk algınlığına yakalandı. Denizli’ye getirdim. 22 gün, 24 saat beraber olduk. Tedaviler sonuçsuz kaldı. 1 Ocak’ta, yatsı namazını kıldı; başını kıbleye çevirmiş vaziyette 94 yaşında vefat etti.

Çetin kış gününde 550 km. yol kat ederek, cenazede babamın iyiliğine şahitlik eden AGD-MGV’nin önde gelen 3 kurmayı Salih Turhan, Ömer Yazgan, Halil Adıgüzel acımızı paylaştılar. Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Ahmet Eryılmaz; AGD’nin Denizli Başkanı Hamza Öztürk; İzmir Başkanı Erhan Kaya; İHH Başkanı Hasan Ali Solak’ın ekipleri de. Salih Turhan, “Ölümün en büyük ibret ve öğüt olduğunu” anlattı.

AÇIK TEŞEKKÜR

Babamın vefatı münasebetiyle cenaze törenine katılan veya taziyelerini sunan:

Saadet Partisi Genel Başkanı TEMEL KARAMOLLAOĞLU’na;

AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan’a; Yardımcıları Ömer Yazgan’a, Halil Adıgüzel’e;

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Hasan Bitmez, Mesut Doğan, Ersan Bilgin, Lütfi Yalman, İlyas Tongüç, Şerafettin Kılıç’a;

Saadet Avrupa Genel Başkanı Abdüssamet Temel’e;

DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Yıldırım’a;

ÖĞ-DER Genel Başkanı Hamdi Sürücü’ye;

Karadeniz’in maneviyat öncülerinden Niyazi Kasapoğlu’na;

Saadet Partisi GİK üyeleri Lâtif Öztek, Alev Sezen, Mesut Dağ, Birol Aydın, İbrahim Titiz, Tacettin Çetinkaya, Bahattin Elçi, Mustafa Balta, İsmail Hakkı Akkiraz, Hasan Gürdal, Mehmet Akif Kocamanoğlu,  Mustafa Balta, Recep Sarıdoğan, Veysel Çetinkaya, Mehmet Karalar, Dursun Ali Düzenli, Nihat Altıparmak, Muzaffer Baydar’a;

Cenaze törenini haberleştiren Millî Gazete’nin yönetici ve yazarlarına;

PAÜ eski Rektörü Prof. Hasan Kazdağlı’ya;

Yargıtay 10. Daire eski Başkanı Süleyman Caner’e;

Saadet Partisi’nin 10 kadar il başkanına; AGD’nin 40 kadar şube başkanına;

Telâştan unuttuğum tüm kardeşlerime açık teşekkürlerimi iletiyor; Allah razı olsun, diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Hayati Otyakmaz - "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn."

Allah Teâlâ rahmet eylesin, makamı Cennet olsun (âmin)!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Ocak 14:41
01

Lokman Hati̇p - Rabbim babanıza ve bütün geçmişlerimize rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Ocak 08:59

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?