Reklamı Kapat

Kanal İstanbul erken seçime sebep olur mu?

Kanal İstanbul ile başlayan tartışmalar öyle bir boyut kazandı ki, sanki bir “erken seçim” olacakmış hissiyatı uyandırıyor. Sebebine gelince Kanal İstanbul’un yapılması veya yapılmaması durumundaki sonuçların millet menfaatine getirisi ve götürüsünün iç yüzünü topluma ne iktidar ne de muhalefet maalesef anlatmıyor. Ne yazık ki bu tartışmalar kör dövüşünden öteye gitmediği gibi, içinde bulunduğumuz problemlerin çözümü için de hiçbir fayda sağlamıyor. Konuyu “sen, ben” diyerek, partizanca yaklaşarak ve perde arkasındaki tabloyu milletten saklayarak sarf ettikleri bu gayreti açıkça fark etmekteyiz. Belki de “erken seçim” düşüncesiyle, seçimi kaybetmeme uğruna iktidarın küçük ortağı, Cumhur İttifakı’nın genişletileceğini söyleyerek Cem Uzan ve Doğu Perinçek gibi şahsiyetleri bu çatı altına alabileceklerini açıkça ifade ediyor. Geçmişte mevcut iktidar ve ortağıyla kanlı bıçaklı olan bu iki zatın ittifaka davet edilme düşüncesi bize adeta şunu düşündürüyor: “Beka sorunu var diyerek, terörist başıyla diyalog kuran bu ittifak, gelecekte, ‘FETÖ’yü de bu çatı altına alalım’ demeyecekleri ne malum?” Çünkü bunlar zamanında bir davanın savcısı olurken, sonra aynı davanın avukatı olabilmişlerdi.

Evet, bugünlerde bu düşünce tarzıyla iktidarın ekonomiyi, asgari ücretliyi ve engelliyi düşünecek ne vakti ne de alakası var. Yaklaşık iki yıldır memuriyete ataması yapılmamış engelliler, örgütlerinin gayretiyle, bağırıp çağırmasıyla, bakanlık nezdinde baskı oluşturması neticesinde bu ay içinde halk deyimiyle bir “utanma pazarı” atama yapacaklar. Kamudaki engelli açığı 60.000 iken, atanacak engelli sayısı yalnızca 600. Bu durumda engelli işsizliğine nasıl çare olunacak? Daha kaç yılda çözülür bu problem? Orasını Allah bilir.

Engellilerin bugünlerde sıkça serzenişte bulundukları bir problem de tutuklu engellilerin cezaevlerinde karşılaştıkları sıkıntılar... Görme engelliler için Braille alfabesiyle yazılı materyallerin olmaması, görsel programlarda betimleme yapılmaması, işitme engellilerin infaz memurlarının işaret dilini bilmemesinden kaynaklanan problemleri, ortopedik engelliler için tuvalet hususundaki sıkıntılar bize kadar ulaşan feryatlardır. 

Diğer bir taraftan da asgari ücretlilerin feryatları var... Liberal ekonomilerde iktidarlar devamlı işverenin yanında tavır takınmışlar. Asgari ücreti ona göre belirlediklerinden maalesef şimdi asgari ücret açlık sınırının altında. Bundan daha iyisini beklemek de hayal gibi. Bu hususta yetkililerin tutum ve davranışlarına bakıldığında enflasyonu %10 gibi gerçek dışı bir rakamla ifade etmeleri, 2000 model zamlara bakıldığında ise %23’ten aşağı olmama tablosu bize neyi gösteriyor? Bu, aslında kapitalist sistemin getirdiği bir sonuçtur. Yani Derviş modeline devam edildiği müddetçe de bunun çaresi yoktur... Çare, milletin uyanması, vatandaşlık bilincine erişmesi ve ona göre karar vermesidir... Rabbim herkese akıl, şuur ve izan nasip etsin, vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?