Reklamı Kapat

Usul Ve Vusul

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Size garip bir mahalleden bahsedeceğim. Mahallenin ana kapısından içeri girenler, girerken birbirini görüyorlar ve selamlaşıyorlar o kadar. Herkesin farklı bir dili ve dünyası var. Dil ve dünya farklı olunca kimsenin kimseye minneti, iltifat ve itibarı da olmuyor. Mahallenin ilk evinde oturan kimi sakinleri, merkezinde oturan kadim sakinleri için öyle şeyler söylüyorlar ki, ortaya konulan belagatin cevherli ve ibretlik cazibesi, herkesi sus pus ediyor. Sıfatlara takılıp, halim ve selim sakinlere burun kıranlar, sadakati ve itaati ihanet olarak görenler, nezaketi rafa kaldırıp, kabalığı tezgâha koyanlar, komşuluğu dürüstlük ve samimiyette değil, çıkarda arayanlar, enaniyet ve kibrini itibar diye sunanlar mahallenin huzurunu kaçırmaya devam ediyorlar. “Müminler kardeştir” esasını mahallenin hocası söylüyor amma, komşularının hukukunu gözetmeye gelince yarı yolda kalıyor. Mahallenin akil insanları ise, mahallede olup bitenden habersiz, meşgul oldukları işler ile mutlu bir ömür sürüyorlar. Mahallede yaşayan herkesin bir sözü oluyor, ancak bu sözler diğerinin özünü yaralıyor. Mahallenin uyum içinde olan, birbiriyle ülfet eden kimi sakinleri ise, uğradıkları haksız ithamlara rağmen mahallede yaşamaya devam ediyor. Mahallenin muhtarı ise, ilgilendiği sıfatlı adamlar ile görüşüyor ve rutin işleriyle meşgul oluyor. Bu mahalleye dışardan bakan imreniyor, yolu mahalleye uğrayan ise öyle bir azar işitiyor ki şaşırıp kalıyor. Mahallenin dillere destan çetesini, öğretmen eskisini, kabadayısını tanımayan kalmamıştır. Sizin mahalleniz bu mahalleye benziyor mu? Büyük davalar; kınayanın kınamasına aldırmadan mücadele edebilen dava delisi isimli, isimsiz kahramanlarla yoluna devam eder. Kahraman olmak, ispat iledir, iman ve yürek ister. İtaat ve sadakat iledir, nezaket, zarafet, şecaat, hidayet, feraset ve dirayet ister. Böyle olanlar, imha etmezler, ihya ederler. Kusur arayandan, dışlayandan, yarı yolda bırakandan, zehir kovası taşıyandan dava adamı olmaz. Dava adamı olanlar, bütünleşir, bütünleştirir. Görür, görmemezlikten gelmez. Moral vermek; itibar, iltifat, takdir ve teşekkür iledir.

OLMADAN OLMAZ

Usulü olmayanın vusulü olmaz. Peygamberimiz ve ashabının mücadelesi, bizim için önemli bir örnektir. Karşılaştıkları zorlukları, engelleri ve takındıkları tavırları düşünmemiz gerekir. Onlar gibi başaracağımıza inanalım ki kazanalım. İman olmadan, hiçbir zafer kazanılamaz. Sabır, sebat, azim, sadakat, salih amel ve hayra hizmet, imanın göstergesidir. İman; teşkilat halinde mücadele etmeyi gerektirir. Bir gayeyi gerçekleştirmek ve bir programı yürütmek için hiyerarşik bir düzen içinde bir araya gelerek faaliyet gösteren vasıflı ve yeterli sayıda insandan oluşan yapıya teşkilat denir. Teşkilat; aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen insanlar topluluğudur. Ben teşkilat oldum demekle, teşkilat olunmuyor. Her işin, her mücadelenin kendine has usulü ve eylemi vardır. O usul ve eylem göz ardı edilirse beklenilen sonuç elde edilemez. Tedavi için baytara değil, doktora gidilir. Evlere kapıdan girilir. Adil Düzen’e Saadet Partisi ile ulaşılır. Teşkilatlanmadan topluma önderlik yapmak mümkün olmaz. İslam; hakkı savunan, kötülüklere direnen teşkilatlı bir toplum olmayı emreder. Teşkilat demek, kadro demektir. Metal yorgunu olmuşlardan hayır gelmez. Sağlam duvar sağlam tuğla ister. Bunun için sürekli bir eğitim gerekir. Eğitimsiz teşkilat olmaz. Adil Düzen’in ne olduğunu bilmeyen bir teşkilat, toplumu ikna edemez. Milli Görüş ve Saadet Partisi sıradan bir hareket ve teşkilat değildir. İnsanlar Adil Düzen’i arıyor, öyleyse Saadet Partisi teşkilatları Adil Düzen’in ne olduğunu milletimize anlatacak. Bu anlatım yapılmadan olmaz. Bütün Milli Görüş kadrolarının yoğunlaşacağı en önemli şey, insanın yaşadığı her yerde var olmaktır. Var olmak usuldür, tebliğ yapmak vusuldür. Tebliğ yapmak, kavga etmek, had bildirmek değil, ikna etmektir.

ALLAH İÇİN SEVMEK

Sevmeyen ve sevilmeyende hayır yoktur. İttifak etmenin, kaynaşmanın esası, Allah sevgisidir. Allah için olmayan sevgide hayır yoktur. Birbirini Allah için sevenler, Müslüman’dır. Allah için sevmek, Allah için kızmak imandır. Bir topluma sevgi, şefkat ve merhamet hâkim olursa orada itimat ve güven olur. Allah için sevenler, birbirlerine güven duyarlar, aralarında karşılıklı yardımlaşma olur. “...İyilik ve takvada yardımlaşın. Günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası çetindir” ilahi esası fert ve toplum vicdanında yer eder.

Görülüyor ki, sevgi, şefkat ve merhamet itimadı, itimat ise hayır ve takvada yardımlaşmayı sağlar. Allah sevgisi ile kenetlenen bir toplum “isar” derecesine yükselir. İsar dava kardeşini kendi nefsine tercih etmektir. Kurtuluşa erenler, kendisini nefsinin cimriliğinden koruyabilendir. Birbirini seven, itimat eden, yardımlaşan ve dava kardeşini kendi nefsine tercih eden bir teşkilatta, itaat ve sadakat olur. Verilen görevler nefse hoş gelse de, gelmese de seve seve, büyük bir heyecan ve şevkle yapılır, fedakârlık yarışı başlar. Milli Görüş topluluğu, kardeşliğe, “Müminler ancak kardeştirler” esası gereği büyük önem verir. Aralarında kibir, haset, kin ve düşmanlık bulunmaz. Küçükler, büyüklerini hürmet edip sayarlar, büyükler ise küçükleri sevip gözetirler. Milli Görüş kadrolarının, teşkilat okulunda gördüğü eğitimle şu hususları gerçekleştirmesi kolay olur. 1. İmanı ve cihadı bütün diğer işlerin önüne almak, önce dava diyebilmek. 2. Yaşantımızı İslam’ın kendisi yapmak. 3. Davaya hizmetin heyecanı ve aşkıyla yaşamak. 4. Takatimizin sonuna kadar cihadımızı sürekli ve devamlı kılmak. 5. İhlâs ve samimiyetten ayrılmamak. İnsanlar önemsedikleri işlere öncelik tanırlar. Bir Milli Görüşçü; imanını ve cihadını önemser. Adil Düzen’i hayata ikame etmek için yapılacak çalışmayı öncelemek imanın gereğidir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?