Reklamı Kapat

Günahlar Müslüman’ı kâfir etmez

Din konusunda bir karar, hüküm, fetva verirken hayali adamlar üzerinden veya hasım olduğunuz adamlar üzerinden karar vermeyin.

O sözün veya davranışın, sizin ananızda, babanızda, kardeşlerinizde olup olmadığını araştırın ve ondan sonra yazın veya söyleyin.

Allah rahmet eylesin, Ömer Nasuhi Bilmen hoca efendinin, Büyük İslam İlmihali isimli eserinin “Zelletü’1-Kari” yani harflerin çıkışlarına göre namazın olup olmadığını anlatan başlığı altında 435-474 nolu maddeleri okuyun.

Sonra da anne ve babanıza Fatiha süresini okumasını isteyin veya kendiniz iyi bir Kur’an okuyucusuna Fatiha süresini okuyun ve “Bu okuyuşumla namaz olur mu?” deyin.

1920’den sonra doğan Müslümanlarımızın yüzde doksanı, benim annem ve babam merhumlar da dâhil “Kulhü” demezler, “Kulfü” derlerdi.

“Namazınız olmaz” demeden doğrusunu öğretmek gerekir.

Neredeyse okumuşlarımızın tamamı 200 yıldır Batı eğitiminden geçmektedir.

Kültür kapları ağzına kadar batıl ile doluyken bile, “Müslüman” kelimesinin tadına varıyorlar ve onun şemsiyesinden çıkmak istemiyorlar.

Onun için biz, dünyadaki sekiz milyar insanın Müslüman olması için çalışırken, “Ben Müslüman’ım” diyenlerin yanlış söz ve hareketlerine bakarak, onları İslam dışına itivermeyelim. Ama doğrusunu söyleyerek ve yaparak öğretelim.

Sevgili Peygamberimiz, Müslüman birinin, İslam’ın dışında bir dinin yeminini ederse onun yalancı olduğunu ama kâfir olmadığını ifade etmek için:

“Kim, İslam’ın dışında kalan din üzerine yalandan yemin ederse, o söylediği gibidir.” Yani yalan söylemiştir. (Buhari, Sahih, K. Edeb, bab 73 Men keffera ehahü)

Yalan da büyük günahlardandır. Ama kâfir olmaz.

“Bizden değildir” hadisleri:

Sevgili peygamberimiz:

“Kur’an’ı teğanni ile okumayan bizden değildir” derken Kur’an okuyan Müslüman’ı İslam dışına çıkarmak değil, o okuyuşun tecvitsiz ve ses güzelleştirmesi olmadan, Sevgili Peygamberimiz ve ashabının okuyuşuna benzemediğini kastetmiştir. (Buhari, Sahih, K. Tevhid, bab 44 Leyse minna, Beyhaki, Şuab’ül-İman, 19. Şube, faslü Ta’zım’ül Kur’an Hadis no 2375).

Sevgili Peygamberimiz, yiyecek maddesi satan birinin yanına varıp çuvalın içine elini daldırdığında üstü kuru altı yaş olan malı görünce:

“Aldatan bizden değildir” buyurmuş. (Ahmet Müsned, Ebu Hüreyre hadisi).

Bu yanlışı yapan da sahabeden biridir. Yaptığı iş, Müslüman’ın yapacağı iş olmadığını, Müslüman’a yakışmadığını ifade etmiş ama bu sözle onun kâfir olduğunu kastetmemiştir.

“Büyüklerimize saygılı, küçüklerimize merhametli olmayan, iyiliği emretmeyen, kötülüğü engellemeyen bizden değildir” (Tirmizi, Sünen, K. Ebvab’ül Birr vesıle, Bab 15).

Bu hadisi rivayet eden Tirmizi, hadisin hemen ardından, “Bizden değildir” bölümünü, “Bizim gibi değildir, bizim edebimiz gibi değildir” diye açıklarken, “Kâfir oldu” anlamına gelmesini engellemiş.

Ebu Cehil’in kızı Ümmü Said, Müslüman bir hanım iken erkek gibi giyindiğini görünce Sevgili Peygamberimiz:

“Erkeklere benzeyen kadın, kadınlara benzeyen erkek, bizden değildir” derken kıyafetin yanlışlığı, anlatılmış ama kafirliği kastedilmemiş. (Ahmet Müsned, Abdullah bin Amr bin As hadisi).

Yine Sevgili Peygamberimiz:

“Bir kavme/millete benzemeye çalışan, onlardandır” (Ebudavud, Sünen, K. Libas, Bab 59).

Bu hadisi şerifin açıklanması gerekir.

İman konusunda benzemeye çalışmak o kişiyi kâfir yapar.

Mesela, Hıristiyanlar, “İsa Allah’ın oğludur” diyorlar. İslam ümmeti içinden biri çıkıp da çok sevdiği bir zat için, “O Allah’ın yeryüzünde görünen ve onun adına iş yapandır” derse kâfir olur.

Veya yürekten, “Ben Allah’ın kitabı Kur’an’a göre hareket etmem, filanların kurallarına göre hareket ederim” derse tehlike.

Yoksa yukarda, “Bizden değildir” bölümünde olduğu gibi amel/eylemde benzerlik olursa, duruma göre mekruh veya haram işlemiş olur ama kâfir olmaz.

Hazreti Ali’ye (Allah ondan razı olsun) bile, “Kâfir oldu” diyen hariciler gibi olmayalım.

Yoksa Sevgili Peygamberimizin:

“Bir kişi, mümin kardeşine ‘kâfir’ dediğinde o ikisinden biri kâfir olur” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Edeb, bab 73 Men keffera ehahü). Yani o “kâfir” dediği kişi Allah katında kâfir değilse o söz, söyleyene döner.

Müslüman’a “kâfir” diyen kâfir olduğu gibi, kâfirliği kesin olan birine de, “Müslüman” diyen de kâfir olur.

Haydi, hep birden, geçmiş günlerimizde yaptıklarımız ve söylediklerimizin kötü olanlarına tevbe edelim ve bu günden başlayarak İslam’a aykırı iş yapmamaya karar verelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

nedim - hocam, sizin de söylediğiniz gibi Hariciler başta Hz Ali Ra ile ashabı küfür olmayan meselelerden tekfir etmişler.yeni okudum hocam Hz Ali ra onları"küfürden korktukları için böyle yaptılar"diyerek tekfir etmedi.hatta sahabenin icma ile haricilerin müslüman oldukları geçer.o malûm hadise göre neden küfür onlara dönmedi.ne yani sahabe bu hadisi bilmiyormuydu da Resulullah a karşı mı çıktı.yoksa bu hadisin sebebi vuruşunda nefsi tekfir yani delile binaen değil olduğu için olmazsin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 10:56

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?