Reklamı Kapat

Kültür Emperyalizminin Etkileri

Emperyalizm, hammadde ihtiyacını sömürgecilik vasıtasıyla karşılayan ve sanayileşmeyle birlikte ekonomik üstünlüğü ele geçiren kapitalist devletlerin, ekonomik üstünlüğün avantajını kullanarak sömürülen ülkelere hâkimiyet kurmasıdır. Kültür emperyalizmi ise emperyalizmin ikinci aşamasıdır ve sömürgeci devletlerin kültür ve ideolojilerini yine gücü vasıtasıyla sömürülen devletlere empoze etmesidir.

Emperyalist ülkelerin, hâkimiyet alanına aldıkları devletlere bütün kültürel öğelerini değiştirmeye yönelik planlı ve programlı çalıştıkları, bunu gerçekleştirebilmek için kitle iletişim araçlarını ustaca kullandıkları görülmektedir.

Kültür emperyalizmi, sömürgeci ülkelerin ekonomik ve siyasi gücünün etkisiyle ortaya çıkar ancak, ekonomik sömürünün devam etmesi için de kültürel emperyalizmin sömürülen ülkeleri esir alması gerekir ki sömürgecilik faaliyetleri devam edebilsin. Yani kendi kültürel değerlerini muhafaza eden toplumlar, sömürüye başkaldırabilir. Bu bakımdan emperyalist devletler, gerek ekonomik gerekse kültürel kuşatmaya ihtiyaç duyar. Bu faaliyetlerini yürütürken de kullandıkları büyülü kelime “küreselleşme”dir.

Küreselleşme, kültür emperyalizminin yayılma aracının adıdır. Maddi refahı elinde bulunduran sömürgeci devletlere ait bütün kültürel öğeler, sömürülen ülkelere “küreselleşme” maskesiyle ihraç edilir. Böylece insanların sosyal hayatı, emperyalist devletlerin kültürel öğelerini içselleştiği, hatta onların çizdiği hedefleri gerçekleştirmenin bir parçası olur.

Medeniyetin en temel unsurları “inanç, hukuk, ahlak, sanat ve edebiyat”tır. Emperyalist zihniyet de etkisi altına aldığı toplumun inancına, hukukuna, ahlakına, sanat ve edebiyatına müdahale eder. En etkili müdahale aracı da medyadır. Medya sömürgeci devletlerin elinde keskin bir kılıçtır, baskı aracıdır. Kitle iletişim araçlarını ustaca kullanan emperyalist devletler, sömürülen ve ezilen toplumların inancını, hukukunu, ahlakını, sanat ve edebiyatını örtülü bir müdahaleyle tahrif eder ve yerine kendi inancını, kendi hukukunu, kendi ahlak anlayışını, kendi sanat ve edebiyat anlayışını empoze eder.

Batı’nın sömürgecilik vasıtasıyla İslâm ülkeleri başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki yeraltı ve yerüstü kaynaklarını elde ettikten sonra, sanayi devrimiyle birlikte teknolojiye çevirmesinden itibaren ortaya çıkan süreç, günümüzde şekil değiştirerek devam etmektedir. Bir taraftan geleneksel sömürü sistemini devam ettiren emperyalist ülkeler, diğer yandan da modern sömürü düzeni çarkını kurmuştur. Adına “medeniyet” dedikleri ve kan, gözyaşı ve sömürü üzerine inşa ettikleri sömürü düzenlerini devam ettirmek için daha fazla sömürmek gerektiğine inanan emperyalistler, sömürünün geleneksel şekliyle elde ettiklerinin milyon katını modern sömürü yöntemiyle gerçekleştirmektedir.

Emperyalist devletler, bir taraftan toplumları dinamik tutan kültürel değerlerini maddi güçle baskı altına alıp toplumları tek tipleştirmeye (küreselleşme maskesiyle) çalışırken, diğer yandan da kendi kültürlerine ait ne kadar değer varsa bunları kitle iletişim araçlarıyla pazarlamakta, cazip hale getirip ekonomik pazar oluşturmaktadır. Böylece hem kültürel hem de ekonomik sömürüyü aynı anda gerçekleştirmektedir.

Günümüzde İslâm ülkeleri başta olmak üzere tüm sömürülen ülkeler, kültür emperyalizmine yenik düşmüştür. İnançtan hukuk sistemine, ahlakî dejenerasyondan sanat ve edebiyata kadar birçok alanda emperyalist dayatmaya direnemeyen, günden güne dayatılan emperyalist kültürü benimseyen ve böylece emperyalistlerin sömürü çarkının devam etmesini, günden güne daha da güçlenmesine zemin hazırlayan Batı taklitçisi sömürgeler, dini ve milli değerlerini muhafaza için geç kalmış değildir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?