Reklamı Kapat

Gizemli, Öykülü, Tuhaf Bir Gezgin

Geçtiğimiz günlerde kadim yoldaş Bilali Yıldırım’ın nur topu gibi bir kitabı daha oldu. Geçtiğimiz yıl ‘İyi Dertler Arkadaşlar!’ hitabına standart öğrenci hevesi ve coşkusuyla hep bir ağızdan ‘Sağol!’ yanıtı vermiştik. Sağ olmak yani yaşıyor olmak her tür iletişim imkânı yanında yazınsal anlamda da iletişmeyi elzem kılar. Durumun süreği olarak yazar yeni öyküler anlatır, mektuplar yazar. Anladıkları, anlattıkları, yazdıkları onu biraz daha yorar belki. Zaten yorgundur anlatıcı, zaten bitkindir. Son bir nefes gibi taze kitabının altına imzasını atar. Belki bu dünyada bizi karşılayan ve kendisini öyle ya da böyle yaşatan hayat adına bütün hikâye bir atımlık imzadır. Belki anıları, yaşanmışlıkları, hatıralar ve dahi hayalleri birkaç kitap karşılar.

Bu sarışın ve yakışıklı kitabın adı ‘Tuhaf Bir Gezginin Gizemli Öyküsü’ diye konmuştur. Kitap çıkınca kahramanlık gösterip kendi adını kendisi koysun diye umulabilir ama ortada Korkut Ata bir yana boy boylayıp, soy soylayıp ad koyacak bir dede bulunmadığından olsa gerek herkes kendi kitabının adını koymak mecburiyeti hisseder. Göbek de zaten kesilmiştir, kendiliğinden düşüverir. Gerisi okuyup, anlayıp, zihninde şekillendirebilme dirayeti gösteren okuyucuya kalmıştır.

Bir bebek doğunca mevlüt okutup konu komşuya lokum, tespih, takke ve kapağında bebeğin isminin basılı olduğu mini güllü yasin kitabı dağıtılır. Aynı şey taziyelerde de yapılır ama son zamanda bebek mevlüdü taziyeden daha meşhur ve popüler kabul edilmiştir. Kitap çıkınca böyle şeyler olmaz. Kimse çeyreğini alıp şu yazarı bir de biz ziyaret edelim demez; allı pullu, minik ve sevimli kıyafetler, patikler getirmez. Belki biraz umarlı davranıp dudağın uç tarafını istemsiz kullanmak suretiyle bir hayırlı olsun denir. O kadar.

Bilali Yıldırım yoldaşın ‘Tuhaf Bir Gezginin Gizemli Öyküsü’nü anlattığı sinematik öykü kitabı, ‘İyi Dertler Arkadaşlar’ın devamı olmasa da bizi yine ümmetin coğrafyasında gezdirir. Ümmetin coğrafyası rahatlıkla anlaşılacağı üzere yaşadığımız topraklarla sınırlanmaz. Yerlilerin yerlerinden edildiği Yeni Dünya’nın arka sokaklarından gelip Paris’te Charles de Gaulle Meydanı’nda Zafer Takı’nın altından geçip adı anıldığında akla kaçak çay düşüren Sri Lanka’ya kadar uzanır. Oradan sakalına kına yakmış orta yaşlı bir hacı edasıyla Allah’ın Beyti’ni tavaf edip, bir gece Mescid-i Haram’dan alınarak çevresi mübarek kılınan Mescid-i Aksa’ya getirilen peygamber gibi yüreklerin Kudüs’üne yol alınır. Birikmiş düş kırıklarıyla Zeytindağı’ndan uzun uzun şehre bakılır. Şehre, en güzel Zeytindağı’ndan bakılır. Gün doğarken ayrı, gün batarken ayrı bakılır.

Yazarın anlatı dili romantik olarak nitelenebilir. Gerçi sadece dil değil kendisi de romantik bir insan evladıdır. Mekânlara izafe ettiği gerçekliği hayallere giydirmeye kalktığında Şanzelize Bulvarı’nda (Champs-Élysées) kahve içmek gibi popüler aktivitelere bulanıverir. Yani bol şekerli çay senin neyine yetmiyor, dedirtiverir. Elbette romantizm içre abdest aldıktan sonra şalla kurulanma boyutuna geçilmemiştir. Ama gözleri Kudüs Kudüs bakan, dalgalı saçları Kubbetü’s-Sahra’yı çağrıştıran, Fransız asıllı İzlandalı, kimsesiz ve eğitimli kız imajı da eksik kalmamıştır.

Hayatın belli bir kesiti gibi, film gibi kitabın da gerçeğinin ardına düşmek için görkemli bir gizem gerekmez. Hikâye filme alınmış olsa elbette iş yapar. Gizem bir yana sadece Kudüs’ün panoramik görüntüsü bu toprağın insanı için yani yüreğinin ücrasına Kudüs bulaşmışlar için yeterlidir.

Yenidevir’den çıkış yapmış Tuhaf Bir Gezginin Gizemli Öyküsü okumalık film treatmanı gibidir. Okuyan, bir filmi yazınsal tarafından seyretmiş olur. Kurgu zaten yapılmıştır, kimi kesmeleri okuyucu kendisi yapar. Metin üzerinde kurgusu yapılmış filmdir. Okumalıktır. Okunmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?