Reklamı Kapat

Suçlama yerine!

Kanal İstanbul projesi ile ilgili tartışmalar giderek artan bir suçlama kampanyasına dönüşmüş bulunuyor.

Kanal İstanbul projesinin hayata geçirilmesinden yana olanlar karşı olanları şuursuzluk ve gayr-i millilik ile suçluyorlar.

Dahası suçlamayı “hainliğe” kadar götürenler bulunuyor.

Aynı şekilde Kanal İstanbul projesine karşı çıkanlar da illa yapacağız diyenleri ihanet, cinayet ve felaket suçlamaları ile köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar.

Taraflar birbirlerini böyle suçlayacakları yerde bir masanın etrafına oturup da ikna etmeye çalışsalar fena mı olur?

Yani Kanal İstanbul projesinin hayata geçirilmesi ile neler kazanılacağı dosyalansa ve muhalefet edenlerin önüne bu dosya konulsa.

Pek tabii neler kazanılacağına ilişkin bilimsel veriler de bu dosyada yerini almış olsa.

Sonra da “arkadaş karşı çıkıyorsun ama bu kanal tamamlandığı zaman ülkemiz şunları kazanmış olacak” denilse, ne kaybedilir?

Bir anlaşmazlık konusunu tartışarak ve karşı tarafı ikna ederek çözmeye çalışmak onları “şuursuz” ya da “gayr-i millisiniz” diye suçlamaktan evla değil midir?

Böyle bir yol niçin tercih edilmez, bileniniz var mı?

Böyle bir yol iktidar tarafından tercih edilmiyor çünkü gerilim politikaları işlerine daha çok geliyor.

Peki, ana muhalefet niye aynı politikayı tersinden izliyor?

Yani Kanal İstanbul’un illa hayata geçirilmesini isteyenleri ihanet, cinayet ve felaket suçlamaları ile köşeye sıkıştırmaya çalışma yerine hazırlanacak bilimsel dosyalar ile bu işin doğuracağı zararlar niye karşı tarafa anlatılmaz?

“Siz illa ki bu kanal açılmalı diyorsunuz ama böyle bir kanal açıldığı zaman ülkemiz şu sorunlarla karşı karşıya kalacak” diye bilimsel görüşler ortaya konulsa ne kaybedilir?

Her iki tarafta bilimsel görüşleri ortaya koymaktan çok kulaktan dolma bilgilerle birbirini köşeye sıkıştırmaya ve kamuoyu önünde mahkûm etmeye çabalıyor.

Kısır bir döngü içine giriliyor ve sürekli kavga ediliyor!

İktidar ile muhalefetin bu kadar zıtlaşmasını ülke geleceği açısından hayra alamet bir gelişme olarak görmüyoruz.

Tamam, birinin çok doğru olarak gördüğü şeyi ötekisi çok yanlış olarak kabul edebilir.

Ama bu ne şuursuzluktur, ne gayr-i milliliktir, ne ihanettir, ne cinayettir ve ne de felakettir. Ülke sorunları hakkında görüşlerin farklılık arz etmesi aslında bir zenginliktir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?