Reklamı Kapat

Yerli oto açılımı

Bir yerli oto furyasıdır gidiyor. Her şeyde özelleştirmeye giderken araç özel sektör mü kamu yatırımı mı olacak diye sorarak başlayalım.

Her şeyde şeffaf olacağız deniliyor ama zihinleri kurcalayan soruların cevabının çoğu bilinmiyor.Yapılan açıklamalara baktığımızda daha ortada net bir şey yokken her şey bitti, yüzde yüz yerli/milli, seri üretime geçmiş gibi mesajlar paylaşılıyor.

Geçtiğimiz yıllarda da piyasada yerli diye tanıtılan bir araç vardı. Bu da öyle olmaz umarız! Ayrıca aracın daha önce var olan bir ürünün Türkiye’de üretilmesi anlamına gelen bir anlaşma ile ortaya çıktığı konuşuluyor.

Aracın fiyatı ne olacak? Ekonomiye katkısı nasıl olacak? Dünyadaki otomobil pazarı ile ilgili planlama ne? Soruları çoğaltabiliriz.

Ancak her şeyi şova dönüştürmekte gayet mahir olan büyüklerimiz, bunu da hayli öteye taşıdı. 30 yıl önce başarılması gereken şeyleri bu kadar yıl geriden gelip gerçek devrim gibi pazarlamak bize has bir şey. Neyse öyle ya da böyle bir yerli otomobilimiz var. Tüm noksanlıklarına rağmen memnuniyetle karşılıyoruz.

Koparılan gürültüye ve yapılan yorumlara bakınca milletçe kafayı yemiş durumdayız. En makulü şu; “Türkiye’de Doğup, Türkiyeli Olup, Bu Ülkenin Suyunu, Ekmeğini Yiyip, Bu Ülkesinin Havasını Soluyup Şu Sevince Ortak Olmamak, Şu Onuru Yaşayamamak Ne Büyük Nasipsizlik!” İyi de kim bunlar? Var mı böyle birileri.

Yandaş gazete manşetleri de bu yorumlardan farksız: “Büyük Türkiye’nin muhteşem eseri”. Bir başkası: “Çılgın Türkler”. “Milletçe gurur günümüz!” “Yolun açık olsun Türkiye’m!” “Miras değil alın teri?” “Devrimin intikamı!”

2017’de, 2019’da yollardayız diyen gazete, şimdi de 2022’de yollardayız diye manşet atıyor. Sadece tarih değişmiş umutlar hep güncel. 2023 olur diye bekliyordum ama sanırım farkına varılmamış…

One minute gibi bir süreç yaşıyoruz. Hatta 15 Temmuz’u birebir yaşıyoruz. Tebrik etmezsen, sorgularsan; vatan hainisin.

Eleştirenler, “bu araç milli değil” diyenler hainlikle itham ediliyor. Mesele iş yapmaktan ziyade algıya oynamak, milletin duygularını istismar etmek. Hiçbir şeyi anlama değerlendirme ve tartışma zemini yok.

Hâlbuki açıkça itiraf etmeliyiz ki yerli otomobilde “Devrim”le başlayan ilk araç girişiminden 60 sene sonra değil aynı noktada olmak, daha geriledik. Çünkü o zaman yerli montaj iken, şimdi hazır paket servis İtalya’dan geldi. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız öncülüğünde 60 sene önce yapılan yerli otomobil tamamen yerli imkânlarla yapılmıştı, şimdi ise İtalya’dan hazırlanıp getirildi, daha fabrika dahi kurulmadı. O zaman soruyoruz hangisi daha yerli?

Gazeteci Mustafa Yılmaz’ın dediği gibi Araba Motoru 1960’ların yarışıydı. Arama Motoru 2000’lerin yarışı. Erbakan bugün yaşıyor olsaydı, “Araba Motoru” için değil “Arama Motoru” için uğraşırdı.

Şu çok iyi bilinmeli ki en çok kalkınma yanlısı olanlar Millî Görüşçülerdir. Ülkemizde kalkınmaya dair atılan adımların sonuna kadar arkasındadır. Bugün tanıtıma çıkan yerli otomobilimizin hayırlı olmasını temenni ediyor, kullanacağımız günleri özlemle bekliyoruz. Ama şunu da söylemeden geçmeyelim. Yerli tohumu olmayanın yerli otomobili olsa ne, olmasa ne?

Tüm yerli olan fabrikalar SEKA, şeker, tütün, Telekom, tank-palet vs. satıldı. Ne kadar güvenebiliriz? Şimdi sözde yerli otomobille ortada henüz netice de yokken kendimizi avutuyor gibiyiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?