Reklamı Kapat

İslâm birliği bir zorunluluk!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

DÜNYANIN gidişatı; yeryüzünü fesada veren, insanlığa kan kusturan, huzur ve barıştan eser bırakmayan sömürgeci güçlere bırakılamaz. Tarih gösterdi ki, dünyanın huzur ve barışını ancak insan sevgisiyle dopdolu, şefkat ve merhamet sahibi Müslümanlar sağlayabilir. Selahattin Eyyûbî’ye karşı 3. Haçlı Seferi’ni başlatan İngiltere Kralı 1. Richard’ı; Fatih’e karşı Bizans’ı savunan Kral Konstantin’i karşılaştırdığınızda aradaki farkı görebilirsiniz.

Erbakan Hoca ömrünü İslâm Birliği’ne, hak ve adalet merkezli bir dünya inşasına adadı. 1997’de D-8’leri kurarak İslâm Birliği’nin çekirdeğini oluşturdu. Yeni Bir Dünya kurma çalışmaları kesintisiz sürüyor. Erbakan Hoca, huzur ve barış dünyasının kurulmasını amaçladı. Diğer İslâm ülkelerini de içine alarak D-60’ları; sömürülen tüm ülkelerle birlikte de D-160’ları oluşturmayı hedefledi. 

İslâm Birliği’nin 2. aşaması olan 60 İslâm ülkesi, 1997’den bu yana her yıl kongrelerini yapıyor. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği (MTB) adı verilen kuruluş geçtiğimiz hafta sonu ESAM’ın öncülüğünde 28. Kongresi’ni Ankara’da yaptı. Toplantıya 60 İslâm ülkesinden 120 civarında temsilci katıldı. Kongrede özellikle, zulümlerin yoğun yaşandığı ülkelerin durumları ve çözüm yolları ele alındı.

Kongrenin açılışını yapan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, “İslâm âleminin en kritik, en matemli döneminde bu kongrenin yapıldığını” hatırlattı: “Batı, Fas’tan Endonezya’ya Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) başlattı. İslâm’ı yıkmak için pek çok İslâm ülkesini işgal etti. Ilımlı İslâm Projesi’ni ortaya koydu.”

YENİ BİR DÜNYA İNŞASI

KONGRENİN “tema”sı problemlerin çözümüne yönelikti: “Yeni Bir Dünya İçin Barış, Adalet ve Merhamet.” Sömürgeci Batı’nın güdümündeki dünya yaşanmaz hale gelmiş; sorunları çözecek İslâm dünyasını da hedefine koymuştu. İslâm dünyasında milyonlarca can heba olmuş, nice ülke ve şehirler viraneye dönmüştü. Müslümanların tehlikeyi fark edip beraberce problemlerine el atması gerekiyordu. MTB kongrelerinin amacı bu uyarıyı yapmaktı.

Kongrede konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, savaş ve işgaller yüzünden 71 milyon insanın ev ve yurtlarını terk ettiğini; 2.5 milyon çocuğun hayatını kaybettiğini anlattı: “Dünyanın 402 yerinde çatışma, iç savaş veya karışıklık var. 360’ı İslam coğrafyasında… Böyle bir dünyada huzur ve barıştan söz edilemez.”

Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, İslâmî kaynaklar ışığında geçilen süreci değerlendirdi: “Allah kâfirlerin üstün gelmesine fırsat vermez. Problemin asıl sebebi İslâm toplumunun dinlerinin esaslarından uzaklaşmasıdır. Değilse, Allah yardımını gönderirdi.”

Allah müminlere, “Kardeş olun”; “İslâm’ı el birlik yaşayın”; “Müminleri bırakıp kâfirlerle dost olmayın”; “Kardeşlerinizin arasını düzeltin” ölçülerini veriyor. Halkıyla, yöneticileriyle hepimize düşen görevler var. Liderlik zorlukları yenmeyi gerektirir. Kaptanın ustalığı fırtınalı dönemlerde belli olur.

YİK Üyesi Mustafa Kamalak’ın, “Gayrimüslimlerle birlik olarak problemlerimizi çözmek mümkün değildir” sözü önemliydi. Bangsamoro Başbakanı Hacı Murat İbrahim ise, ülkesindeki farklı unsurları bir araya getirerek İspanya ve Amerika’ya karşı bağımsızlıklarını kazandıklarını anlattı.

GÜÇ BİRLİĞİ ŞART

DÜNYADA insan haklarını koruyan, birlikte savunmayı esas alan, güvenliği sağlayan, savaş ve çatışmaları önleyen uluslararası kuruluşlar var. Hiçbirini Müslümanlar kurmadı. Hepsi Batı’nın kontrolünde… Batı’nın insan haklarından anladığı, kendi insanının haklarıdır. İçlerinden 1 kişinin hakkı zayi olsa dünyayı ayağa kaldırırlar. Ama Müslümanların hakkının gasbedilmesi, zulüm ve soykırıma uğramaları karşısında kılları kıpırdamaz.

Dünyada sahipsiz olan, hakları çiğnenenler hep Müslümanlar! Formül belli. Güç birliği yapmak! Bütün unsurlarıyla İslâm Birliği’ni kurmak! Bu bir zorunluluk… Zor iş mi diyorsunuz? Konuşurken mangalda kül bırakmayanlar, liderliğin zoru başarma sanatı olduğunu bilmeliler. Fert fert bu şuur ve duyarlılığı kazanmak zorundayız.

Kurtuluş, bir toplumun bütün fertlerinin görevlerini yapmasıyla gerçekleşir. Vücuttaki milyarlarca hücre insanın varlığını sürdürmesi için görev yapar. Vücuttaki uyarıcı unsurlar da. Zulümden kurtulmayı hedefleyen Müslümanlar vücuttaki hücreler gibi çalışmalı. Uyarı görevlerini unutmamalı. Malcolm X diyor ya: “Bütün uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter.”

Haçlı-Siyonist ittifakı, Müslümanları yeryüzünden silmeye azmetmiş durumda. Devamlı bir İslâm kalesini daha düşürme peşindeler. Yok oluşumuza seyirci kalamayız. Millî Görüşçüler 50 senedir İslâm Birliği için seferberlik halinde. Bütün Müslümanlar üzerlerine düşeni yapmalı. Arakan’da, Doğu Türkistan’da zulüm soykırım noktasında. Yemen açlıkla pençeleşiyor. Filistin, Suriye, Mısır, Keşmir, Irak gibi yerlerde karışıklıklar sürüyor. Müslümanlar… Onların kardeşleri zulme seyirci kalmayın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?