Nankör olan kaybeder

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah, ilahtır ve O’nun ilahlıkta ikincisi yoktur. İlah; rızası gözetilecek, karşısında boyun eğilip kulluk edilecek, yardımı istenecek, hak ve adalet ölçüsünü koyan şey demektir. Bütün bu vasıfları ile Allah, âlemlerin rabbidir. Rabbimiz Allah; bütün insanların ruhlarını huzuruna almış ve onları kendi nefislerine karşı şahitler kılmak için, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti de onlar; “Evet orada seni rab bilip iman ve itaat edecek, yolunda yürüyeceğiz” demişlerdi. Allah, bu misakı kullarından kıyamet günü; “Biz bundan habersizdik” diyememeleri için almıştır. Bu misaktan sonra insanın üzerinden; anılmadığı, tanınıp bilinmediği uzunca bir zaman geçti. Sonra Allah insanı, harika bir karışım olan bir damla sudan yarattı. Ona verdiği nimetlerden dolayı deneyip imtihan etmek için onu işitir ve görür yaptı. Ona akıl ve kitapla doğru yolu, İslam ve adil düzen yolunu gösterdi. İnsan bu imtihan dünyasında ya şükreden bir kimse ya da nankör birisi olur. Allah’ın insana verdiği nimetleri saymak mümkün olmaz. Verilen bu nimetler karşısında insanoğlunun Allah’a ödeyeceği bir şükür borcu vardır. İnsan bu borcunu öderse kazanır. Nankörlük ederse kaybeder. İnsana ikram edilen dünya hayatının tek gerçeği vardır, o da Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah’ın rızası İslam’dır. Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler, bunu ancak itikat ve düzen olarak İslam ile elde edebilirler. İslam itikat ve düzen olarak bir bütündür. İslam’ın yarısı kendisi değildir. İslam; bir bütün olarak hayat nizamıdır. “Allah katında hak din; itikat ve düzen İslam’dır.” İslam; Allah’ın insanlara bildirdiği tek doğru yoldur. “Kim İslâm’dan başka bir din; itikat ve düzen ararsa, bilsin ki kendisinden böyle bir itikat ve düzen asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır” ilahi ihtarını insan ciddiye almalıdır. İslam, itikat ve düzen olarak mükemmeldir. Kıyamete kadar, insanlığın bütün ihtiyacına cevap verecek, onu saadet içinde yaşatacak hak ve adalet ölçülerine sahiptir. İslam, tek çözümdür, ondan başka bir çözüm yoktur.

NANKÖRLÜK

Nankörlük, itikat ve düzen olarak İslam nimetinin kıymetini bilmemektir. Kur’an ahlakı yerine Batı ahlakını ikame etmek, kadını, aileden, nesilleri ana şefkatinden mahrum bırakmak nankörlüktür. Bazı insanlar vardır ki, aslında İslam’a hasım hain oldukları halde dünya hayatına ilişkin sözleri, kahramanlık gösterileri, başarılı girişimleri, kolaycı ve çıkarcı projeleri hoşa gider. Ve böyleleri kalbindeki münafıklık ve çıkarcılık düşüncesine rağmen Allah’ı şahit getirip yeminler ederek dindar, sadık ve samimi olduğunu belirtirler ama o gerçekte, adil düzenin azılı bir düşmandırlar. Çünkü bu işbirlikçi kimseler, adil düzen yolundan sapıp faizci kapitalist düzene meylettiklerinde ve yürütmek için iktidar olduklarında, ülkede ve yeryüzünde bozgunculuğu esas alıp peşinden koşarlar. Kadını, tarlayı, çocuğu ve tohumu tahrip etmek için çaba gösterirler. Kur’an’da “hars” kelimesi kadın ve tarlayı “nesl” kelimesi ise çocuğu ve tohumu ifade için kullanılır. Allah ise, fitne ve fesadı bozgunculuğu sevmez. Kur’an bilgisinin yerine materyalist bilgiyi ikame etmek nankörlüktür. Materyalist bilgi insanı Allah’a karşı nankör davranmaya davet eder. Sosyal hayatı, İslam ile değil, AB müktesebatına göre düzenlemek nankörlüktür. Bu tercih toplumu çürütür. İstanbul Sözleşmesi, sosyal yapımızda İslam ile ilgili ne varsa hepsini elimizden alıyor. Faizci kapitalizmi “adil düzenin” yerine ikame etmek, nankörlüktür. Erdoğan ve ekibi Müslüman’dır. Yürüttükleri faizci kapitalist düzen Müslümanlık değildir. Faiz zulümdür ve Allah ve Resulüne karşı açılmış bir savaştır. 2020 yılı bütçesine Erdoğan ve ekibi 139 milyar TL faiz gideri koydu. Sadece bu hali Kur’an ile değerlendirsek uyanmamıza vesile olur. Allah’ın haram kıldığı şeylerde insanlık için hayır yoktur. Milli Piyango kumardır ve nankörlüktür. Anlamak isteyen için bir örnek yeter. Yönetimde, yargıda adaletin yerine kin ve nefreti, partizanlığı koymak nankörlüktür. Allah’tan başkasını, AB’yi, ABD ve İsrail’i “rab” edinmek nankörlüktür. Nankör olan eninde sonunda kaybeder.

TEFEKKÜR KRİZİ

Bugün, İslam dünyası ve insanlık âlemi bir tefekkür krizi yaşıyor. Akıl insana esere bakıp, o eseri yaratanı idrak etmek ve gösterdiği yolda yürümek için verilmiştir. İslam ve insanlık âlemi “işbirlikçilik” ile de saadet bulunabileceğine inanır hale gelmiştir. Hâlbuki “işbirlikçilik” insan ve cin şeytanlarının insanlığın yoluna döşediği önemli bir kitle imha silahıdır. Irkçı emperyalizm, materyalist Hıristiyan Batı değerleri ve ürettikleri köle düzeni ve hile rejimleri ile dünya ve ahiret saadetini kazanmanın mümkün olmayacağını herkesin görmesi gerekir. Batılı, alternatifsiz görmek nankörlüktür. Alternatifsiz olan İslam ve telkin ettiği adil düzendir. Dar bir açıdan, kapalı bir ufuktan, tereddütlü bakışlarla hayatı ve İslam’ı okumak mümkün olmaz. Herkes “ölünce ne olmak ister?” sorusu üzerinden tefekkür etmelidir. Siyaset nedir? Bilmeden herkes ileri geri konuşuyor. Siyaset; “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” diyen Allah’ın insanın sırtına yüklediği fıtri bir sorumluluktur. Bu sorumluluktan kaçan bir Müslüman, İslam’a itibar etmeyen işbirlikçiler tarafından yönetilir. İnancımızda siyasetin ne olduğunu lütfedip fıkıh kitaplarından okuyanlar, Milli Görüşçü ve de Saadet Partili oluyorlar. Çünkü Saadet Partisi alternatifi olmayan kapıyı tutmuştur. Alternatifi olmayan nedir? Düşünen görür. “Müslümanları bölmeyelim” diyerek, Saadet Partisi’ni faizci kapitalizmi benimseyen işbirlikçi siyasete destek vermeye çağıranlar, çarenin Saadet Partisi’nde olduğunu anladıkları gün kurtulacaklardır. Müslüman faizci ve zalim olabilir mi? Bu iş; akılla, gözle, kalple birlikte görebilme işidir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?