Reklamı Kapat

Bölgemizde savaş hiç bitmedi

Amerika’nın Irak’ta katlettiği Süleymani olayının ardından öyle anlaşılıyor ki, genel değerlendirme bu olayın yeni çatışmaları ve yeni bir savaşı tetikleyeceği yönünde. Olaya böyle bakınca da genellikle çözüm olarak bölgemizin yeni savaşı kaldırmayacağı, bunun için de serinkanlı olunması, meseleye diplomatik yollardan yaklaşılması yaygın şekilde dile getiriliyor. Olaya  benzer ama farklı bir açıdan bakanlar ise, ”Süleymani’nin öldürülmesinin bölgede kanlı bir sayfa açabileceğine dikkat çekiyorlar. Her iki durumda da bölgemizdeki mevcut durumun daha da ağırlaşacağı düşünülüyor. Böyle bir yaklaşım mevcut durumu izah bakımından yanlış da değil. Ancak olaya bu yönde bakıldığında sanki Süleymani katledilmeden evvel bölgemiz bir barış havzasıymış da, bunun bozulmasından duyulan tedirginlik dile getiriliyormuş görüntüsü çıkıyor. Halbuki işin gerçeği, bölgemizde ve özellikle İslam dünyasında uzun yıllardan beri çatışmalar, yani savaş bitmiş değil. Hatta, bölgemizde İsrail devlet olarak varlığını koruduğu sürece bölgemizin barışa kavuşması da mümkün görünmüyor. Çünkü İsrail’in yandaşı devletler ve yöneticileri Siyonistlerin Büyük İsrail hedefine ulaşmaları için her türlü desteği veriyorlar. Bunun sonucu olarak da bölgemizde sürekli çatışmaların devam etmesi, İsrail’in bu hedefine ulaşmasına yardım edici olarak kullanılıyor.

Siyonistlerin bu Büyük İsrail hedefine bir de ABD’nin, sahip olduğu güce güvenerek her istediğimi yapabilirim, bu benim hakkım yaklaşımı da eklendiğinde bölgemiz için barış hayalden öte geçmiyor. Buna bir de Haçlı-Siyonist ittifakının İslam düşmanlığı eklendiğinde bölgemizin uzun yıllardan beri neden bir kan gölü haline geldiği/getirildiği görülecektir. Bu bakımdan Süleymani’nin katledilmesi bölgemizde yeni bir kanlı sayfa açılabileceğinin değil, var olan kanlı sayfanın artabileceği anlamına geliyor. Hatta, diyebiliriz ki, Haçlı-Siyonist ittifakı kanlı ortamdan destek buluyor. Çünkü bunların kanla beslenen vampirlerden bir farkları yok.

Gücü hak sebebi sayan, ben güçlüyüm öyle ise her durumda haklıyım anlayışının savunucuları, dünyaya ne kadar barış, hak, huzur dersi vermeye çalışırlarsa çalışsınlar, bunun bir kandırmacadan ibaret olduğunu görüp, İslam dünyasının harekete geçmesi, ayağa kalkması gerekiyor. Özellikle de Müslüman ülkeler arasında var olan bazı farklılıkların çatışma sebebi haline getirilmesine bu Haçlı-Siyonist ittifakının katkısını görmek durumundayız. Bunu görmediğimiz sürece uzun yıllardan beri devam eden bölgemizdeki çatışmaları ve akan kanı görmezden gelmek gibi kanıksamışlık ortaya çıkacaktır.

Bu köşede geçmişte arada bir Üçüncü Dünya Savaşı’nın yaşandığına dikkat çekmeye çalışıyorum. Çünkü bölgemizde açılmış bir cephede devletler açıktan yer alıyor görünmeseler bile artık herkes biliyor ki, adına vekalet savaşı denen bir çatışma türü sürdürülüyor. Yani, bazı devletler oluşturdukları ve meydana sürdükleri terör örgütlerini araziye salmış bölge insanlarını birbirleri ile çatıştırıyorlar. Ve bu vekalet savaşlarının ardında ittifaklar halinde 60’ın üzerinde devlet perde arkasında çatışmaların içinde bulunuyor. Kısacası, bölgemizdeki kanlı sayfa hiç kapanmadı, Süleymani’ye yönelik saldırı da özellikle ABD ve İsrail’in bu kanlı sayfanın kapanmasını hiç istemediğini gösteriyor. Bu bakımdan İslam dünyasının bu kanlı oyunu görüp birlik oluşturması gerekiyor. Haçlı ve Siyonistlerin yanında bilerek ya da bilmeden saf tutmayı sürdürmeleri bu kanlı sayfanın kapanmak bir yana, daha kanlı hale geleceğini görmek durumundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?