Reklamı Kapat

Girift Bir Sezon; 2019

Evet, aynı başlıktaki gibi girift (karışık, iç içe geçmiş) bir 2019 yılı ve sezonun ilk yarısını yaşadık. Bu yüzden ben de sezonun ve yılın yapısına uyarak girift bir yazı yazacağım!

2019 yılının şampiyonu kimse istemediğinden, son haftalardaki performansı ile Galatasaray olmuştu. Takımın başında Fatih Terim olduğu için kimse şaşırmadı. Terim’li Galatasaray bu tip çok kupalar kaldırmıştı. 2019-2020 Cemil Usta Sezonu’nun ilk yarısını ise Sivasspor lider kapattı. Galatasaray şampiyonluk sevinci turu attığında Yiğidolar, küme düşme hattının 4 puan üstünde ligi bitirirken derin bir ohhh çekmişti. 2019 şampiyonu Galatasaray ile 2019 sezonunun ilk yarısını lider tamamlayan Sivasspor aynı yıl içinde yer değiştirmişlerdi sanki. Rıza Çalımbay ile sezona başlayan Sivasspor, istatistik tablolarına bakıldığında neredeyse yok gibi. Hava topu, korner ve isabetli şut istatistiklerinde var fakat onlarda da alt sıralarda yer aldılar. Ne topa sahip olma, ne gol krallığında, ne başarılı pas tablolarında bulunuyorlar. Tüm bunlara rağmen Sivas, ligin en çok gol atanı ve Galatasaray’dan sonra da en az gol yiyeni. Bu istatistik tablosu bize şunu öğretiyor: Sivasspor’un başarısı = Takım oyunu.

Yine liderin takipçisi Başakşehir Okan Buruk ile başarılı bir grafik sergiliyor. Abdullah Avcı’dan sonra acaba ne olur sorusu yanıtını bulmuştur umarım. Kimse vazgeçilmez değildir. Okan Buruk da takımın iskeletini kurup, yedek kulübesinde çay-kahve içenlerdendir. Başakşehir bu yıl adını Avrupa maçlarına da yazdırdı. İlkbaharda tek izleyeceğimiz Türk takımı unvanını aldı.

Lige hızlı başlayan daha sonra sakatlık ve cezalılar psikozuna girip oyun olarak olmasa da skor olarak bocalayan Alanyaspor son haftalarda toparlanmasını bildi. Erol Bulut ile Rıza Çalımbay’ı aynı yere koyarım. Her ne kadar Erol Bulut zirveden bir tık uzak olsa da, kıt bütçeler ile iyi takım kurdular ve bir sistemi oturttular. Tabi biz de şöyle bir durum söz konusu oluyor. Başkanlar bu tip sivrilen teknik adamların işlerine burnunu sokuyor ve bir anda her şey “püfff” bitiyor.

Beşiktaş, yeni yönetim ile müthiş bir sıçrama yaptı. Yeni yönetim yeni bir teknik adam istemedi. Avcı ile yola devam etti. Bu alınmış en doğru karardı ve bunun karşılığını da gördüler. Çünkü Abdullah Hoca da Erol Bulut ve Okan Buruk gibi hırslıydı başarıya ihtiyacı vardı. Beşiktaş tam yeriydi. Beşiktaş bir an evvel ikinci yarı başlasın istiyor.

Gelelim sezona çok iyi başlayan fakat daha sonra oyun ve oyuncu tercihleri ile hem yönetiminden hem spor basınından hem de taraftarlarından eleştiri alan Ersun Yanal’lı Fenerbahçe ve artık Ünal Karaman’lı Trabzonspor’a! (Diyemiyorum. Karaman son maç, son dakika, yılın son günü sürprizi patlattı ve istifa etti.)

Fenerbahçe de, Trabzonspor da çok iyi takım, önemli isimleri kadrolarında barındırıyorlar. Bu yüzdendir ki zirvenin yakınında ve şampiyonluğun da en güçlü adayları arasında yer alıyorlar. Ünal Karaman’ın istifası benim için şaşırtıcı olmadı. (Yazarın diğer yazıları bölümü var. Üşenmeden bir geri dönün bakın beni daha iyi anlayacaksınız.) Ünal Hocada istikrar yok. Bu olay takıma da yansıyor. Oyun ve oyuncu tercihlerini maçın gidişatına göre yapamıyor. Neden istifa ettiğini ya da gerçek nedenini kimse bilmiyor. Fakat bir gerçeği yeni öğrendim. Karaman’a ileriye dönük 2 milyon 250 bin Türk Lirası olan alacağının hepsinin verildiği gazetelerde ve internet sayfalarında yazılıydı. Yakında bu işin kokusu çıkar! Ünal Karaman’ın aynı durumuna Ersun Yanal da düşebilirdi ve hâlâ da düşebilir. 2019’un son günleri teknik adamlar açısından oldukça hareketli geçiyor. Karaman ve Yanal da başarılı sonuçların ardından birilerini hedef gösterip anlamsız açıklamalarda bulundular. Biri parasını aldı istifa etti. Diğerinin başında demoklesin kılıcı geziyor. Avrupa maçlarına yedek kadro ile çıkıp sineğin yağını hesaplayan bir yönetim ve teknik ekibin 2 milyon 250 bin TL gibi parayı hiç yaşanmayacak bir haftalar için verilmesi abesle iştigaldir.

Tekrar ediyorum, Trabzonspor da Fenerbahçe de bana göre şampiyonluğun en büyük adaylarındandır. Kadrosu ve taraftarı ile bunu teknik adamsız bile başarabilir. Hüseyin Çimşir’i yakından tanırım. Akıllı, efendi, dürüst ve hırslı bir kişiliği vardır. Bir Okan, bir Erol neden olmasın. Fenerbahçe’nin bu sezon bu tarz oyun ve sonuçlar alacağını daha önce ifade etmiştim. Hoca için yönetimin bir hafta süresi var. Haaaa Yanal ile devam derse bu tarz maçlar devam edecektir. Gücünü kontrol eder nokta işler yaparsa son haftaya bakarız.

Konya’nın futbolu artık izleyenlere keyif vermiyor. Bunun sorumlusu Aykut Kocaman’dır. Nerede o İstanbulspor’un başındaki Aykut? Görene aşk olsun. Sanki belli maçlar için Konya’nın başında duruyormuş gibi. Diğer karşılaşmalarda durumu idare eder gibi. Bu Aykut Hoca’ya hiç yakışmıyor. Kim bilir Karaman’dan boşalan Trabzonspor teknik patronluğuna 5 Mayıs 1996’da pası veren Erol Bulut mu, yoksa golü atan Aykut Kocaman mı getirilir bilinmez. Bizimkisi de bir başka bakış açısı!

Terim’e gelince evdeki hesabı çarşıya uymadı. Devre arası Galatasaray için daha yararlı geçecektir diye düşünüyorum. 2019 şampiyonu, 6 ay içinde tam zıt bir futbol ortaya koyuyor. Buna anlam vermek gerçekten güç. Tamamen Terim’in hatalarıdır. Şenol Güneş, Fatih Terim ve Mustafa Denizli’nin artık resim yapma, balık tutma, testi boyama zamanları gelmiştir. Bilemiyorum bu üçlüyü televizyonlarda yorumcu olarak görür müyüz? Önümüzdeki yıllar bakalım ne getirecek?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?