Reklamı Kapat

2019 ne getirdi, ne götürdü?

Koskoca bir yıl daha geride kaldı yani ömrümüzden bir yıl daha gitti. Gitti de bu 2019 bize ne getirdi, bizden ne götürdü? Şöyle bir bakmak lazım. Bizi hoşnut eden, mutlu kılan ne var diye araştırıp yazmak istedik. Maalesef ki, öyle satırlar dolusu yazacak şey bulamadık. Mutsuzluk, umutsuzluk, huzursuzluk ve hüzün veren hususlara gelince, değil satırlar, sayfalar dolusu sıkıntılarımızı yazsak da bitmez. Milletçe hoşnut olduğumuz, sevindiğimiz hususlardan biri A Milli Futbol Takımı’nın Fransa’yı yenmesi ve yenilmemesi akabinde Avrupa Şampiyonası’na doğrudan katılması. Diğer spor branşlarında da gerek Avrupa gerek de Dünya Şampiyonaları’nda sporcularımızın elde ettiği başarılar milletimizi ziyadesiyle mutlu etti. Hele de asker selamına durmaları milletin milli duygularını okşadı. Bundan ötürü memnuniyetimizi ifade etmek kadirşinaslığımızın gereğidir.

Mutsuzluğumuza sebep olanlara gelince, enflasyonun durmaması, işsizliğin artması, KYK, EYT gibi mağdurlar ordusunun oluşması, engelli kamu personelinin atanmaması, kadın cinayetlerinin artması ve daha yazamadığımız nice bir sürü olay... Dış politikada ise ABD Başkanı Trump’ın zehir zemberek mektubu, Barış Pınarı Harekâtı’nın arkasından Amerikan heyetiyle anlaşılması. Daha sonra da Rusya ile benzeri bir anlaşma yapılması... Her iki anlaşmanın neticesinde de maalesef onların dediğinin olması ve anaların yüreğini yakan yüzlerce şehit... Mutsuzluğumuza ve umutsuzluğumuza sebep olacak daha nice olaylar...

“Hele de Doğu Türkistan’daki Müslüman kardeşlerimize yapılan zulüm ayyuka çıkmış, dünyanın dört bir yanında Müslümanlar bunu kınamışken, Türklük hamasetiyle ülkücülük idealinde mangalda kül bırakmayanlar, dağa çıkıp uluyacak kadar milliyetçi geçinenler, Doğu Türkistan’daki Müslüman Türkler için neden gıkları çıkmadı?” sorusunu sormak vicdan sahibi herkesin görevi olsa gerek.

Seferberlik zamanında Bayburtlu birinin yakmış olduğu bir ağıt vardır. Şöyle söylemiş:

“Bir sandığım vardı sırmadan, telden,

Bir çift yavrum vardı tomurcuk gülden,

Nasıl ayrılayım gül yüzlü yârdan.

Seneler seneler kötü seneler

Gide de gelmeye ah o seneler...”

Diyecek duruma geldik neredeyse...

Diğer bir taraftan asgari ücretlinin heyecanla ve dört gözle beklediği asgari ücretin tespiti hususu da ayrıca milletin moralini bozmaya yetti. Jestler, mestler derken adeta milletle alay edildi. “İşte size asgari ücret. Alın, elektrik, doğalgaz, kira faturalarınızı ödeyin. Çocuklarınızı okutun. Yiyeceğini, giyeceğini mükemmel bir şekilde alın, artanıyla da yazın Antalya’da plajlarda tatil yapın. İşte bu da bizim jestimiz” dercesine bir tavır, milletle alay etmek değil de nedir?

Yeni takviminiz hayırlı olsun. Hüzünsüz, kedersiz, gamsız, telaşsız, engelsiz ve sağlıklı nice yıllar temenni ediyoruz, vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?