Reklamı Kapat

Kanal İstanbul Hakkında Bunlar da Konuşuluyor…

Siyasi partilerin eleştirileri, bakış açıları bir süredir kamuoyunun malumu.

Uzmanlarla konuştum, Kanal İstanbul’u…

*  Deniliyor ki, “Kanal İstanbul’un tanker trafiğini rahatlatacağı söyleniyor. Doğru, ama bu tankerler İstanbul için bir saatli bomba. Teknoloji artımıyla birlikte buradan geçişler daha güvenli hale getirildi. Yatırımlar daha da artırılabilir. Bu bir tehlike mi? Tehlike. Şimdi bu tehlikeyi Boğaz’dan alıp Kanal İstanbul’a atıyoruz. Çünkü bu kanalın geçeceği yerlere yeni yerleşim yerleri inşa edilecek. O zaman sevmediğimiz İstanbulluları buraya mı atacağız?”

*  Deniliyor ki, “İstanbul‘un endemik anlamda çok değerli olan -endemik, nadir rastlanan ve sadece bu bölgede bulunan- bitki ve canlı türleri büyük oranda yok olacak. İki kıtanın birleştiği nokta olması hasebiyle iki yarı denizin birleştiği karasal bir konumu itibariyle çok özellikli bir yer. Çok özgün bir eko sisteme sahip bir alan. Bu eko sistemin tam ortasından bir kanal geçiriyorsunuz. Bu sistemi dağıtıyorsunuz. Parçalara bölüyorsunuz. Bu eko sistemin yaşama şansını engelliyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz eko sistem piramidin parçaları gibidir. O piramidin bazı parçaları kanalın bir tarafında diğer parçaları da kanalın diğer tarafında kalacak.”

*  Deniliyor ki, “Karadeniz ile Marmara Denizi arasında uzmanların söylediği 15 cm’lik bir yükseklik farkının olduğu. Bu 15 cm’lik yükseklik farkının da şuna tekabül edeceğini belirtiyorlar: ‘Eğer bir kanal açılırsa Karadeniz‘in suyu Marmara‘ya doğru akacak...’ Oysa boğazda harika bir sistem var. Üstten Karadeniz‘in suları Marmara‘ya akarken alttan da Marmara’nın suları Karadeniz‘e akıyor. Oysa Kanal İstanbul projesiyle böyle bir şey olmayacak çünkü bunu biz yapacağız. O yüzden Karadeniz direkt olarak Marmara‘ya akacak. Biyoçeşitliliği ve ekosistemi tamamen bozacak!”

*  Deniliyor ki, “Bu proje uluslararası anlaşmalara aykırı unsurlar taşıyabilir ve hiçbir ticari gemi buraya gelmez.”

*  Deniliyor ki, “İstanbul’daki ekolojik hayat ortadan kalkacak. Bugüne kadar korunmuş olan Kuzey orman alanlarıyla ilgili bir kırmızı hat var. Bu alanda yapılaşmayın deniyor. Bu alanın yapılaşmaya açılması demek İstanbul‘un doğal kaynaklarını, orman alanlarını tehdit etmesi demek. Bu alan şu anda İstanbul’un tarım toprakları. İstanbul‘da tarım faaliyetleri bu alanda sürdürülüyor. Korunması gerektiği söylenen bir fonksiyon verilmeyen alanlar. Bu Kanal projesiyle bu alanları yapılaşmaya açmamamız imkânsız.”

*  Deniliyor ki, “Burada arkeolojik eserler var. Bu arkeolojik değerleri de yok mu sayacağız?”

*  Deniliyor ki, “İstanbul 1990’lı yıllarda çok büyük su problemleri yaşadı. İstanbul’a günde sadece iki saat su verilen dönemler oldu. Bu proje İstanbul’un o günlere geri dönmesi anlamını taşıyacaktır. Bu projeyle birlikte Terkos Gölü ve Büyükçekmece Gölü kaybolacaktır. Küçükçekmece Gölü şu anda havza değil. Proje konuşulan bölgede yapılırsa yeraltı sularını kirletecek. Bir tuzlu su hattı geçireceksiniz, 25 metre derinliğinde. Ya da betonlayacaksınız, betonlasanız bile, o suyun yeraltı sularına karışması kuvvetle muhtemel. Yeraltı suları nereye gidecek? Büyükçekmece ve Terkos Gölü‘ne gidecek. Yağmur suları ile birlikte onları oraya taşıyacaksınız…”

***

Kızmazsanız, bir şey söyleyebilir miyim;

İşin güvenlik kısmıyla alakalı -eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ başta olmak üzere- eleştirileri de göz önüne aldığımızda; bütün bu hususların daha geniş platformlarda konuşulması, değerlendirilmesi gerekir mi, gerekmez mi?

BİR ÖNERİ!

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kanal İstanbul hakkındaki eleştirileri cevaplarken şu cümleyi kullandı;

“Kanal İstanbul bir siyasi partinin ya da belediyenin projesi değil, devlet projesidir.”

Peki, o zaman şöyle bir yol izlenemez mi; Sayın Cumhurbaşkanı -TBMM’de gurubu olan ya da olmayan, Meclis’te temsil edilen ya da temsil edilmeyen- tüm siyasi partilerin genel başkanlarını bir masanın çevresine davet ederek, genel başkanlara Kanal İstanbul hakkında geniş kapsamlı bir brifing verilemez mi?

Bu toplantı basına kapalı bir toplantı da olabilir.

Neden bunu söylüyorum; zira konuyla alakalı çok farklı görüşler, çok farklı mülahazalar var… Bir taraf ‘yapacağım’ diyor, diğer taraf işin sakıncalarını sıralıyor…

Bir elin nesi var, iki elin sesi var!

Gerçekten böyle bir bilgilendirme toplantısı yapılsa, farklı fikirler ortaya konsa ve oradan bir konsensüs çıksa faydalı olmaz mı?

EN KISA VE KESİN İFADE İLE HARAM!

Miladi yılbaşı yaklaşıyor, birkaç gün kaldı…

Geçenlerde milligazete.com.tr’de okudum;

*  Devlet eliyle yapılan piyango milyarderleri bilinenin aksine ikramiyeleri kazandıklarına bin pişman!

*  Piyango kazandıktan sonra huzurları kaçarak hayatları alt-üst olan talihlilerin(!) son pişmanlıkları…

*  Mesela, piyangodan 10 milyon TL kazanan 74 yaşındaki Y.A’nın yüzü bir türlü gülmedi. Önce 6 milyon TL verdiği oğulları tarafından terk edildi, sonra da 7 ay önce evlendiği eşinden ayrıldı.

*  Mesela, Denizli’de yaşayan M.S’nin piyango biletine 40 yıl önce para çıktı. M.S, yaşadığı baraka tipi evde donarak öldü.

*  Mesela, A.A, çay ocağı işletirken 2004’te sayısal lotodan 543 bin YTL kazanır. Ailesini kaybeden A.A’nın pişmanlık dolu sözleri ise şöyle: “Hayal edemeyeceğim kadar zengin oldum, ama hayatım da alt üst oldu. Huzurum kaçtı. Çıkan para beni perişan etti.”

* Mesela, Denizli’de marangoz olarak geçimini sağlayan O.K, sayısal lotodan 340 milyar lira kazanmıştı. İki çocuk babası O.K’nın ilk işi, eşinden boşanmak olmuştu.

***

Ne hayatlar var. Okuyup ibret almak lazım, öncelikle…

Sözün özü; haramla saadet, huzur olmaz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Can - İstanbul şu an yaşanmaz bir şehir ya, bitik ya! Bu kanaldan sonra 10 kere bitik olacak ve şehir daha da yaşanmaz hale gelecek. İSTANBUL'A İHANET ETMEYE D-E-V-A-M!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Aralık 12:11
01

eyüp - DEVLETİN BİR GÖREVİ DE I BU MİLLETİ KUMAR,FAİZ,FUHUŞ GİBİ HARAMLARDAN KORUMAK OLMALI...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Aralık 11:18

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?